21. Hukuk Dairesi 2014/2739 E. , 2014/9910 K. "" MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk İş Mahkemesi TARİHİ : 02/01/2014 NUMARASI : 2010/119-2014/10 Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi. tarafından düze…
**21. Hukuk Dairesi 2014/2739 E. , 2014/9910 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk İş Mahkemesi TARİHİ : 02/01/2014 NUMARASI : 2010/119-2014/10 Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazası sonucu % 43,20 oranındaki sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, SGK’nun ilk peşin sermaye değerinin gönderildiğine ilişkin 05.11.2013 tarihli yazısı ekindeki Ocak 2014 ödeme dönemine kadar geçerli tüm peşin sermaye değerinin indirilerek, maddi zararın sigorta tahsisleri ile karşılandığından bahisle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemenin manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı isabetlidir. Keza davacının karşılanmayan zararının ilk peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle bulunacağına ilişkin değerlendirmesi de doğrudur. Ne var ki Kurum yazısına ekli peşin sermaye değerinin tüm peşin sermaye değeri olduğunun göz ardı edilmesi isabetsiz olmuştur. Öte yandan davanın bu yönüyle yasal dayanağını oluşturan TBK’nun 55. maddesinde, “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Adalet Komisyonu'nun 55. madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”