T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2809 KARAR NO: 2025/1967 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 10/11/2022 NUMARASI: 2021/610 Esas - 2022/933 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müza…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2809 KARAR NO: 2025/1967 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 10/11/2022 NUMARASI: 2021/610 Esas - 2022/933 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.05.2020 tarihinde davacı müvekkili ... ... 'ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile Şile Pendik karayolu üzerinde seyir halinde iken yolun 31+800 üncü km'sinde direksiyon hâkimiyetini kaybederek yolun sol tarafında bulunan bariyerlere çarparak sağ şeride savrulmuş olduğu esnada aynı istikamette seyir halinde olan ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı sürücü ...'in, yeterli takip mesafesinde bulunmaması, gerekli fren ve direksiyon tedbirine başvurmaması nedeniyle arkadan çarpması neticesinde başvuruya konu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, başvuru dışı ... ...’nun kusuru bulunmamakta olup, trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS (Trafik) Poliçesi uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş.'nin teminatı kapsamında olduğundan, davacının yaralanması nedeni ile geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kalması ve bakıcı ihtiyacı doğması nedeni ile uğramış olduğu maddi zararların tazmini için gerekli tüm bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, dava konusu trafik kazası nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/210733 Sor. sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü belirtilerek şimdilik kalıcı iş göremezlik bedeli 9.800 TL, geçici iş göremezlik 100,00-TL, bakıcı gideri tazminatı 100,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının KTK gereğince başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet oranını gösterir raporun müvekkili şirkete iletilmediğini, bu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmadığını, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğunu, ...plakalı aracın alkollü sürücüsünün polis tutanağında olduğu gibi 2918 KTK 84/g, 52 ve 48 maddelerini ihlal etmekten % 100 kusurlu olduğunu, bu sebeple söz konusu müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti, kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, davacıların talebine konu tedavi süresince ortaya çıkabilecek iş gücü kaybı ve bakıcı giderleri ve diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dava tarihi öncesinde müvekkili şirkete yapılan başvuru usulsuz olup geçersiz olduğundan, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması, ayrıca faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Açılan davanın reddine" karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden alınan kusur heyet raporunda gerekse mahkeme kararında kusur hususunda tespit ve değerlendirmeler yapılırken hatalı değerlendirmede bulunulmuş olmakla sürücü ... ...'nun alkollü olması hususunun trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu oluşturduğunu, trafiğe çıkmamasının gerektiği beyan edilmek suretiyle ve davacı müvekkilin sürücünün alkollü olduğunu bilmesine rağmen araca binmesi nedeni ile davalı yan sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı beyan edildiğini, yüksek mahkeme içtihatları ile de kusur çelişkisinin giderilmesi gerektiğini çelişki giderilmeden karar tanziminin hatalı olduğunu, kusur raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmeksizin hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olması sebebi ile mahkemece verilen kararın kaldırılarak davacı müvekkili lehine hüküm tesis edilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 27.05.2020 günü, saat 20:10 sıralarında sürücü ... ...'nun sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobil ile Şile istikametinden Çekmeköy yönüne doğru seyir halinde iken, kaza mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj bariyerlerine çarpmasını müteakip yolun sağına savrulup durduğu sırada idaresindeki aracın arka kısmına, gerisinden gelip aynı istikamette seyretmekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı ... plakalı kamyonetin ön kısmı ile çarpması sonucu ...plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan davacı ... ...'ın yaralanması ile sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağında, dava dışı sürücü ... ...'nun asli kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'in kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık aşamasında trafik bilirkişisinden alınan raporda davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'in kusurunun bulunmadığı, dava dışı sürücü ... ...'nun asli kusurlu olduğu kanaati belirtilmiş ve Cumhuriyet Başsavcılığınca ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda "...Sürücü ..., sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, havanın yağmurlu, yol yüzeyinin ıslak olduğu keskin virajı dikkate alıp aracın kayabileceğini öngörerek mevcut hızını viraja ve mahal şartlarına göre ayarlaması gerekirken bu hususa riayet etmemiş, aynı istikamette ve önüne savrulan araca frenli bir şekilde çarptığı anlaşılmakla olayda; kusurludur.(%15 oranında) ...sürücü ... ..., sevk ve idaresindeki araç ile mahal şartlarına uygun bir şekilde seyretmesi, olay mahalli keskin viraja yaklaşırken aracın kayabileceğini öngörüp mevcut hızını asgari azaltması gerekirken bu hususa riayet etmemiş, sevk ve idare hatası nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybettiği anlaşılmakla olayda kusurludur.(%85 oranında)..." belirlemesinde bulunmuştur.Çelişkinin giderilmesi için Mahkemece İTÜ emekli öğretim üyelerinden oluşan ve trafik uzmanlığı bulunan heyetten rapor alınmıştır. Heyet raporunda "...Sürücü ... ...'nun olay saatinde 1,59 promil alkollü olduğunun tespitiyle bu oranın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinin b bendi 2. fıkrasında yasal sınır olarak belirtilen 0.5 promilin üzerinde olduğu ve sürücünün aracı güvenli sürme yeteneğini kaybettiği, trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu, buna rağmen ... ...'nun trafiğe çıktığı, bu derecede alkollü oluşu ile trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu, yolun icap ve şartlarına uygun süratle araç kullanmadığı buna bağlı olarak önce orta bariyerlere çarparak savrulduğu, aynı istikamette seyreden ...' in önünü kapattığı ve ...' in yönetimindeki aracın da kazaya karışmasına sebebiyet verdiği, Karayolları Trafik Kanu'nun 52/a-b maddeleri, Yönetmeliğin 97. maddesini ihlal ettiği, bu ihlallerinin kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında etkili olduğu... sürücü ...' in davacının yaralanması ile sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde kural ihlali olmadığı, yönetimindeki aracın yolun sağına savrulan ... ...'nun yönetimindeki araca çarpmasında ve davacının yaralanmasında kural ihlali olmadığı..." görüşü belirtilmiştir.6098 sayılı TBK'nin 49. maddesine göre; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idiyse, fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; İlk Derece Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda dava dışı sürücü ...'in alkollü olmasının kusur değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı sadece davacının müterafik kusuru ile ilgili değerlendirildiği gözetildiğinde, hükme esas alının İTÜ bilirkişi heyetince hazırlanan kusur raporunun, kaza tespit tutanağı, hazırlık aşamasında alınan trafik bilirkişi raporu ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, ATK kusur raporundaki çelişkinin giderildiği, meydana gelen kazada davalının hiç kusurunun bulunmaması halinde kaza ile davalıya trafik sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in sorumluluğu arasında uygun illiyet bağı ortadan kalkmış olacağından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025