T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/971 KARAR NO : 2025/1169 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.07.2023 NUMARASI : 2021/497 Esas 2023/534 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16.10.2025 İl…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/971 KARAR NO : 2025/1169 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.07.2023 NUMARASI : 2021/497 Esas 2023/534 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16.10.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18.12.2015 tarihinde, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, Sanatoryum caddesinde yolun karşısına geçmeye çalışan davacıların babası ...’e çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu, yaralanma sonucu 11.05.2016 tarihinde vefat ettiğini, Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/280 Esas sayılı dosyasında, davalı ... aleyhine taksirle bir kişinin ölümüne sebep olma suçundan açılan davada 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiğini, kazanın meydana geldiği tarihte müteveffanın eşi ve çocuklarının mirasçı olarak kaldığını, ceza yargılaması devam ederken murisin destek sahibi eşi ...‘in de 17.07.2019 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın kaza tarihinde emekli olarak hayatının sürdürdüğünü, ...’in vefat tarihe kadar destekten yoksun kaldığını, ... plakalı aracın ... Sigorta AŞ tarafından 10.11.2015 tarihinde ZMSS poliçesi ile 42660879 poliçe no ile sigortalı olduğunu ve teminat bedelinin ölüm ve yaralanma halinde kişi başına 290.000,00 TL olduğunu, kaza nedeniyle yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını belirterek ... yönünden davacılar lehine 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, her bir davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile, talebini destekten yoksun kalma tazminatı için toplam 6.713,47 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacılar murisinin kusurlu olduğunu, yaya geçidi varken ve kaza tarihinde 82 yaşında olduğundan muhtemelen görme bozukluğu olmasına rağmen aniden aracın önüne atladığını, ceza davasında davalının tali kusurlu kabul edilse de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden kesin hüküm niteliğinde sayılamayacağını, murisin çarpma sonrası yaşı gereği oluşan deformasyon vb. sebeplerle vefat ettiğini, nedensellik bağının tespiti için önceki dönem hastane kayıtlarını da incelenmesi gerektiğini, murisin ölümü sonrası sağ kalan eşine emekli aylığı bağlandığı için destekten yoksun kalma durumunun olmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın reddini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığının ve kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, ... plaka sayılı aracın 10.11.2015-2016 tarihleri arasında 42660879 numaralı ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalılarının kusurlu olması halinde ölüm /sakatlık hallerinde kişi başı 290.000,00 TL ile sorumlu olduklarını, müteveffanın eşi davacıların annesi ...’in de 17.07.2019 tarihinde vefat ettiğini ve ...’in vefatından kaynaklı bir başvuru ya da davası bulunmadığından destekten yoksun kalma tazminatına bu aşamada hak kazanamayacağını, davacıların yaş itibariyle ve evli olmaları sebebiyle destekten çıkmış olduklarını, vefat eden anneleri tarafından öncesinde başvuru ve dava olmadığından davacıların bu aşamada talepte bulunmayacağını, müteveffanın olayda asli kusurlu olduğunu, kaza ile müteveffanın ölümü arasında 5 ay gibi bir süre olup ölümle kaza arasında illiyet bağı olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde desteğin %75, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının adli tıp raporu ile belirlendiği, eş ... yönünden destekten yoksun kalma zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı, 15.05.2023 tarihli ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile maddi tazminat davası yönünden; davacı ... için 2.237,82 TL, davacı ... için 2.237,82 TL, davacı ... için 2.237,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...'dan 18.12.2015 olay tarihinden, davalı ... şirketinden 28.01.2021 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine; manevi tazminat yönünden, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL'nin 18.12.2015 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, hızlı seyrettiğini, hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacıların babası yaya ...’e çarparak ölümüne neden olduğunu, destekten yoksun kalan annelerinin de vefat ettiğini belirterek müteveffanın desteğinden yoksun kalan anne için belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının davacı mirasçılara ödenmesi ve manevi tazminat talep etmiştir. Dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusur oranı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumuna uygun, kazaya ilişkin Ankara 41. Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin 2018/280 Esas 2020/959 Karar sayılı dosyasındaki deliller ve alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu, sürücü ve müteveffa yayanın kural ihlallerinin isabetli şekilde belirlendiği, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davacılar vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yapılan açıklamalara göre dava konusu olay değerlendirildiğinde; kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusur oranı, davacıların müteveffaya yakınlık dereceleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde (2015) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu kanaatine varılmıştır. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosya üzerinden yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde yeniden yapılan değerlendirmede; davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 manevi tazminata hükmedilmesinin davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun, manevi tazminatın miktarı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Maddi tazminat davası yönünden; *Davacı ... için 2.237,82 TL *Davacı ... için 2.237,82 TL *Davacı ... için 2.237,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...'dan 18.12.2015 olay tarihinden, davalı ... şirketinden 28.01.2021 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, -Manevi tazminat yönünden; *Davacı ... için 15.000,00 TL *Davacı ... için 15.000,00 TL *Davacı ... için 15.000,00 TL'nin 18.12.2015 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, maddi tazminat yönünden alınması gereken 458,59 TL karar harcından, davanın açılışında peşin alınan 0,34 TL harç (maddi tazminat talebine isabet eden) ile 179,90 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 278,34 TL karar harcının tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına; Manevi tazminat yönünden alınması gereken 3.073,95 TL karar harcından, davanın açılışında peşin alınan 512,33 TL harcın (manevi tazminat talebine isabet eden) mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL karar harcının davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacılar vekille temsil olunduğundan maddi tazminat yönünden ilk karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 6.713,47 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 4-Davacılar vekille temsil olunduğundan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, 5-Davalılar vekille temsil olunduğundan manevi tazminatın kısmen reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı ...’ten 15.000,00 TL, davacı ...’dan 15.000,00 TL, davacı ...’den 15.000,00 TL vekalet ücretinin alınarak davalılar ... ve ...’a verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 179,90 TL ıslah harcı, 52,67 TL peşin harç olmak üzere toplam 751,87 TL harcın maddi tazminat yönünden 232,46 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminat yönünden 519,40 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 3.440,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul oranına (%34) göre hesaplanan 1.169,60 TL yargılama giderinin (davalı ... AŞ, 213,56 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul oranına göre 448,80 TL’sinin (davalı ... AŞ, 182,89 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 871,20 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına 9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 322,10 TL yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsil edilerek davacılara verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... . Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.