TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... DAVALI : ... DAVA : Ticari şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma DAVA TARİHİ : 03/12/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ortağı olduğu davalı şirketin 31/12…
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/974 Esas - 2026/197 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... DAVALI : ... DAVA : Ticari şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma DAVA TARİHİ : 03/12/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ortağı olduğu davalı şirketin 31/12/2016 tarihinde vergi dairesince resen terk edilmiş olduğunu ve ticari faaliyetinin bulunmadığını, şirketin ticaret sicil kaydının uzun yıllardır güncellenmediğini ve genel kurullarının yapılmadığını, herhangi bir muhasebe kaydının da bulunmadığını, ayrılma akçesi talep etmediğini ve hisselerinden vazgeçtiğini belirterek şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesi TK 35 maddesine göre tebliğ edilebilmiş, davaya cevap verilmemiştir. Şirketin ticaret sicil müdürlüğü kayıtları getirtilmiş ve vergi dairesinden bilgileri celp edilmiştir. Davalı şirketin vergi kaydının 31/12/2016 tarihinde reset terkin edildiği, şirketin iki ortaklı olduğu, 204/400 payın davacıya 196/400 payın ise ... 'e ait olduğu, şirketin tescil işlemi dışında bir işleminin olmadığı ve davacının şirketin kuruluşunda 10 yıl süre ile tek müdür olarak seçildiği anlaşılmıştır. Dava TTK 638/2 md. göre şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma talebine ilişkindir. TTK nun 638 md "Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." şeklindedir. Davacının haklı sebep olarak ileri sürdüğü tüm hususlar şirket müdürü olarak kendisinin görevini yapmamış olmasından kaynaklanmaktadır. TTK'nın 625. ve 626. maddelerine göre; müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler. Genel kurul toplantısının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi müdürlerin görevleri arasındadır. TTK 625 maddesinde müdürün asli görevleri şu şekilde belirtilmiştir. (1) Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidir. Müdürler, aşağıdaki görevlerini ve yetkilerini devredemez ve bunlardan vazgeçemezler: a) Şirketin üst düzeyde yönetilmesi ve yönetimi ve gerekli talimatların verilmesi. b) Kanun ve şirket sözleşmesi çerçevesinde şirket yönetim örgütünün belirlenmesi. c) Şirketin yönetimi için gerekli olduğu takdirde, muhasebenin, finansal denetimin ve finansal planlamanın oluşturulması. d) Şirket yönetiminin bazı bölümleri kendilerine devredilmiş bulunan kişilerin, kanunlara, şirket sözleşmesine, iç tüzüklere ve talimatlara uygun hareket edip etmediklerinin gözetimi. e) Küçük limited şirketler hariç, risklerin erken teşhisi ve yönetimi komitesinin kurulması. f) Şirket finansal tablolarının, yıllık faaliyet raporunun ve gerekli olduğu takdirde topluluk finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesi. g) Genel kurul toplantısının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi. h) Şirketin borca batık olması hâlinde durumun mahkemeye bildirilmesi. Somut olayda davacı yasanın kendisine yüklediği müdürlük görevini yapmamış, şirketin faaliyetsiz kalmasına ve vergi kaydının terkinine sebep olmuş, şirketin genel kurul toplantılarını hazırlamamıştır. Bu haliyle şirketin mevcut durumuna sebep olan davacı açısından haklı sebep koşulu gerçekleşmemektedir. Davacı müdürlük görev süresi dolmuş olsa uygulanması gereken TTK 410 maddesi gereği genel kurulu toplantıya çağırma ve yeni müdür seçimini sağlama ve hatta isteniyorsa şirketi tasfiye etme imkanına sahiptir. Bu haliyle şirketin tek müdürü olan davacının bu yasal imkanları kullanmadan ve yasanın yüklediği müdürlük görevlerini ifa etmeden kendi kusurundan kaynaklanan mevcut durumu ileri sürerek ortaklıktan çıkma talep edemez. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 320 maddesinin uygulanması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/2430 Esas 2015/1500 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; HMK’nun 320.maddesinin açık düzenlemesi karşısında mahkeme, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde, dava şartları yoksa davayı usulden reddedebilir; ilk itirazlar hakkında ya da dilekçelere eklenen deliller yeterli görülürse davanın esası hakkında karar da verebilir. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine ekledikleri ya da ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplanması ile mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenmiş olacaktır. Bu nedenle ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden, mevcut deliller ile dava şartları ve ilk itirazlardan başka, davanın esası hakkında da karar verilmesi mümkündür. Bu şekilde dosya üzerinden karar verildiğinde, taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile bu dilekçelerinde bildirdikleri deliller toplanmış olacağından, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2024/11-306 Esas 2025/534 Karar sayılı ilamında da aynı ilke benimsenmiştir. Dava dilekçesinin kapsamı ve delil olarak bildirilen ve mahkememizce getirtilen kayıtlara nazaran ön inceleme ya da tahkikat duruşması yapılmadan davanın esası hakkında karar vermek mümkündür. Bu yasal düzenleme ve Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararlarından belirtilen ilkeler, yargılamanın en kısa sürede bitirilmesi ve belirlenen hedef süreye uyulması açısından da usul ekonomisi temelinde özellikle nazara alınmalıdır. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile 116,6-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine, 5-Tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır