T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2498 KARAR NO : 2025/2864 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/03/2025 NUMARASI : 2024/400 E - 2025/189 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2498 KARAR NO : 2025/2864 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/03/2025 NUMARASI : 2024/400 E - 2025/189 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı şirket, davalıya fotoğrafçılık hizmeti verdiğini, bu hizmetinin karşısında 18 Temmuz 2023 tarihli faturayı düzenlediğini ve davalıya ilettiğini, davalının ödemediğini, davacı şirketin açtığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ve icra takibini durdurduğunu, Davalı, Şirket tarafından düzenlenen faturaya süresi içerisinde itiraz etmediğini ve davacı Şirket'e ilgili fatura bedelini ödeyeceğini belirttiğini, Davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve sürecin uzamasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Bilirkişi için taktir edilen 6.500TL delil avansının davacı vekili tarafından 2 haftalık kesin sürede yatırılmasına, kesin sürede yatırmazsa bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağı davacı vekiline ihtar edilmiş olmasına rağmen verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın delil avansını yatırmadığı, somut uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesinin elzem olduğu, delil avansını yatırmaması nedeniyle HMK md. 324/2 gereği o delile dayanmaktan vazgeçtiği, dosya kapsamındaki delillerden davacının itirazın iptali isteminin yerinde olup olmadığının anlaşılamadığı, bu nedenle ispat olunmayan davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar vermiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; delil avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığı durumlarda ilgili delile dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılmasına ve dosyada mevcut deliller incelenerek esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği, uyuşmazlığın çözümü bakımından bilirkişi delilinin elzem nitelikte olmadığı, dosyadaki yazılı delillerle çözüme kavuşturulabilecek nitelikte olduğu, mahkemece faturanın Davalı taraf ticari defterlerine kaydedilip kaydedilmediği araştırılmadığı, davalı taraf ticari defterlerinin celbi akabinde tek bir faturanın ilgili kayıtlarda yer alıp almadığının araştırılmasının bilirkişi incelemesini gerektirecek teknik bir konu olmadığı, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiği şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir....nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 48.792,00 TL fatura alacağı, 2.610,71 TL yasal faiz olmak üzere toplamda 51.402,71 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 19/04/2024 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür.Dava konusu uyuşmazlık, fotoğrafçılık hizmet bedelinin ödenmediği iddiasıyla başlatılan takibe karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali taleplidir.Somut olayda ilk derece mahkemesi, uyuşmazlığın çözümü için, davacı şirketin ticari defter kayıtlarını yerinde inceleyebilmeleri amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdiine karar vermiş, davacı şirket tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle bilirkişi delilinden vazgeçildiği kabul edilmiş, bu sebeple eldeki delillerle davacının itirazının iptal isteminin yerinde olup olmadığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermiştir.Davalı, istinaf dilekçesinde bilirkişi delilinin elzem nitelikte olmadığı, dosyadaki yazılı delillerle çözüme kavuşturulabilecek nitelikte olduğu olduğunu, beyan etmiştir.İspat hususunda yasal düzenlemelere değinmek gerekmektedir.6100 Sayılı HMK md.190 "İspat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."6100 Sayılı HMK md.200 "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlem veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz." Dosya incelendiğinde; Taraflar arasında fotoğrafçılık hizmetine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu hizmete ilişkin bedel, miktar itibariyle senetle ispat zorunluluğuna tabiidir. Bu hizmet nedeniyle düzenlemeye konu olan fatura; tek taraflı ve davacı tarafından düzenlenmesi her zaman mümkün niteliktedir. Dava konusu miktarda dikkate alındığında davacının iddiasını ispat için fatura tek başına yeterli değildir.Yargıtay 3.HD 2021/7253 E., 2021/12178 K. Sayılı Kararda da faturanın tek başına delil teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. "Fatura tek başına alacağın varlığına delil olmaz ve yine davalının da söz konusu faturaların altında yer alan teslim alan kısmında imzası bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK 6. ve HMK. 190 ve 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Dosyaya ibraz edilen faturalar malın teslim edildiğini göstermez." Ticari defterlere ilişkin yasal düzenleme dikkate alındığında; 6102 Sayılı TTK md.64 "Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde ticari işletmeleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içerisinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetler ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlemlenebilmelidir." Ticari defter araştırması teknik bir araştırma niteliğinde olup, her iki tarafın tacir olması ve TTK md.64 gereği ticari defter tutma yükümlülüklerinin bulunması dikkate alındığında, ticari defterlerin uzman bilirkişi marifetiyle incelenmeyi gerektirir durumda olduğu açıktır.Yargıtay 3.HD 2024/261 E., 2024/3921 K. Sayılı kararında bu hususu "....ödeme belgelerini ve faturaları sunduğu, tarafların tacir olduğu, davalının delil listesinde gerekirse yerinde inceleme de talep ettiği dikkate alındığında ticari defterlerin de incelenmesi suretiyle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, bu şekilde asıl alacağın tespitinin teknik/bilirkişi incelemesini gerektirdiği, Mahkemece 24.06.2022 tarihli celsede bilirkişi masrafının yatırılması için usulüne uygun olarak ihtaratlı kesin süre verildiği, davacı vekilinin 2 celse geçtikten sonra 03.03.2023 tarihinde bilirkişi masrafını yatırdığı, davalı vekilinin bilirkişi ücretinin süresinden sonra yatırılmasına muvafakati bulunmadığını belirttiği dikkate alındığında davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığının kabulü gerektiği, kira bedelini/artışını ispat külfetinin kiraya veren davacı üzerinde bulunduğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir." şeklinde değerlendirmiştir.Neticeten, tüm bu sebepler dikkate alındığında bilirkişi aracılığı ile ticari defter araştırmasının yapılması gerektiği, mahkemece davacı yana verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde delil avansını yatırmaması nedeniyle bilirkişi delilinden HMK 324/2 maddesi gereği vazgeçtiği bu sebeple eldeki davada sunulan e posta ve faturanın ispata yeterli bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/11/2025