12. Ceza Dairesi 2020/4943 E. , 2023/2908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/832 E., 2016/50 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlü
**12. Ceza Dairesi 2020/4943 E. , 2023/2908 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/832 E., 2016/50 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli 2015/832 Esas 2016/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2020 havale tarihli ve 2016/134338 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri 1.Cezanın az olduğuna, 2.Re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri 1.Cezanın fazla olduğuna, 2. TCK'nın 50 nci ve 51 nci maddelerinin uygulanmama gerekçelerinin yerinde olmadığına, 3.Eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü "Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracıyla sabah saat 06:00 sıralarında nar bahçesine gitmek üzere seyrettiği sırada karşı yönden gelen maktülün sevk ve idaresindeki motosikletle çarpışmaları sonucu, maktülün olay yerinde yaralandığı ve tedavi altına alındığı hastanede vefat ettiği, ölüm muayene tutanağına göre maktülün ölüm sebebinin geçirdiği trafik kazasına bağlı olduğu, soruşturma sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda, kazanın oluşumunda sanığın asli kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmış olup, raporlar oluşan ve dosya içeriğine uygun olduğundan itibar etmek gerektiği kanaatine varılarak sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verme suçundan cezalandırılmasına, sanığın asli kusurlu olması nazara alınarak cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak tayinine karar vermek gerekmiş ve bu yönde aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindedir. 2.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen ölü muayene ve otopsi tutanağında ...'in genel beden ve künt kafa travmasına bağlı üst seviye boyun omur kırıklarıyla karakterli omurilik yaralanmasından gelişen medullarşok neticesi öldüğü tespit edilmiştir. 3.Kaza tespit tutanağında, meskun mahalde, alacakaranlıkta , aydınlatmasız genişliği 7,20 metreolan iki yönlü virajlı caddede sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile seyri sırasında sokak kavşağına 50 metre kala gidişe göre yolun solunda aracının ön kısımları ile karşı yönden gelen ...'in sevk ve idaresindeki motosikletle çarpışmaları neticesinde kazanın meydana geldiği, sanığın şerit izleme kurallarına uymama ve şerit ihlali yapma nedeniyle kusurlu olduğu , ...'in kusursuz olduğu tespit edilmiştir. 4.Trafik bilirkişi raporunda, sanığın şeride tecavüz etme kuralını işleyerek asli kusurlu olduğu, ölen motosiklet sürücüsünün kusurunun olmadığı belirtilmiştir. 5.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 13.01.2016 tarihli raporda kusur dağılımı; "A)Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüsü ile iki yönlü virajlı ve görüşün açık olduğu yol bölümünde yolun geometrik özelliklerini ve mahal şartlarını dikkate alıp hızını yeterince azaltarak kendi şeridini takiben seyir halinde olması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip süratli bir şekilde viraja girip karşı istikamet şeridine geçerek çarpışmanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, şerit ihlali yaparak karşı istikamet şeridindeki motosikletlinin istikamet şeridini kapattığı, yola gereken dikkatini vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde ... kullandığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli kusurludur. B)Maktul sürücü ... sevk ve idaresindeki motosikleti ile iki yönlü virajlı ve görüşün açık olduğu yol bölümünde takması gereken kaskı takmadığı,dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada alt düzeyde tali kusurludur. " şeklinde belirtilmiştir. 6.Ölenin yakınları şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir. 7. Sanığın savunması "ben olay tarihinde sabah saat 06.00 sıralarında ben işe gidiyordum. Hava henüz tam olarak aydınlanmamıştı. Gittiğim yol virajlı bir yoldu. Karşı taraftan hızlı bir şekilde motorsiklet bana doğru geldi. Motorsikletin farları yanmıyordu. Motorsikletle benim aracım kafa kafaya çarpıştı. Ben kendimden çok maktule üzülüyorum. Allah rahmet eylesin. Yakınlarına da başsağlığı diliyorum. Mahkemece mahkumiyetim yoluna gidilir ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum " şeklindedir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.Cezanın az olduğu yönünden; Dosya içeriğine göre , 15.10.2015 günü saat 06.10 sıralarında, meskun mahalde, alacakaranlıkta , aydınlatmasız genişliği 7,20 metreolan iki yönlü virajlı caddede sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile seyri sırasında kavşağa 50 metre kala karşı istikamet şeridine geçtiği esnada karşı yönden gelen ...'in sevk ve idaresindeki motosikletle çarpışması neticesinde asli kusurlu olarak motosiklet sürücüsünün ölümüne neden olduğu olayda , 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından, katılanlar vekilinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Re'sen gözetilecek hususlar yönünden ; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.Cezanın fazla olduğu yönünden; Gerekçe bölümünde (A-1) bendinde açıklanan sebeplerle sanık hakkında belirlenen ceza miktarında isabetsizlik görülmemiştir. 2. TCK'nın 50 nci ve 51 nci maddelerinin uygulanmama gerekçelerinin yerinde olmadığı yönünden; Olay tarihinde 41 yaşında olan sanık hakkında belirlenen 2 yıl 11 ay hapis cezasının ertelenmesi yasal olarak mümkün olmadığından mahkemece erteleme hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Mahkemece suçun işleniş şekli ve özellikleri nazara alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir. 3.Eksik inceleme yapıldığı yönünden; Kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli 2015/832 Esas 2016/50 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.