9. Ceza Dairesi 2022/14341 E. , 2023/996 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yargıtay bozma ilamından önce ilk derece mahkemesince sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak sanığın atılı s
**9. Ceza Dairesi 2022/14341 E. , 2023/996 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yargıtay bozma ilamından önce ilk derece mahkemesince sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair kurulan hükümler ile ilgili olarak sanık müdafileri de temyiz isteminde bulunmuş iseler de, sanığın temyiz aşamasında 27.09.2022 ve 12.10.2022 tarihli dilekçeleri ile temyiz hakkından feragat ettiğini bildirmesi karşısında, incelemenin katılan vekilinin temyizi ile sınırlı olarak yapılması gerektiği belirlenmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, sanığın temyiz hakkından feragat ettiği de gözetilerek 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2019 gün ve 2018/175 Easas, 2019/71 Karar sayılı kararı ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci ile birinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 13 yıl 9 ay hapis cezası ve aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile beşinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2019/2333 Esas, 2020/1014 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hüküm yönünden esastan ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm açısından ise düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. "Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2019/2333 Esas, 2020/1014 Karar sayılı kararının Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/15177 Esas, 2022/4620 Karar sayılı kararı ile "istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen karar yönünden sanığın müsnet suçu silahla işlemediği gerekçesiyle mahkumiyet kararında yer alan 5237 sayılı TCK’nın 109/3-a. maddesinin hükümden çıkarılmasına dair yapılan değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususla ilgili değerlendirmenin aynı Kanunun 280/1-g. maddesine göre duruşmalı yapıldıktan sonra bu suç ile bağlantılı şekilde işlenen beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçuyla ilgili hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." 4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/1389 Esas, 2022/1284 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 13 yıl 9 ay hapis cezası ve aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. GEREKÇE Katılan vekilinin temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 uncu ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda öncelikle sanığın sübut bulduğu kabul edilen eylemlerinin mahkemece olayın kabulü şeklinde karar yerinde açıklanması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/1389 Esas, 2022/1284 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.