3. Hukuk Dairesi 2015/11820 E. , 2016/8161 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların birlikte .... Baklavacısının işle…
**3. Hukuk Dairesi 2015/11820 E. , 2016/8161 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların birlikte .... Baklavacısının işletmesini aldıklarını ve taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesinin yapıldığını, işyerinin, eski işletmeci dava dışı ... üzerinde kaldığını ve müvekkilinin işyerini işletmeye başladığını, işyeri sahibi olan ...'a ödenmesi gereken 12.000TL bedelin müvekkili tarafından ödendiğini, ayrıca işyerine alınan demirbaş malzeme ve malların bedellerinin de davacı tarafından ödendiğini, ancak davalının işyeri ile ilgilenmediği gibi üzerine düşen sermaye katkısında da bulunmaması nedeniyle işletmenin zarar etmekte olduğunu, yapılan sözleşmede kâr ve zararın ortak olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını iddia ederek, davacının davalı tarafından ödenmesi gereken bedelleri de ödediği için davalı adına ödemiş olduğu bedellerin iadesi gerektiğini beyan etmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu edilen işyerinin devralınmasından 1-1,5 ay sonra davacı ile aralarında yapılan mutabakat ile ortaklığın sona erdirildiğini, aralarında yapılan anlaşma sonrasında davacının müvekkiline borçlu çıktığını ve davacı tarafından müvekkiline borcuna karşılık bonolar verilerek borcunu ödediğini, dava dilekçesinde ...'a verildiği iddia edilen 12.000 TL'nin kendisi tarafından ...'a verilmek üzere bizzat davacıya verildiğini, davacının fiilen bitmiş bir ortaklığı devam ediyormuş gibi gösterip isteklerde bulunmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; adi ortaklıkta fesih ve tasfiye istenilmeden ortağın ayın olarak veya nakden ödediği sermaye payını diğer ortakdan isteyemeyeceği, davacıya göre adi ortaklığın zarar etmekte olduğu, dolayısıyla zarar eden ve devam eden bir adi ortaklık bulunduğu ve davacının talebinde fesih ve tasfiye olmadığından dava dilekçesindeki talebe fesih ve tasfiye talebi kendiliğinden eklenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.