11. Ceza Dairesi 2023/1397 E. , 2023/6850 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/233 E., 2015/400 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin İade ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/233 Esas, 2015/400 Karar sayılı kararı ile dosyadan el çektikten sonra vermiş olduğu kararda değişiklik yapamayacağı, bu nedenle 27.05.2016 t…
**11. Ceza Dairesi 2023/1397 E. , 2023/6850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/233 E., 2015/400 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin İade ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/233 Esas, 2015/400 Karar sayılı kararı ile dosyadan el çektikten sonra vermiş olduğu kararda değişiklik yapamayacağı, bu nedenle 27.05.2016 tarihli hüküm fıkrasının tavzih edilmesine ilişkin ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve mahkemenin 12.11.2015 tarihli ve 2015/233 Esas, 2015/400 Karar sayılı kararı sanığın yokluğunda verilmesine rağmen, gerekçeli kararda sanığın yüzüne karşı tefhim olunduğunun belirtildiği ve hüküm sanığın yüzüne karşı tefhim olunmuş gibi kabul edilerek kararın 20.11.2015 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği, 27.05.2016 tarihli tavzih kararının ise sanığın sorgusunda bildirdiği adrese daha önce adli mercilerce usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.10.1987 tarihli 1987/8-361-458 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık bulunduğu takdirde kısa karara itibar edilmesi gerektiği hususu da gözetilmek suretiyle 12.11.2015 tarihli hükmün açıklanmasına ilişkin kısa karara itibar edilerek sanığın öğrenme üzerine süresinde yapmış olduğu istemlerin bu karara yönelik temyiz istemi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2011 tarihli ve 2011/216 Esas, 2011/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 09.09.2011 tarihinde kesinleşmiştir.