Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.
davacı ile davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin işlenmiş deri satın alarak pason deri ceket diktiğini; bu ürünleri de yurt dışındaki ... Şti'ye ihraç ettiğini; dikimde kullanılan işlenmiş derileri de davalıdan satın aldığını; davaya konu edilen alımlardan daha önceki alımlarda herhangi bir sorun yaşanmamasına rağmen, son alınan ürünler karşılığı iki adet 50.000 USD bedelli çek keşide edildiğini, son alım derilerden üretilen ceketlerin 201.543,00 USD karşılığında ... Firmasına 3 parti halinde ihraç edildiğini, ... firmasınca deri ceketlerde ... ve ... testlerinin olması gereken %0,1 değerinin çok üzerinde (6-7 kat ) zararlı madde çıktığını; bu kullanım değerlerinin insan sağlığı ve çevreyi tehdit ettiğini, bu nedenle Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 21/11/2014 tarihli zararlı madde ve karışımların kısıtlanması ve yasaklanmasına ilişkin yönetmenliğe göre bu sınırlamalar ve yasaklamaların belirtildiği ve dava dilekçesi ekinde delillendirildiğini; söz konusu maddelerin deri üzerinde kullanımının avrupa birliği sınırlamaları kapsamında ... tarafından bizdeki değerin yarısı olması gerektiği dikkate alındığını; ... firmasının analiz yaptırarak sonucunu müvekkili şirkete gönderdiğini; bu durumda ürünlerin uygunsuzluğunu davalı şirkete iletildiğini, davalı tarafın ise bu yüksek analiz değerlerinin zamanla azalacağını ifade ettiğini, oysa analiz değerlerinin zamanla dahada arttığını; aşırı yüksek değerlerin davalıya sorulduğunda; davalı tarafın ... isimli firmanın bu derileri üzetirken yağ giderici kimyasal olarak bu maddeleri kullandığını bildirdiğini; durumu ... ile derhal paylaştıklarını; ... firmasının yasaklı olan bu maddelerin kullanılamayacağını, kullanılırsa ciltle teması halinde oluşan etkilenmenin sakıncalı olduğunu bildirdiğini; bu sebeple gönderilen parti malların imha edileceğinin bildirildiğini; davacı şirket ile ... arasında yapılan sözleşmenin 7. Maddesine göre ceketlerin ayıplı olduğu, 8. Maddesi ile ayıplı ürünler için tazminatın hesaplama yönteminin belirtildiği; bu çerçevede ... tarafından gönderilen mamullerin imha edildiğini ve %30 oranında da cezai şart (60.435,00USD ) tahakkuk ettirildiğini; cezai şartında davacı şirket tarafından ödendiğini, böylece alınamayan mal bedeli + ödenen cezai şartın toplamı olan 461.880,80 USD zararlarının doğduğunu; TBK'nun 219. Madde ile düzenlenen ayıplardan doğan sorumluluklar kapsamında davalı şirketten temin edilen malların ayıplı olması ve bu hususunda testlerle ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olması sebebiyle TBK'nun 272. Madde gereğince davalıdan tazminat isteme haklarının doğduğunu; bu nedenle davalı şirkete gönderilen iki adet 50.000 USD toplam 100.000 USD bedelli çekin ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonunda da çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine; ...'a ödenen paradan bu 100.000 USD çıktığında kalan 161.888,90 USD'nin ödeme günündeki kur üzerinden devlet bankalarının bir yıl vadeli USD'ye ödediği en yüksek faiz üzerinden davalıdan tahsiline, ihracat rejimi uyarınca davacı şirketin uğradığı 20.951,11 USD'nin yine fiili ödeme günündeki kur üzerinden bir yıl vadeli USD'ye ödediği en yüksek faiz üzerinden davalıdan tahsiline, olaydan dolayı davacı şirketin duyduğu üzüntü ve itibar kaybı içinde 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.