4. Hukuk Dairesi 2022/506 E. , 2024/7851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1759 Değişik İş, 2021/1918 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemes
**4. Hukuk Dairesi 2022/506 E. , 2024/7851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1759 Değişik İş, 2021/1918 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacı ...'ün sürücü, davacı ... ve İlkenin yolcu olarak bulundukları araç ile davalı ...'nin işleten ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın 06.05.2016 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacı ...'in yüzünden yaralandığı ve olay tarihinden itibaren 7 ay geçmesine rağmen yüzündeki izlerin geçmediğini, yüzünde sabit iz kalan Zeynep için ileride yapılacak estetik ameliyat masraflarını talep etme zarureti hasıl olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada davacı ... için şimdilik 3.000,00 TL tedavi giderini, davacı ...'e velayeten davacı ... ve ... için 40.000,00 TL, davacı ...'ye velayeten davacı ... ve Kenan için 1.000,00 TL, davacı ... ve Kenan için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili; davacı ... Sögüt'ün sürücü, davacı ... ve İlke'nin yolcu olarak bulundukları araç ile davalı ...'nin işleten ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın 06.05.2016 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacı ...'in yüzünden yaralandığı ve davacının yüzünde 4 cm çapında sabit iz mevcut olduğu, ameliyat dahi olsa davacının yüzündeki izin geçmeyeceği ve bu durumun ekonomik geleceğini sarsacağını, ekonomik gelecekte oluşacak zararın bilirkişi marifeti ile belirlenmesi gerektiğini belirterek sonradan artırılmak üzere asgari 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalılar vekili; kazada müvekkillerinin kusuru olmadığını, davacının tam kusurlu olduğunu, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davacı ...'in kaza nedeni ile yüzünde sabit eser kalmadığını, zira buna dair rapor sunulmadığını, ayrıca davacı ...'in emniyet kemeri takmadan ön koltukta oturmasına izin verilmesi nedeni ile de davacı ... Sögüt'ün kusurlu olduğunu, talep edilen masrafların kendilerinden istenmesinin hakkaniyetli olmadığını, ayrıca manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalılar vekili; kazada davacı ...'ün kusurlu olduğu, davacı ...'in ön koltukta oturmasına izin vererek kusurlu davranışta bulunduğu, davacı ...'in yüzünde sabit iz olmadığı, sabit iz meydana gelse dahi bunun ekonomik geleceği sarsacak nitelikte olmadığı, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava bakımından, davacıların kızları Zeynep için tedavi gideri ve ameliyat masrafı talebinde bulundukları, ancak tedavi giderlerinin tümünün öğretim görevlisi olduğu anlaşılan anne ve babanın sosyal güvencelerinden karşılandığının bildirildiği, davacının estetik ameliyat masraflarını talep edebileceği ancak Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığının düzenlediği tarihsiz yazısında, ameliyatın zaruri olmadığı, olayın üzerinden 2 yıl geçtiği, estetik ameliyat halinde skar revizyonu SUT tarafından karşılandığı ve ücretinin 220,00 TL olduğu bu durumda yaranın yani skar revizyonu olduğundan Zeynep'in ameliyatının hiçbir ücret ödenmeden gerçekleştirebileceğinin belirtildiği bu nedenle asıl dava dosyasında maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, ancak meydana gelen haksız eylem gereğince şahsi hakları haleldar olan davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, birleşen dosya yönünden ise davacı ...'in yüzündeki sabit iz nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılacağı gerekçesi ile maddi tazminat isteminde bulunulduğu, ancak davacının henüz 10 yaşında olduğu, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu tarihinde ise 13 yaşında olan davacının herhangi bir gelecek planı veya özel eğitim halinden söz edilmediği, sonuç olarak bu aşamada davacının sabit izden dolayı ekonomik geleceğinin zarar göreceği tespit edilmeyeceğinden talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile asıl dava dosyası bakımından davacı yanın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'nin 09.03.2015 doğumlu olup, olay tarihinde henüz birbuçuk yaşında olup olanları anlayacak idrakte dahi olmadığından İlke için manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... bakımından tayin ve takdir olunan 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; asıl dava yönünden maddi tazminatın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, her ne kadar davacının anne ve babasının öğretim görevlisi olduğu için sosyal güvenceleri kapsamında şu ana kadar yapılan tedavi için bir masraf ödemedikleri düşünülse dahi ileride yapılacak estetik ameliyatların sayısı ve hangi kurum ve hekime yaptırılacağı hususunun belirli olmadığını, bu nedenle ileride doğacak muhtemel tedavi masraflarının dikkate alınmasıyla maddi tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini, mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, davalı tarafın %100 kusuru neticesinde yol açtığı trafik kazası sonrasında müvekkillerinin yaralandığını, ancak söz konusu yaralanmadan bahisle çok düşük miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, davacı ... bakımından yaşı küçük olduğu gerekçesi ile manevi istemin reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bu kararın hatalı olduğunu, davalının %100 kusurlu şekilde hareket ederek henüz 1,5 yaşında olan müvekkili İlke Sögüt'ün yaralanmasına yol açtığı hususuna dikkat edilmediğini, birleşen dosya bakımından ise; trafik kazası neticesinde müvekkili Zeynep'in yüzündeki yara izinin ameliyet olsa dahi kaybolmayacak nitelikte olduğunu, söz konusu sabit yara izinin yaşı, işi ve kariyer planı fark etmeksizin her insanın ekonomik geleceğini sarsacağının, evlenme şansını azaltacağını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, müvekkili ...'a atfedilecek hiçbir kusur olmamasına rağmen söz konusu olayda yeterince araştırma yapılmadan kaza tespit tutanağında kusurlu gösterilmiş olmasının ve ayrıca olay yerinden kaçtığının söylenmesinin hatalı olduğunu, kusur bilirkişi tarafından dosyaya sunmuş oldukları delillerin, olay ile ilgili fotoğrafların hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, meydana gelen kazada davacı sürücü ...'ün ağır kusurlu davrandığını, ön koltukta emniyet kemeri dahi takmadan ...'ün oturmasına izin vermesiyle Zeynep'in yaralanmasına sebep olduğunu, bu nedenle davacı ...'in yüzündeki izden kendisinin sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkilleri aleyhine manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, ayrıca mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tüm tedavi giderlerinin öğretim görevlisi olan anne ve babanın sosyal güvenceleri itibari ile hastane tarafından karşılandığı gibi, tedavi giderleri talebine yönelik iddiaların da ispatlanmadığı bu nedenle asıl davada maddi tazminat talebinin reddinin yerinde olduğu, davacı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf talebine gelince davacı ...'in kaza tarihinde 10 yaşında olduğu, yaşı itibarı ile herhangi bir gelecek planı veya özel eğitim halinden söz edilemeyeceği, sonuç olarak bu aşamada davacının yüzünde meydana gelen sabit izden dolayı ekonomik geleceğinin zarar göreceği tespit edilemeyeceğinden birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, kusur raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, tarafların manevi tazminata yönelik istinaf taleplerine gelince, davalı sürücünün kazada %100 oranında kusurlu olması, davacı ...'in yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralanması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınınca manevi tazminat miktarının az miktar artırılmasına karar verildiği, davacı ... bakımından manevi tazminat talebi reddedilmiş ise de, davacı ...'in yüzünde sabit iz kaldığı bu noktada davacı küçüğün ilerleyen yaşında sürekli olarak davacı ablasının yüzündeki sabit izi göreceği ve bu durumdan üzüntü duyacağı bu nedenle davacı ... bakımından manevi tazminatın kısmen kabulü gerektiği, ayrıca ilk derece mahkemesi karar içeriğinde davacı ... için manevi tazminatın reddine karar verilmişse de hüküm kısmında davacı ... için hüküm kurulmadığı, gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluştuğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava bakımından davacı yanın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, davacı ... için tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi tazminat taleplerinin reddinini hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı işletene ait ve diğer davalı sürücünün kullandığı araç ile davacılara ait aracın 06.05.2016 tarihinde yaptığı kaza sonucu davacı ...'in yaralanması nedeniyle tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde 06.05.2016 tarihinde meydana gelen kazada davacı ...'in yüzünde sabit iz kaldığını, yapılacak olan estetik ameliyat giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, birleşen davada ise davacı ...'in yüzündeki sabit iz nedeni ile ekonomik geleceğinin sarsıldığı buna dayalı olarak da maddi tazminata karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi asıl davada Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesinden gelen yazı cevabı doğrultusunda davacı ... için olabilecek tedavi giderlerinin ücret ödemeden gerçekleştirilebileceği, birleşen dava yönünden ise Adli Tıp Kurumu rapor tarihinde henüz 13 yaşında olan davacı ...'in gelecek planı ya da özel eğitim planından bahsedilemeyeceği bu aşamada ekonomik geleceğinin zarar görüp göremeyeceğinin tespitinin mümkün olmadığı gerekçesi ile maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir. Dosyanın incelenmesinde, davacı ...'in kazaya bağlı olarak frontal bölge ile sol kaş hizasında 4 cm skar dokusunun mevcut olduğunun anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin verdiği 21.01.2020 tarihli rapor ile yara izinin belirli bir mesafeden belirgin bir dikkat sarf etmeden bakıldığında görülebildiği, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu yönünde rapor verilmiştir. Bedensel zararlara yönelik olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesine ve ondan önceki 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 46 ncı maddesine göre, tazminat istemeyi gerektirecek bir olay sonucu yaralanan kişinin maddi zararları; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır. Davacı ..., kaza nedeni ile yaralanmış olup dosya kapsamında aldırılan raporlarda davacıda bulunan yara izlerinin estetik ameliyatla bir miktar düzeltilebileceği belirtilmiştir. Davacı ...'in asıl ve birleşen dava ile talep ettiği ekonomik geleceğinin sarsılmasına ve estetik ameliyat giderine ilişkin alacak kalemlerine yönelik taleplerinin değerlendirilmesi maksadı ile kaza sonucu oluştuğu ileri sürülen yara izi nedeniyle estetik müdahalenin gerekli olup olmadığı ve gerekli ise ne kadar masrafla karşılanabileceği dair ve ayrıca ekonomik geleceğin sarsılmasına yönelik tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla içinde plastik cerrah, aktüerya bilirkişisi ve adli tıp uzmanından oluşacak heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davada maddi tazimat taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.