4. Hukuk Dairesi 2022/5430 E. , 2025/1484 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/478 E., 2021/358 K. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dosya davalısı ... Turizm Ve Yönetim Hizmetleri Tic. A.Ş tarafından duruşma istemli olarak, fer'i müdahil ... vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün ta…
**4. Hukuk Dairesi 2022/5430 E. , 2025/1484 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/478 E., 2021/358 K. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dosya davalısı ... Turizm Ve Yönetim Hizmetleri Tic. A.Ş tarafından duruşma istemli olarak, fer'i müdahil ... vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... geldi. Davalı ... Tur. Yön. Hizm. Tic. A.Ş. ve fer'i müdahil ... tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.02.2025 gününde tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; 03.07.2012 tarihinde Samsun da meydana gelen kuvvetli yağış ve sel neticesinde davacı ... Sigorta A.Ş tarafından İş Yeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan Canik ilçesindeki ... Alışveriş Merkezinde bulunan ... Mağazası'nda büyük hasar meydana geldiğini, teminat konusu işyerinin faaliyet gösterdği ... AVM içinde faaliyet gösteren işyerinin bulunduğu lokasyon dereyatağı üzerine kurulduğunu, AVM içinden ıslah edilmiş dere aktığını, derenin bir kısmının üzerinin kapatıldığını, bir kısmının ise açıkta olduğunu, derenin çıkışının kanallarla denize uzatıldığını, ... AVM içinden geçen Derbent Deresinin 03-04 Temmuz 2012 tarihinde meydana gelen aşırı sağanak yağışlar neticesinde debisinin arttığını, dere üzerinde bulunan bentlerin yetersiz olması nedeniyle taşan suların dere yatağı ve çevresinde bulunan cüruflarla birlikte AVM'nin bulunduğu lokasyona aktığını, yatağın AVM tarafından ıslah edilmiş olmasına rağmen taşmalara karşı yetersiz önlem alınması nedeniyle tüm su, çamur ve cürufun AVM sahasına dağıldığını, işyerinin yaklaşık 1-1,5 metre yüksekliğinde çamur vs. ile dolduğunu, iş yerinin kullanılamaz (pert) olduğunu, yapılan tespit ve inceleme neticesinde Derbent Deresinin üzerinde 2 adet bent yapılması için DSİ'nin veya Samsun Büyükşehir Belediyesinin AVM yetkililerinden talepte bulunduklarını, DSİ'nin AVM'nin inşası için olumsuz rapor verdiğini, raporun Belediye yetkilileri tarafından göz ardı edildiğini, ayrıca AVM yetkililerinin Dereyatağı üzerinde bent yapmak yerine kaya koymak gibi kısmi önlemler alındığının tespit edildiğini, meydana gelen zarar kalemleri ekspertiz raporuyla tespit edilen 403.735,19 TL tazminat miktarının 17.08.2012 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davalıların hasarlandırıcı olayda kusurlu bulunduklarından fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla 403.735,19 TL'nin ödeme tarihi olan 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Turizm ve Yönetim Hizmetleri Ticaret A.Ş vekili asıl dava cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, husumete ilişkin itirazda bulunduklarını, Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/58 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı şirkete izafe edilmiş herhangi bir kusur bulunmadığını, ... AVM içerisinden geçen İncirli Deresi ile ilgili DSİ Bölge Müdürlüğünün görüşleri ile Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı SASKİ Genel Müdürlüğü'nün onayı alındığını, davalının işletmecisi olduğu ... AVM'ye yasal mevzuata uygun inşaat ruhsatı verildiğini, ruhsata ve projelere uygun inşaat yapıldığından yapı kullanma izin belgesi verildiğini, keza Samsun Valiliği'nin 11.07.2012 tarihli yazısında, sel ve verdiği zararlarla ilgili Valilik tarafından tespitlerin yapıldığını, sel ve zararlardan kurumların sorumlu olduğunu, alışveriş merkezinin inşaatının gerçekleştirilmesinin felaketin oluşmasında herhangi bir etkisinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; davaya konu olayda inşaatın proje ve inşaat ruhsatına uygun inşa edldiğini, kendilerine atfedilebilir bir kusur bulunmadığını, olay günü çok yoğun bir yağış olduğunu, bu durumun önceden öngörülebilir olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.06.2015 tarihli ve 2014/567 Esas, 2015/569 Karar sayılı ilamıyla, asıl ve birleşen davanın kabulü ile 403.735,19 TL 'nin ödeme tarihi olan 17.08.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 17.02.2020 tarihli ve 2018/6215 Esas, 2020/1548 Karar sayılı ilamıyla; "...Danıştay 8. Dairesi'nin bozma ilamı incelendiğinde; davacıya sigortalı işyerinin işyeri açma ruhsatları ile yapı kullanım izin belgesi ve imar hukukuna ilişkin yapı ruhsatlarının araştırılması; anılan izin ve ruhsatların bulunmaması halinde, davacı sigortacının işyerini sigortalama esnasında gerekli araştırmayı yapmadan poliçe düzenlemesi nedeniyle basiretli tacir gibi hareket etmediği değerlendirilip, bu durumun idarelerin hizmet kusuru ile zarar arasındaki illiyet bağını kaldıracağı ve sigortacının idarelere rücu hakkının bulunmayacağının gözetilmesi gerektiği; anılan izin ve ruhsatların bulunması halinde ise, dere yatağı üzerine kurulan alışveriş merkezinin yapımı açısından kusurlu olan diğer idarelerin de tespitiyle, davalı idarelerin kusur oranlarında zarardan sorumlu tutulmasının gerektiği; ayrıca, oransal olarak kusur belirlemesi yapan bir rapor bulunmadığı halde, kusur oranları yönünden re'sen belirleme yapılıp davalı idarelerin zarardan sorumlu tutulmasıyla hüküm tesisinin hatalı olduğuna hükmedildiği görülmektedir. Danıştay tarafından verilen bozma kararından sonra, Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin 2017/785 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edildiği ve dosyanın derdest olduğu da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Temyize konu edilen davada mahkeme tarafından, dere yatağı üzerine izin ve projelerine aykırı biçimde alışveriş merkezini inşa eden davalı ... İnşaat A.Ş. ile bu davalının ticari temsilcisi ve işyerlerini kiraya veren diğer davalı ... Tur. A.Ş'nin oluşan zarardan müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilerek, davaya konu edilen zararın tamamından davalıların sorumlu olduğuna hükmedilmiştir. Davacı tarafın aynı zarar için, zararın meydana geldiği yapıyı inşa eden davalı ... İnşaat A.Ş'ye yapım izni veren, yapıyı yeterince denetlemeyen ve hizmet kusuru olduğu iddia edilen idareler (eldeki davada fer'i müdahil olan) aleyhine de idari yargıda dava açtığı; idareler aleyhine açılan dava hakkında idari yargıda verilen kabul kararının bozulduğu; idari yargıda verilen bozma kararında, yapıya ilişkin yapım izni ile kullanım belgesini veren idarelerin zarardan sorumlu olup olmadıkları ve zarar ile idarelerin eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığına ilişkin araştırmanın yetersiz bulunduğu; sigortalı işyerinin bulunduğu ana yapıyı inşa eden- işleten davalıların, idareler tarafından verilen izin ve onaylara bağlı olarak yapıyı inşa ettiği ve işlettiği dikkate alındığında; idareler yönünden yapılacak illiyet bağına ilişkin araştırmanın, eldeki davanın davalılarının durumunu da etkileyeceği gözetilip, idari yargıda süren davanın sonuçlanmasının beklenmesi, orada yapılacak tespitler ve verilecek karar dikkate alınmak suretiyle, davalıların hukuki durumlarının takdir edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; davacı tarafın aynı alacak için hem idari yargıda hem de adli yargıda eldeki davayı açıp alacak talebinde bulunduğu, iki ayrı yargı kolunda açılan davalar sonunda alınacak kararlar ile aynı alacağın iki kez tahsili ihtimalinin bulunduğu dikkate alınmak suretiyle, idari yargıda verilen hükümle tahsilde tekerrür oluşturmayacak biçimde tazminatın hüküm altına alınmayışı da doğru olmamıştır. ..." gerekçesiyle davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün belirtilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamı sonrası idari yargıdaki 2017/765 Esas, 2018/1650 Karar sayılı dosyanın kesinleşmesinin beklendiği, bu dosyada dava konusu işyerine ait işyeri açma çalıştırma ruhsatının sigorta sözleşmesinin imzalandığı tarihte ve en geç rizikonun gerçekleştiği 04.07.2012 tarihi itibariyle mevcut olmaması sebebiyle davacının sigortalısının ağır kusuru sebebiyle tazminat talebi reddedilmiş ise de, her iki yargı kolunda zarar ve sorumluluğa dolayısıyla illiyet bağına ilişkin yapılan değerlendirmede dikkate alınan unsurlar birbirinden farklı olduğu ve ''alacağın temliki'' hükümlerinin uygulanması ile sonuca gidildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 403.735,19 TL'nin ödeme tarihi 17.08.2012 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; sigortacının sigorta sözleşmesi uyarınca teminat altına alınmamış bir rizikoya ilişkin olarak sigortalısına ödeme yapmış olması durumunda sigortacının kanuni halefiyetinden söz edilemeyeceğini, benzer uyuşmazlıkta sigorta şirketinin olay tarihi itibariyle işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmayan bir işyeri hakkında poliçe düzenlemiş olması sebebiyle ağır kusurlu olduğu ve bu ağır kusurun idarelerin kusurlu eylemleri ile zarar arasındaki illiyeti kesitği gerekçesi ile davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, davalının kusuru bulunmadığını, Yargıtay'ın kanuni halefiyet koşullarının gerçekleşmemesi halinde alacağın temliki hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği yönündeki içtihadının uygulanabilmesi için öncelikle TBK'nın 183 vd. maddelerinde öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerektiğini, Yargıtay'ın kanuni halefiyet koşullarının gerçekleşmemesi halinde alacağın temliki hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği yönündeki içtihadının uygulanabilmesi için öncelikle TBK'nın 183 vd. maddelerinde öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerektiği, alacağın temlik edilmediği durumlarda, sonradan yapılacak alacağın temliki işlemine dayalı olarak ileri sürülecek rücu talebi ancak yeni bir davanın konusu alabileceğini alacağın temlikinin hiç vaki olmadığı bir davada kanuni halefiyet koşullarının da gerçekleşmediğini saptayan hakimin alacağın temliki hükümlerine göre karar tesis etmesinin mümkün olmadığını, mevcut davada, kanuni halefiyete dayalı olarak rücu isteminde bulunulmuş olup, davacı tarafından alacağın temlik edildiğine yönelik yargılama sırasında bir iddia ileri sürülmediğini ve buna ilişkin bir delil de ibraz edilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; olayda davalı idareye atfedilebilir bir kusur bulunmadığını belirterek davalı şirketlerin işbu davayı kaybedecek olmaları durumunda müvekkil idarenin karardan etkilenecek olmasından dolayı yapılacak incelemede itirazların dikkate alınmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Tur. Yön. Hizm. Tic. A.Ş. ve fer'i müdahil ...'na yükletilmesine, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Tur. Yön. Hizm. Tic. A.Ş.'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.