1. Ceza Dairesi 2022/13788 E. , 2023/8600 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3358 E., 2021/2001 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan kurum vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza …
**1. Ceza Dairesi 2022/13788 E. , 2023/8600 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3358 E., 2021/2001 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan kurum vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2020 tarihli ve 2019/174 Esas, 2020/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2020/3358 Esas, 2021/2001 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca avukatlık ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Ceza miktarına, takdiri indirim yapılmadan üst hadden cezalandırılması gerektiği'ne, ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suç kastının bulunmadığına, haksız tahrikin varlığına, beraat kararı verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiği'ne, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ile mağdurun nikahsız olarak bir dönem birlikte yaşadıkları ve müşterek çocuklarının bulunduğu, sonrasında sanık ile mağdurun kıskançlık yüzünden ayrı yaşamaya başladıkları, bu süreçte sanığın mağdurla barışmak istediği, çocuklarını almakla, mağduru öldürmekle tehdit ettiği, olay tarihinde sanığın mağdurla yeniden görüşmek istediği ve eve geleceği sırada öncesinde çarşıdan bıçak ve tuz ruhu alarak eve geldiği, burada mağdur ile sanığın tartıştıkları, sanığın yanında bulundurduğu bıçağı çıkartarak mağduru yüz bölgesinden yaraladığı mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır. Suç vasfı yönünden değerlendirme; Tarafların bir dönem birlikte yaşadıkları ve müşterek çocuklarının bulunduğu, aralarında kıskançlık nedeniyle anlaşmazlık yaşandığı, olay tarihinde sanığın mağdurun çocukları ile yaşadığı eve bıçak ve tuz ruhu alarak geldiği, sanığın savunmalarında mağduru öldürmek gibi bir niyetinin bulunmadığını, öldürmek istese eylemi gerçekleştirebileceğini, sadece mağdurun yüzünde bir iz bırakmak istediğini savunduğu, özellikle sanığın savcılık sorgusunda mağduru cezalandırmak istediğini belirttiği, yine yargılama aşamasında Mahkeme savunmasında tuz ruhu aldığını ancak temizlik amacıyla aldığını beyan ettiği, her ne kadar mağdurun kolluk aşamasındaki beyanında sanığın boğazını kesmeye çalıştığını ancak engel olması nedeniyle bıçağın yüzüne geldiğini beyan etmiş ise de mağdurun yargılama aşamasında söz konusu beyanından döndüğünün anlaşıldığı, mağdurun beyanından dönmüş olması ve bu beyanın açıkça sanığı korumaya yönelik olduğu değerlendirilmiş ise de sanığın mağduru öldürmek istediği takdirde yüzünden yaraladıktan sonra savunmasız kalmış mağduru öldürebileceğinin anlaşıldığı, diğer taraftan sanığın eve tuz ruhu alarak gelmiş olmasının ilk aşamada Savcılık savunmasında belirttiği üzere mağduru kıskandığı ve çirkinleştirmek için yüzüne saldırıda bulunmak istediğinin göstergesi olduğu, darbe sayısı, niteliği, eyleme son veriliş şekli uyarınca sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs değil, kasten yaralama suçunu oluşturduğunun kabul edildiği görülmüştür. 2. Mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 13.12.2019 tarihli; "şahısta meydana gelen sinir, tendon ve kas kesisine bağlı yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu, yüzde sabit iz olduğu, duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı" görüşlerini içeren adli rapor dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Sanık savunmaları, mağdur ... tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporu, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasındadır. 4. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Hesap Hatası Yönünden Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası olarak belirlenen ceza miktarından sonra aynı Kanun'un 87 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yapılan artırım sonucu 6 yıl 18 ay hapis cezası yerine 7 yıl 6 ay hapis cezası belirlenmesi, aynı Kanun'un 62 nci maddenin birinci fıkrası uygulanması ile de 5 yıl 15 ay netice hapis cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 6 yıl 3 ay hapis cezası hesaplanarak fazla ceza tayini nedeniyle oluşan hukuka aykırı Yargıtay tarafından giderilmiştir. 2. Sanık Müdafii ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebebleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mağdurdan sanığa yönelik herhangi bir haksız saldırı, söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2020 tarihli ve 2019/174 Esas, 2020/197 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hüküm fıkrasının mahsus bölümünden "7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ifadesinin çıkartılarak yerine "6 YIL 18 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ifadesinin eklenmesine, "6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ifadesinin çıkartılarak yerine "5 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.