17. Ceza Dairesi 2016/11797 E. , 2017/10065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 6352 sayılı Yasa ile 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçları 5237 Sayılı TCK 163/3. maddesinde düzenlenmiştir. ''Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibi
**17. Ceza Dairesi 2016/11797 E. , 2017/10065 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 6352 sayılı Yasa ile 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçları 5237 Sayılı TCK 163/3. maddesinde düzenlenmiştir. ''Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.'' Suçun sübutu, elektriğin kullanım şekline göre kullanılan elektriğin sayaçtan geçmediği tutulan kaçak tespit tutanağı veya bilirkişi raporu ile sabitse; mutlaka bakılması gereken husus ödeme konusudur. Bu durumda da bakılması gereken madde 5237 sayılı TCK 168/5: ''Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.'' Bahsedilen zarar; vergili ve cezasız miktardır. Fakat ilgili maddede zararın soruşturma aşamasında ödenmesinden bahsedilmiştir. Bu durumda Cumhuriyet Savcısı, keşif yapılıp ve alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır. Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Eğer sanık zararı soruşturma aşamasında taksitlendirmiş ve ödemeye başlamışsa; ödeme iradesini ortaya koyduğu için tamamı ödenmemiş olsa bile yine düşme kararı verilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Soruşturma aşamasında bu işlemelerin yerine getirilmemiş olması iddianamenin iade sebebi teşkil etmektedir. Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; hakkında giriş sigortasından sayaçtan geçmeden bağlantı yapmak suretiyle kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenen sanığın, yargılama sırasında suç tarihi itibariyle yargılamaya konu dönem ve yerde tüketilebilecek elektriğin bedelinin soruşturma aşamasında belirlenmemiş olması ve katılan kurum tarafından ödenmesi istenen bedelin genelde yüksek olmasına rağmen, karar öncesinde katılan kurumun zararının giderildiğini belirtilerek buna dair belge örneği sunması karşısında, belge örnekleri de eklenerek katılan kuruma yeniden müzekkere yazılarak suça konu tutanağa ilişkin belirlenen kaçak tahakkuk bedelinin ödenip ödenmediği kesin olarak tespit edildikten sonra, ödendiğin tespiti halinde dava şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının düşürülmesine ve karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesine, belirtilen ödemenin suça konu tutanağa ilişkin olmaması ve herhangi bir ödemenin yapılmadığının tespiti halinde ise, vergiler dahil cezası kaçak kullanım bedeline ilişkin bilirkişiden rapor alındıktan sonra, sanığa makul bir süre verilerek ve ''bilirkişi tarafından belirlenen zararı tazmin etmesi halinde kamu davasının düşeceğine'' dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.