Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/13172 E. , 2024/4287 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/13172 Karar No : 2024/4287 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL :... San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması isten
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/13172 E. , 2024/4287 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/13172 Karar No : 2024/4287 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL :... San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mülkiyeti davalı yanında müdahil olan ... Taah. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait Ankara İli, Çankaya İlçesi, Büyükesat Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalı idarece düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatının ve bu ruhsatın dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan "Büyükesat Vadisi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı'na İlişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine karşı açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:... K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2016 tarihli, E:2012/6061 K:2016/7055 sayılı kararı ile anılan iptal kararının onandığı ve ... tarihli, E:... K:... sayılı kararı ile de karar düzeltme istemi reddedilerek, anılan idare mahkemesi kararının kesinleştiği, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.05.2011 tarihli, 1409 sayılı kararı ile onaylanan Büyükesat Vadisi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanına ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin... sayılı dosyasında açılan davanın Mahkemenin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile reddine karar verildiği, bu kararın ise Danıştay Altıncı Dairesinin 27/11/2017 tarih ve E:2013/284, K: 2017/9981 sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği dikkate alındığında, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile bu planlara yönelik yapılan değişikliklerin yargı kararlarıyla hukuka aykırılığı tespit edildiği anlaşıldığından, söz konusu planlarda hukuka uyarlık görülmediği gibi, anılan planlara dayanarak verilen yapı ruhsatında da hukuki dayanaktan yoksun kalması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun; büyükşehir belediye meclisinin 16.06.2010 tarihli, 1844 sayılı kararı ile onaylanan önceki imar planının iptaline ilişkin yargı kararında belirtilen hukuka aykırılıkların giderilmediği anlaşıldığından, dava konusu imar planlarında hukuka uyarlık görülmediği gibi, anılan planlara dayanarak verilen yapı ruhsatı da dayanaktan yoksun kaldığı dikkate alındığında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti davalı yanında müdahil olan ... Taah. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait Ankara İli, Çankaya İlçesi, Büyükesat Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalı idarece düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatının ve bu ruhsatın dayanağı olan nazım ve uygulama imar planlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davası olarak tanımlanmaktadır. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesinde; dilekçelerde gösterilmesi gerekli hususlar belirlenmiş, 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında; dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği, hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanunun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanunun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı hükmüne; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı, hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu yapı ruhsatı yönünden yapılan değerlendirmede; İdari yargılama hukukunda ehliyet, kişinin medeni hakları kullanabilme yeteneği yanında, idari dava açmakta menfaati olmasını; diğer bir anlatımla iptali istenilen idari işlem ile kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmiş bulunmasını da ifade etmektedir. Bu bakımdan idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılmasında, açıklanan nitelikte menfaati bulunmayan kişinin idari dava açma ehliyetinden de söz edilemez. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının idari işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyetleri bulunmaktadır. Nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde de bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açıkça belirtilmiştir. Uyuşmazlıkta, mülkiyeti davalı yanında davaya katılan müdahil şirkete ait olan yapı ruhsatına ilişkin işlemin genel düzenleyici bir işlem niteliğinde olmadığı, subjektif bir işlem olduğu, iptali istenilen yapı ruhsatı ile davacı Oda arasında yukarıda tanımlandığı şekilde kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Dava konusu nazım ve uygulama imar planı yönünden yapılan değerlendirmede; Dava açma süresine ilişkin yukarıdaki bölümde detaylarına yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Kanunun 8-1/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde işlem tarihi itibariyle 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri 28.05.2011- 28.06.2011 tarih aralığında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içinde planlara itiraz edilmediği, devam eden süreçte, taşınmazın imar durumu ile ilgili olarak davalı idare tarafından düzenlenen ... tarihli, ... sayılı yazı üzerine yasal süre içerisinde söz konusu yapı ruhsatı ile dayanağı nazım ve uygulama imar planına karşı 26.08.2016 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı Oda tarafından her ne kadar taşınmaz için yapı ruhsatı verilmesi üzerine, bu işleme karşı yasal süresi içinde açılan iş bu davada ruhsat ile birlikte dayanağı imar planları da davaya konu edilmiş ise de; uygulama işlemi üzerine, dayanağı düzenleyici işlemin dava konusu edilebilmesi için, öncelikle davacının uygulama işleminin iptalini istemekte menfaatinin, diğer bir ifade ile dava açma ehliyetinin bulunması gerektiği açıktır. Bu itibarla, dava konusu yapı ruhsatına karşı dava açma ehliyeti bulunmayan davacı bakımından, söz konusu uygulama işleminin imar planına karşı dava açma süresini canlandırması mümkün olmadığından, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına askı süresi içinde itiraz etmeyen davacı Oda tarafından, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde (son gün adli tatile denk geldiği için 08.09.2011 tarihine kadar) dava açılması gerekmekte iken, bu tarihten çok sonra 26.08.2016 tarihinde açılan iş bu davada imar planları yönünden süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu haliyle, davanın yapı ruhsatına ilişkin kısmın ehliyet yönünden, imar planlarına ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddi gerekmekte iken, işin esası incelenerek dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/06/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X) : T.C. Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır. 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptallleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme yapılırken davacı ile dava konusu işlem arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu gözönüne alınmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacı oda tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmaz için verilen yapı ruhsatının öğrenilmesi üzerine, süresinde anılan yapı ruhsatı ile birlikte dayanağı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin de iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İfa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların oluşturduğu oda ve şubelerde görevli bulunanlar, belde sakini sıfatıyla ayrı ayrı dava açabileceklerine göre, bu kişiler tarafından kurulan ve yürütülen şubeler de doğrudan imar planına ve bu plan uyarınca düzenlenen yapı ruhsatına dava açabilecektir. Bu durumda, davacı odanın, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğunu ileri sürerek düzenleyici işlem niteliğinde bulunan imar planına karşı dava açması ve bu planlar uyarınca düzenlenen uygulama işlemi olan yapı ruhsatının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürmesi nedeniyle dava konusu işlemlerle meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı Odanın dava açma ehliyeti bulunduğundan, dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının esasının incelenmesi gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.