5. Hukuk Dairesi 2025/8000 E. , 2025/15769 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/5909 Esas, 2025/830 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/347 Esas, 2022/477 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edi…
5. Hukuk Dairesi 2025/8000 E. , 2025/15769 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/5909 Esas, 2025/830 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/347 Esas, 2022/477 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; balkon kısmına ve diğer kısımlara yapılan çatıların pergole ve korkulukların kaldırılmasını ve yıkılmasını, projede sığınak olarak gösterilen mutfağın projesine uygun hale getirilmesini, davalı tarafından ortak alana iniş merdiveni ve büyük saksılar konularak yapılan müdahelenin önlenmesini, ortak alanda yapılan deponun kaldırılmasını, yapının projeye uygun hale getirilmesini, davalıya ait 33 nolu bağımsız bölümde yapılan projeye aykırılıkların tamamının giderilmesini ve projeye uygun hale getirilmesini talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ortak alana çiçek dikmek, ağaç dikmek gibi yararlı çalışmalar, bu alanın güzel görünmesini sağlamak için yapıldığını, işgal eylemiyle özdeşleşmediğini, davacının da bu alana çiçek ve ağaç diktiğini, girişini engelledikten sonra bu alanı işgal eden, köpeğinin tuvalet ihtiyaçları için dahi burayı kullananın davacı olduğunu, projede sığınak olarak geçen alan betonlarının kırılması suretiyle mutfak yapılmadığını, bu alanda taşınmazı aldığı zamanki haliyle kullanılmaya devam ettiğini, sitede ki tüm bağımsız bölümlerin de aynı şekilde kullanıldığını, bina statiğine zarar verilmediğini, herhangi bir aykırı uygulama yapılmadığını, açık alanın kapatılarak salon alanının imar mevzuatına aykırı şekilde arttırılmasının da söz konusu olmadığını, bu alanın istisnasız diğer tüm bağımsız bölümlerde olduğu gibi sürgülü cam yapılarak kullanıldığını, buralarda herhangi bir inşai işlem yapılmadığını, taşlık katında veranda yapılmadığını, taşınmazın inşa edildiği şekliyle kullanıldığını, dava dışı yan bağımsız bölümle, taşınmazı arasındaki boşluğun site ortak alanı olmadığını, bahsedilen yerin çok küçük olup sitedeki herkes gibi ufak tefek şeyleri koymak suretiyle kullanıldığını, taşınmazı bu haliyle satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların aralarında uzun zamandır ortak alanın kullanımına ilişkin olarak husumet bulunduğunu, davacı ve eşinin arka tarafta bulunan bahçe alanını münhasıran kendileri kullanmak, kendisinin kullanımını engellemek için pek çok hukuka aykırı eylemde bulunduklarını, davacının eşi ..'un yönetici olmasının avantajı ile kendisinin bahçe alanını kullanmasını engellemek için, giriş yerine demir parmaklık koymak, kendisinin aldığı günden bu yana bulunan bahçeye çıkışı sağlayan merdiveni site çalışanlarına yıktırmak, kendisinin balkon kapısına yine işçilere kaynak yaptırmak gibi pek çok haksız eylemde bulunduğunu, yaşananlar üzerine Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/682 Esas, 2021/340 Karar sayılı dosyası ile davacının tasarrufundaki aykırılıların giderilmesi için dava açtığını, neticede kararda belirtilen aykırılıkların giderilmesine karar verildiğini, dava konusu bağımsız bölümü şu anki mevcut haliyle aldığını, sonradan kendisinin yaptığı bir değişikliğin söz konusu olmadığını, bu taşınmazı uzun yıllar önce almış olduğunu, aldıktan sonra hiçbir değişilik yapmadığını, raporda da belirtildiği üzere sitedeki taşınmazların tamamında ilk inşasında buyana projelerine aykırı imalatlar bulunduğunu, beton kaplı yan cephe terasının ruhsata tabi iş olmadığını, ortak alanda bulunmadığı için ortak alana müdahale olarak da değerlendirilemeyeceğini, mutfak kısmında herhangi bir inşai faaliyet yapılmadığını, ortak alana müdahale edilmediğini, statik sisteme tesir eden bir değişiklik yapılmadığını, bu alanın nasıl kullanıldığının davacıyı ilgilendirmeyeceğini, taşlık alandaki pvc doğrama ile kapatma işleminin de kat mülkiyeti sınırları içinde kaldığını, ortak alanla ilgisi bulunmadığını, sitedeki tüm taşınmazların aynı durumda olduğunu, raporun aksine bu durumun 3194 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil etmeyeceğini, mevcut durumda da bu alanda tabanda alan arttırılmamış olduğunu, buranın çıkıntı balkon şeklinde de olmadığını, raporun 6.maddesinde belirtilen 1.kattaki çatının üzerine beton dökülmesinin projesinde olmamakla birlikte bu durumda da fazladan alan oluşturulması, statiğe zarar verilmesinin söz konusu olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlıkların 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanun'un 19 uncu madde hükmüne ve mimari projeye aykırı olduğunun tespit edildiği, mahkemenin verdiği kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, Mahkeme kararının doğru ve infaza elverişli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davalının isminin dava dilekçesinde , gerekçeli kararda ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında ... ,cevap, istinaf ve temyiz dilekçelerinde ... olarak yazıldığı tespit edilmekle mahkemece öncelikle bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 3.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu alanların projesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dava konusu alanların ortak alanda olup olmadığının incelenmediği anlaşılmakta olup mahkemece öncelikle dava konusu taşınmaza ilişkin mimari proje, vaziyet planı ve yönetim planının ilgili yerlerden temin edilmek sureti ile müdahale edildiği iddia edilen alanların hukuki vasfı belirlenerek davalının bu alana ne şekilde müdahalede bulunduğunun açık bir biçimde tespit edilmesi ve davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmesi gerekmekte iken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4. Mahkemece mimari projeye aykırı imalatlar tespit edilmiş olup eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine zarar verip vermeyeceği hususu değerlendirilmediğinden dava konusu taşınmazla ilgili statikten anlayan uzman inşaat bilirkişisinden yapılacak olan eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine zarar verip vermeyeceğinin tespiti yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.