DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1997 E. , 2024/1359 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1997 Karar No : 2024/1359 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : ... 2- ... Kaymakamlığı İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2019/21140, K:2022/10172 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ili, Seyhan ilçesi, .…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1997 E. , 2024/1359 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1997 Karar No : 2024/1359 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : ... 2- ... Kaymakamlığı İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2019/21140, K:2022/10172 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak cins değişikliği yapılması istemiyle Seyhan Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğüne yapılan 25/07/2019 tarihli başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı Seyhan Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü işleminin ve bu işlemin dayanağı olarak gösterilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının "3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. Maddesi (İmar Barışı) Uyarınca Yapılacak Olan İşlemler" konulu, 06/07/2018 tarih ve 1787 (2018/8) sayılı Genelgesi'nin "1-Kadastro Müdürlüklerince Yapılacak Olan İşlemler" başlıklı bölümüne 12/10/2018 tarihinde eklenen; "Yaygın yapılaşmanın bulunduğu hisseli taşınmazlarda tüm yapıların yapı kayıt belgesi/yapı kullanma izni tamamlanmadan kat mülkiyetine geçiş mümkün olamayacağından hissedarlardan birine ait yapıya yönelik yapı kayıt belgesi ile yapılan başvurularda LİHKAB/SHKMMB tarafından düzenlenecek Ek-1 zemin tespit tutanağının kroki kısmı doldurulacak olup; düşünceler sütununa yapı kayıt belgesine konu yapının hangi hissedara ait olduğuna dair belirtme yapılarak taşınmazın beyanlar hanesinde gösterilmek üzere tapuya gönderilir." ibaresi ile "2-Tapu Müdürlüklerince Yapılacak Olan İşlemler" başlıklı bölümüne 12/10/2018 tarihinde eklenen; "Yaygın yapılaşmanın bulunduğu hisseli taşınmazlardan tüm yapıların yapı kayıt belgesi/yapı kullanma izni tamamlanmadan kat mülkiyetine geçiş mümkün olamayacağından hissedarlardan birine ait yapıya yönelik yapı kayıt belgesi ile yapılan başvurularda düzenlenecek zemin tespit tutanağı kadastro müdürlüğü kontrolünden sonra yapı kayıt belgesine konu yapının hangi hissedara ait olduğunu taşınmazın beyanlar hanesinde gösterilmekle yetinilir." ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2019/21140, K:2022/10172 sayılı kararıyla; Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, husumet itirazı yerinde görülmemiş, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının "3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. Maddesi (İmar Barışı) Uyarınca Yapılacak Olan İşlemler" konulu, 06/07/2018 tarih ve 1787(2018/8) sayılı Genelgesi'ne eklenen hükümler yönünden; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, yapı ruhsatı alınmasına karşın yapı kullanma izni alınmamış ya da yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, ancak maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması durumunda tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisi yapılabilmesinin mümkün olduğu, Bu durumda; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi ile 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, tapu müdürlükleri ve kadastro müdürlüklerini ilgilendiren uygulama esaslarını düzenleyen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının "3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. Maddesi (İmar Barışı) Uyarınca Yapılacak Olan İşlemler" konulu, 06/07/2018 tarih ve 1787 (2018/8) sayılı Genelgesi'nin "1-Kadastro Müdürlüklerince Yapılacak Olan İşlemler" başlıklı ve "2-Tapu Müdürlüklerince Yapılacak Olan İşlemler" başlıklı bölümlerine 12/10/2018 tarihinde eklenen hükümler ile; hisseli taşınmazlarda tüm yapıların yapı kayıt belgesi/yapı kullanma izni tamamlanmadan kat mülkiyetine geçişin mümkün olamayacağına, hissedarlardan birine ait yapıya yönelik yapı kayıt belgesi ile yapılan başvurularda, yapı kayıt belgesine konu yapının hangi hissedara ait olduğu hususunun, taşınmazın beyanlar hanesinde gösterilmekle yetinileceğine yönelik açıklamalara yer verildiği, dava konusu Genelge'nin iptali istenilen kısımlarının, açık Kanun hükmüne uygun biçimde düzenleme getirdiği görülmekte olup; Genelge'nin dava konusu edilen kısımlarında hukuk ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, ... tarih ve ... sayılı Seyhan Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü işlemi yönünden; Dosyanın incelenmesinden, davacının paylı maliki bulunduğu taşınmazda bulunan ruhsatsız yapı hakkında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlendiğinden bahisle, davacı tarafından, cins değişikliği yapılması istemiyle Seyhan Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğüne yapılan 25/07/2019 tarihli başvurunun, uyuşmazlık konusu tarla vasıflı taşınmaz üzerinde başvuru sahibi dışında başka hissedarların da bulunduğu, bunun yanı sıra parsel içerisinde başka yapıların da mevcut olduğu, dolayısıyla taşınmaz üzerinde diğer hissedarların muvafakati alınmadan ve parsel içindeki diğer yapılara ilişkin yapı kayıt belgesi sunulmadan cins değişikliği ve kat mülkiyeti kurulamayacağı gerekçesi ile reddedilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun özel bir düzenleme olması nedeniyle genel hükümlerden önce uygulanması gerektiği, kat mülkiyeti tesisine ilişkin bina hissedarlarının muvafakatlarının bulunduğu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı; söz konusu Genelge'nin 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesine aykırı olduğu, belirtilen nedenlerle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup, diğer davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin, bireysel işlem yönünden kabulü ile Daire kararının bu kısmının bozulmasının, diğer kısmının ise onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Tapuda "arsa" vasıflı, Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı 825 m2'lik taşınmazın, 161 m2'lik kısmı üzerinde ruhsatsız olarak yapılan 4 katlı (arsa alanı 161 m2, toplam yapı alanı 520 m2) binanın tamamı için, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca 19/06/2019 tarih yapı kayıt belgesi düzenlenmiş, anılan belgeye istinaden, davacı tarafından, 25/07/2019 tarihinde, cins değişikliği istemiyle Seyhan Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğüne yapılan başvuru, anılan idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı Kanun'un "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde," 1. İdari dava türleri şunlardır: a)İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." hükmüne, "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinde, "...3.Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, ...Yönlerinden sırasıyla incelenir." hükmüne, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinde, "1. Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli (…) yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine, ... Karar verilir." hükmüne yer verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 997. maddesinde, "Taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek üzere tapu sicili tutulur. Tapu sicili, tapu kütüğü ve kat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayan yevmiye defteri ve belgeler ile plânlardan oluşur. Sicilin örneği, nasıl tutulacağı ve yardımcı siciller Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne, 998. maddesinde, "Tapu siciline taşınmaz olarak şunlar kaydedilir: 1. Arazi, 2. Taşınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli haklar, 3. Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler. Arazinin tapu siciline kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir. Bağımsız ve sürekli hakların kaydedilmesi için gerekli koşullar ve usul Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Süreklilik koşulunun gerçekleşmesi için hakkın süresiz veya en az otuz yıl süreli olması gerekir. Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümlerin taşınmaz olarak kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir." hükmüne, 1008.maddesinde, "Taşınmaza ilişkin aşağıdaki haklar, tapu kütüğüne tescil edilir: 1. Mülkiyet,2. İrtifak hakları ve taşınmaz yükleri, 3. Rehin hakları." hükmüne, 1027. maddesinde, "ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memurunun, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebileceği; düzeltmenin, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabileceği, tapu memurunun, basit yazı yanlışlıklarını Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik uyarınca re'sen düzelteceği" hükmüne yer verilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun "B) Bağlantılar: I - Bağımsız bölümlerle arsa payı arasındaki bağlantı" başlıklı 5. maddesinde, "Kat mülkiyetinin başkasına devri veya miras yoluyla geçmesi halinde, ona bağlı arsa payı da birlikte geçer; arsa payı, kat mülkiyetinden veya kat irtifakından ayrı olarak devredilemiyeceği gibi, miras yoluyla da geçmez ve başka bir hakla kayıtlanamaz. Anagayrimenkulde, kat mülkiyetine bağlanmamış veya lehine kat irtifakı kurulmamış arsa payı bırakılamaz. Kat mülkiyetini kayıtlayan haklar, kendiliğinden arsa payını da kayıtlar. Kat irtifakına konu olan arsa üzerinde bu hakla bağdaşması mümkün olmayan irtifaklar kurulamaz. Anagayrimenkulde kat mülkiyetinin kurulmasından önce o gayrimenkulün kütükteki sayfasına tescil veya şerhedilmiş olan haklar kat mülkiyetini de, kaide olarak arsa payı oranında, kendiliğinden kayıtlar." hükmü, "Kat mülkiyeti kütüğü" başlıklı 11. maddesinde, "Kat mülkiyeti ve kat irtifakı, Tapu Sicili Tüzüğüne göre tutulacak kat mülkiyeti kütüğüne tescil olunur. Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, tescille ilgili genel hükümler, kat mülkiyeti kütüğüne yapılacak tescillerde de uygulanır..." hükmü, "Kat mülkiyetinin kurulması: I - İstem ve belgeler" başlıklı 12. maddesinde, "Kat mülkiyetinin kurulması için, anagayrimenkulün kat mülkiyetine çevrilmesi hususunda o gayrimenkulün maliki veya bütün paydaşlarının aşağıda yazılı belgeler ile birlikte tapu idaresinde istemde bulunması gerekir: a)Anagayrimenkulde, yapı veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı arsa payları, kat, daire, iş bürosu gibi nevi ile bunların birden başlayıp sırayla giden numarası ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı da açıkça gösterilmek suretiyle, proje müellifi mimar tarafından yapılan, yetkili kamu kurum ve kuruluşlarınca anagayrimenkulün maliki veya bütün paydaşlarının imzaları alınarak onaylanan ve elektronik ortamda tapu müdürlüğüne gönderilen mimarî proje ile yapı kullanma izin belgesi. b) Bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının varlığı halinde bu yapıların özelliğine göre 28 inci maddedeki esaslar çerçevesinde hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran malik veya malikler tarafından imzalanmış bir yönetim plânı." hükmü, "II - Sözleşme ve tescil" başlıklı 13. maddesinde, "Tapu memuru kendisine verilen belgelerin tamam ve usulüne uygun ve dilekçeyi verenlerin veya istemde bulunanların yetkili olduklarına kanaat getirdikten sonra, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmasına dair resmi sözleşmeyi düzenler. Bu sözleşme aynı zamanda tescil istemi sayılır. ..." hükmü, "Yasaklar" başlıklı 50. maddesinde, "Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra Medeni Kanuna ve diğer kanunlara göre, bir gayrimenkulün paydaşlarından birinin o gayrimenkulün bir bölümünden kat maliki gibi tek başına faydalanmasını sağlamak için irtifak hakkı kurulamaz. Tümü kârgir olmıyan yapılarda kat mülkiyeti kurulamaz." hükmü, Ek 1. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." hükmü yer almıştır. 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesinin dava konusu Genelge'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hükmünde "... Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir. ..." hükmü yer almıştır. 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri" başlıklı 6. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, "Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın kullanım maksadı değişiklikleri de dahil olmak üzere tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisi yapılabilmesi için; a) Yapı Kayıt Belgesi, b) Mevcut yapının veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı arsa payları, kat, daire, iş bürosu gibi nevi ile bunların birden başlayıp sırayla giden numarası ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı ve yapı maliklerini de gösteren ve mimar tarafından yapılan ve ana gayrimenkulün yapı maliki veya bütün paydaşlarının imzaları alınarak imzalanan ve elektronik ortamda Tapu Müdürlüğüne ibraz edilen proje, c) İmar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edildiğine ilişkin ilgili belediyesinden alınan belge, ç) Bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının varlığı halinde bu yapıların özelliğine göre hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran yapı maliki veya malikleri tarafından imzalanmış yönetim plânı, d) Yapı Kayıt Belgesi ile zemin ve mimari proje uyumunu gösteren ve tescil sayfasını da içeren özel harita mühendislik büroları veya Lisanslı Harita Kadastro Büroları (LİHKAB) tarafından düzenlenmiş olan zemin tespit tutanağı, ile birlikte kadastro müdürlüğüne müracaatta bulunulur. Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen projeyi hazırlayan mimar ile (d) bendinde belirtilen zemin tespit tutanağını hazırlayan mühendisler bu belgelerin içeriklerinin doğruluğundan yapı malikleri ile birlikte hukuken sorumludur. Bu sorumluluk gereğince kadastro müdürlüğü tarafından resen zemin tespit tutanağının sadece büro kontrolleri yapılmakla yetinilerek tescil için ilgili tapu müdürlüğüne gönderilir ve daha evvel Yapı Kayıt Belgesi için ödenen meblağ kadar bir bedelin genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığının merkez muhasebe birimi hesabına yatırılmasından sonra ilgili tapu müdürlüğünce ilgili vergi dairesi müdürlüğüne ibraz edilmek üzere, Yapı Kayıt Belgesine konu yapıya (Mahalle/Sokak/Bina No-Ada/Parsel/Pafta No) ve söz konusu yapıdaki bağımsız bölümler veya sair tesisler ile maliklerine ait bilgileri içeren bir yazı düzenlenerek başvuru sahibine verilir ve ilgili vergi dairesince söz konusu yapıya ilişkin olarak cins değişikliği harcının tahsil edilmesi üzerine tapu müdürlüğünce belirtilen işlemler yapılır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının "3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. Maddesi (İmar Barışı) Uyarınca Yapılacak Olan İşlemler" konulu, 06/07/2018 tarih ve 1787(2018/8) sayılı Genelgesi'ne eklenen hükümlerine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bireysel işlem yönünden: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddelerinde, tapu siciline tescile ilişkin hükümlere yer verilmiş; 1027. maddesinde, ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memurunun tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebileceği kurala bağlanmıştır. Tapu Sicili Tüzüğü'nün 23. maddesinde, mevzuat ve bu Tüzük'te yer alan hükümlere uygun olmayan ve Türk Medeni Kanunu'nun 1011. maddesine göre geçici şerhe de imkan bulunmayan istemlerin, geciktirilmeden gerekçesi, itiraz yeri ve süresi de belirtilmek suretiyle reddedileceği, ret kararına tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde müdürlüğün bağlı bulunduğu üst birime, bu birimin kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Genel Müdürlüğe itiraz edilebileceği kuralına yer verilmiştir. Tapu sicilinde tescil, terkin ve tashih istemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar; kural olarak, bu istemlerin mülkiyet veya sınırlı ayni hakların doğması, kısıtlanması ya da ortadan kalkmasına yönelik olması nedeniyle, adli yargı yerinin görevine girmektedir. Bununla birlikte, mülkiyet veya diğer ayni haklarda herhangi bir değişiklik meydana getirmeyen tescil, terkin ve tashih işlemlerinden (cins tashihi veya basit maddi yanlışlıklar gibi) kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu kabul edilmektedir. Aynı şekilde, söz konusu işlemlerin, idareye verilen kamusal bir yetkiye, diğer bir ifadeyle kamu hukukuna dayanması (örneğin, kamulaştırma şerhi) veya bu yetkinin kullanılması sonucu tesis edilen işlemin doğal sonucu olarak ortaya çıkması, uygulaması niteliğinde bulunması (örneğin, imar planı uygulaması sonucu tescil) halinde, uyuşmazlığın, idare hukuku ilke ve kuralları çerçevesinde idari yargı yerlerince görülmesi gerekmektedir. Zira, böyle bir durumda, idarenin kamu gücüne dayanarak, resen ve tek yanlı beyanıyla işlem tesis etmesi söz konusu olup; bu idari işlem hukuk aleminden kaldırılmadıkça sicildeki kaydın düzeltilmesi olanağı bulunmamaktadır. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi içtihatlarında da, tapu sicilinden kaynaklanan görev uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde, bu ölçüt esas alınmıştır. (Uyuşmazlık Mahkemesinin 08/07/1991 tarih ve E:1991/10, K:1991/14; 09/02/1998 tarih ve E:1998/5, K:1998/7 sayılı kararları) Dava dosyasının incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde yer alan binanın tamamı için, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca 19/06/2019 tarihinde düzenlenen yapı kayıt belgesine istinaden yapılan cins değişikliği talebinin reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda aktarılan açıklamalar ve mevzuat hükümlerine göre, kat mülkiyeti, tapu siciline tescil ile doğmakta ve ilgililerin yazılı muvafakatları dışında tapu sicilinde yapılacak değişiklikler yönünden mahkemelerce bir karar verilmesi gerekmekte olup, Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda; iptali istenilen işlem her ne kadar organik bakımdan idari bir merci tarafından ve idari yargının görevine giren düzenleyici işlemlere dayalı olarak tesis edilmiş ise de, iptali istenilen bireysel işlemin, netice itibarıyla, tapudaki cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilmesi, diğer bir ifadeyle, tapu sicilinin değiştirilmesi isteminden kaynaklandığı, davacının ise taşınmazın hissedarlarından sadece biri olduğu, idari yargı yerince, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi halinde, anılan yargı kararının tapuda tescil ve cins değişikliği sonucunu doğuracağı ve diğer hissedarların haklarının etkileneceği açıktır. Bu itibarla,... tarih ve ... sayılı Seyhan Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü işlemine ilişkin olarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle verilen temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 24/11/2022 tarih ve E:2019/21140, K:2022/10172 sayılı kararının bireysel işleme ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, 3.Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4.Kesin olarak, 12/06/2024 tarihinde, bireysel işlem yönünden oyçokluğu, diğer kısım yönünden oybirliği ile karar verildi. KARŞI OY X-Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın bireysel işleme ilişkin kısmının da usul ve hukuka uygun olduğu dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla, karara belirtilen kısım yönünden katılmıyoruz.