13. Hukuk Dairesi 2014/45120 E. , 2016/5766 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı müteahhit ...'nun inşaa ettiği binadaki 2 nolu daireyi satın aldığını, kendisine satılan dairenin bağımsız bölüm …
**13. Hukuk Dairesi 2014/45120 E. , 2016/5766 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı müteahhit ...'nun inşaa ettiği binadaki 2 nolu daireyi satın aldığını, kendisine satılan dairenin bağımsız bölüm olarak satıldığını ancak onaylı projede sığınak olarak göründüğünü, diğer davalı bankanın da sığınak olarak projede belirtilen yere kredi verdiğini ve kendisinin hataya düşmesine neden olduğunu, ayrıca dairede ayıpların mevcut olduğunu, binanın drenaj ve izolasyon sistemi olmadığından dairenin sürekli yağmur suyu aldığını, ayıplı ve ortak alan olan yeri kendisini hataya düşürerek sattığını ileri sürerek eksik ve gizli ayıplı satış nedeniyle binanın kullanımı ve zararı için ödenen fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL bedelin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, onaylı resmi projede sığınak olarak gösterilen 2 nolu dairenin tarafına kandırılarak hileli olarak satılan yerin iadesine ve ödenilen 80.000,00 TL ve bunun kredi kullanılarak ödenmesi sebebiyle oluşan 22.000,00 TL faiz ve masrafın faiziyle birlikte iadesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, davaya konu edilen istanbul ili, Üsküdar İlçesi Bulgurlu mah, 2493 ada, 10 parsel sayılı 297,69 metre kare alanlı kat irtifaklı arsada 20/200 arsa paylı bodrum kat, 2 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile, önceki malik ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dairenin bedeli olan 110.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebi ile bankadan çekilen kredi masraflarının iadesine ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere , delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle dosya kapsamından davaya konu taşınmazdaki ayıbın hile ile gizlenmiş olduğu anlaşıldığından davalının aşağıda yazılı bendin dışındaki sair, davacının ise tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davalı ile arasındaki satış sözleşmesi gereğince dava konusu daireyi 80.000,00 TL.'ye satın aldığını, evdeki gizli ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediğini beyanla; davalıya ödenen bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, binadaki su basma probleminin 2 yıl gibi uzun bir zaman geçtikten sonra bildirildiğini, dairenin sığınak eklenerek yapılmış olmasının hem projede hem de banka eksper raporunda açıkça yazılmış olduğunu ve tapuda da daire olarak göründüğünü, dairenin teknik alt yapısını tam ve ayıpsız olarak davacıya teslim ettiğini, su bastığı iddia edilen yerde davacı tarafından yapılan tadilatın drenaj yapısını bozmasından kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının bedel iadesi içeren sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması dolayısıyla taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 110.000,00 TL'nin iadesine karar verilmiştir. Satış sözleşmesi karşılıklı taahhütlere havi bir sözleşme olup, davacının üzerine düşen bedeli ödeme edimini yerine getirdiği tartışmasızdır. Buna mukabil, davalı satıcıda üzerine düşen malı teslim taahhüdünü tam ve eksiksiz –ayıpsız- olarak yerine getirmelidir. Davalı satıcının malı gizli ayıplı olarak teslim ettiği bilirkişi raporları ile sabit olduğuna göre, alıcı davacı 818 sayılı Borçlar Kanunu (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 125. vd mad.)’nun 106. vd devamı maddelerine göre sözleşmeyi fesih ve ödediği bedelin iadesini isteyebilir. Nitekim davacı da bu hakkını kullanmış ve dava dilekçesinde sözleşmeden dönme ile ödediği bedelin iadesini istemiştir. Sözleşme taraflar arasında fesih edildiğine göre, taraflar ancak gerçekleştirdikleri edimin iadesini isteyebilirler. Bu durumda mahkemece, davacının ödediği bedelin iadesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile evin dava tarihindeki değerinin iadesine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının sair, davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.878,00 TL harcın istek halinde davalılara iadesine, 24/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.