8. Hukuk Dairesi 2012/12541 E. , 2013/14320 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi DAVATÜRÜ: Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.03.2012 gün ve 44/9 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... t…
**8. Hukuk Dairesi 2012/12541 E. , 2013/14320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi DAVATÜRÜ: Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.03.2012 gün ve 44/9 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece dava konusu taşınmazın el birliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, bir mirasçının diğer bir mirasçıya karşı bir "başkası" olarak nitelendirilemeyeceği bu nedenle de 3402 sayılı Yasanın 19/2 madde hükmünün olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir. Bu şekilde bir belirtme yenilik doğurucu bir sonuç doğurmamakla birlikte, var olan şahsi hakka aleniyet kazandırır ve muhdesat sahibi lehine kanıt oluşturur. Kadastro çalışması yapılan taşınmazlarda, tutanakların askıya çıkarıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde Kadastro Mahkemesinde açılan davalarda veya bu süre içinde dava açılmamış tutanak kesinleşmişse Kadastro Kanunu'nda öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak genel mahkemelerde açılacak davada muhdesatın arzdan ayrı olarak beyanlar hanesine yazılması istenebilir.3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmünde taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği açıklanmıştır. Bu hükmün kabul edilmesindeki amaç, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kişi tarafından meydana getirilmiş muhdesat bulunması ya da muhdesatın maliklerden biri veya birkaçı tarafından meydana getirilmiş olması halinde muhdesat sahiplerinin haklarının korunması, muhdesatı meydana getirmeyen taşınmaz malik veya maliklerinin muhdesattan sebepsiz yararlanmalarının önlenmesidir. Ancak bu hüküm kadastro mahkemesince uygulanabilmekte ve yalnızca kadastro işlemleri ile davaları bakımından uygulanmaktadır. Öte yandan nelerin tapu kütüğüne şerh verileceği ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterileceği TMK'nun 1009, 1010, 1011 (şerhler için) ve 1012 (beyanlar için) maddelerinde açıklanmıştır. Fakat somut olaydaki istek, HGK kararı ile açıklığa kavuşturulmuştur. HGK 07.05.1986 T ve 1985/1-281 E, 1986/490 Karar sayılı kararında; "Evin kendisine ait olduğu konusunda tapu kütüğüne şerh verilmesi mümkün değil ise de, beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesi gerekir," denildiğine göre, bu karar kapsamı gözetilerek hüküm kurulmalıdır. (8 HD'nin 26.06.2012 T. ve 2012/6360 E ve 2012/6512 Karar sayılı kararı da bu doğrultuda olup, YKD.C:38, Aralık 2012 sayısı, S.2379 da yayımlanmıştır.) Bu amaç gözetildiğinde taşınmaz, ister paylı (müşterek) mülkiyet, isterse elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet esaslarına tabi olsun tespiti yapılan taşınmazlar üzerinde maliklerden bir veya birkaçı tarafından meydana getirilmiş muhdesat bulunması halinde bu muhdesatın az yukarıda açıklanan hüküm gereğince tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi hak kaybının önlenmesi bakımından önem taşımaktadır.O halde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 04.10.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.