(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/8568 E. , 2009/5732 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 1982-1997 tarihleri arası ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki …
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/8568 E. , 2009/5732 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 1982-1997 tarihleri arası ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 1982-1997 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 26.11.1997 tarihli bildirgeye göre 31.04.1980 tarihli vergi kaydı nedeniyle 20.04.1982 tarihi itibariyle tescil edildiği,31.04.1980-10.08.1981 tarihleri arası ve 16.06.1997-devam şeklinde vergi kaydının,01.05.1997 tarihinden itibaren devam eden ticaret ve sanayi odası kaydının bulunduğu başkaca bir kaydın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının 1479 sayılı Yasa gereği tescili 1997 yılında geriye yönelik olarak yapılmış olmakla, 1982 yılında yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa'nın 24.maddesi gereğince uyuşmazlık konusu döneme ilişkin sigortalılık koşullarının oluşmadığı ortadadır. Ne var ki, davacının ...’a giriş bildirgesine ekli 25.11.1997 tarihli İB formunda vergi kaydının 10.08.1981 tarihinde sona erdiği belirtildiği, bu nedenle davacının Kurumu yanıltması söz konusu olmadığı halde Kurum tarafından davacıya borç bildirimi ve ödemeye davet yazısı gönderilerek prim borcunu ödemeye zorlanmış, uyuşmazlık konusu dönem olan 20.04.1982-01.05.1997 tarihleri arasına ilişkin primleri Kurumun 22.12.1997 tarih ve 021356 sayılı borç bildirimi ve ödemeye davet yazısı üzerine 29.12.1997 tarihinden itibaren 10 taksit halinde tahsil edilmiş ve davalı Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan Kurumun bu süreyi iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu süreyi de sigortalılık süresi olarak kabul etmek gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Yapılacak iş; davacının primleri tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu olan 20.04.1982-01.05.1997 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tesbitine karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.04.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.