7. Ceza Dairesi 2022/12671 E. , 2025/2373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 27.04.2022 SAYISI : 2017/4134 E., 2022/1193 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet Resmi belgede sahtecilik SUÇ TARİHLERİ : 08.01.2013, 10.01.2013, 17.01.2013, 22.01.2013 HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ta
**7. Ceza Dairesi 2022/12671 E. , 2025/2373 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 27.04.2022 SAYISI : 2017/4134 E., 2022/1193 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet Resmi belgede sahtecilik SUÇ TARİHLERİ : 08.01.2013, 10.01.2013, 17.01.2013, 22.01.2013 HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2013/58 Esas, 2017/197 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/14, 4/2 maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi gereğince ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis ve 150.000,00 TL adlî para cezası ile; sanık ...'ın 5607 sayılı Kanun'un 3/14, 4/2, 4/4, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve 225.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın ayrı ayrı resmî belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 43. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar ..., ... ve sanık ...'ın resmî belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/2, 43. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 15.03.2022 tarihli ve 2017/4134 Esas, 2022/1193 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen hükümler tamamen ortadan kaldırılarak; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet ve resmî belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraatlerine; sanıklar ... ve ...'in 5607 sayılı Kanun'un 3/14, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis ve 20.820,00 TL adlî para cezası ve resmî belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 43. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli ek kararı ile resmî belgede sahtecilik suçundan sanıklar ... ve ... hakkında verilen hapis cezasının kesin nitelikte olduğundan bahisle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir. A. TEMYİZ İSTEMLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi, münhasıran beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemi, temyiz isteminin reddine dair ek kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sanıklar hakkında şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiği, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu ve verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe I- 27.04.2022 Tarihli Ek Kararın Temyizine Yönelik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ … temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş … ise … hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Kararlarına Yönelik Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III- Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararları ile Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararlarına Yönelik 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ile sanıklar müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya arasındaki görüntü izleme tutanakları ile sabit olduğu üzere, 22.01.2013 tarih ve 13340100EX000242 numaralı beyanname muhteviyatı olan ve ihracata konu 55.823 gr 925 ayar gümüşten mamül mücevher cinsi eşyaya ilişkin olarak, sanıklar ... ve ...'ın, havalimanına giriş anında X-Ray kontrolünde durdurulmadıkları, yanlarında evrakları, valizleri ve müdürleri kontrol eden bir gümrük gözetim memurunun bulunmadığı, pasaport kontrolünden sonraki X-Ray kontrolünden de 40 saniyede geçtikleri, hiç bir yere uğramadan wings salonuna gittikleri, salonda iken yanlarında getirdikleri valizleri açtıklarında valizlerin boş olduğunun görüntülerde açıkça görüldüğü; 10.01.2013/13340100EX000093 tarih ve sayılı beyanname muhteviyatı olan ve ihracata konu 52.350 gr 925 ayar gümüşten mamül mücevher cinsi eşyaya ilişkin olarak, sanıkların havalimanına giriş anında X-Ray kontrolünde durdurulmadıkları, yanlarında gümrük gözetim memurunun bulunmadığı, beraberlerinde getirdikleri çekçek valizleri olmaksızın boarding (biniş) işlemlerini yaptıkları; 08.01.2013/13340100EX000046 tarih ve sayılı ihracat beyannamesinin, 54300 gr 925 ayar gümüşten mamül mücevher cinsi eşyaya ilişkin olarak, sanıkların havalimanına giriş anında X-Ray kontrolünde durdurulmadıkları, pasaport kontrolü sonrasındaki X-Ray taramasında da takılmadan geçtikleri, valizleri taşıma şekillerinden valizlerin hafif olduklarının anlaşıldığı, wings salonunda sanıklar tarafından valizler açıldığında içlerinin boş olduğunun görüntülere yansıdığı; 17.01.2013/13340100EX000173 tarih ve sayılı beyanname muhteviyatı olan ve ihracata konu 52300 gr 925 ayar gümüşten mamül mücevher cinsi eşyaya dair olarak; sanıkların havalimanına giriş anında X-Ray kontrolünde durdurulmadıkları, yanlarında bir gümrük gözetim memurunun bulunmadığı, taşıma şekillerinden valizlerin hafif olduğunun anlaşıldığı, pasaport kontrolü sonrasında yanlarında getirdikleri çekçek valizlerin olmadığı tespit olunmuş olup, Suça konu eylemlerin tamamında, yapılan kontrollerde metal yoğunluğu sebebiyle X-ray cihazına takılmaları gerekirken herhangi bir takılma yaşamadan rahatlıkla geçtikleri, sadece sanık ...'dan evrak fotokopileri aldıklarının görüntülere yansıdığı, yanlarında bir gümrük gözetim memurunun bulunmadığı, sanıkların görüntülere yansıyan tavırlarından ve valizleri taşıma şekillerinden yanlarında getirdikleri valizlerin boş olduğunun açıkça anlaşılabilir nitelikte olduğu, beyannameye konu eşyaların havalimanına dahi hiç getirilmediği kanaatine varılarak, Sanık ...'in gümrük muhafaza memurluğunda alınan ilk beyanında, olay günü gümrük memurunu hiç görmediğini beyan etmesi de göz önünde bulundurularak, "sarı hat" muayene usulüne göre gümrük muayenesi yapılmak üzere ihraç edilecek eşyayı kontrol yükümlülüğü olan gümrük gözetim memuru sanık ...'ın, eşyayı kontrol etmediği halde "beyanname muhteviyatı mallar yolcuya teslim edilerek yurt dışı edildi" şerhini beyannamenin arkasına yazarak imzaladığı ve adının yazılı olduğu kaşesini bastığı, böylelikle sanıklar ile iştirak iradesi içerisinde, ihracat gerçekleşmediği halde ihracatı gerçekleşmiş gibi gösterdiği ve bu şekilde suça konu ihracat beyannamelerinin sahte şekilde düzenlediği anlaşılmakla atılı suçlardan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, 3. Sanıklar ... ve ...'ın eylemlerini gözetim memuru sanık ... ile iştirak iradesi ile işlediklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereği toplu kaçakçılık suçundan cezalarının artırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR I- 27.04.2022 Tarihli Ek Kararın Temyizine Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinde sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle reddi ile EK KARARIN ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Kararlarına Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, III- Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararları ile Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararlarına Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak I. ve II. bentler yönünden oy birliğiyle III. bent yönünden oy çokluğuyla BOZULMASINA, sanıklar ... ve ...'ın cezada kazanılmış haklarının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanıklar ... ile ...’in ... Kuyumculuk Ltd. Şti. isimli şirketin ortakları ve yetkilisi oldukları, aynı zamanda sanık ... adına ... Kuyumculuk ve Tekstil Ltd. Şti. isimli bir şirketin de mevcut olduğu ve 2012-2013 yılları içerisinde her iki şirket adına birlikte hareket etmek ve yurtdışı yolculukları birlikte yapmak suretiyle ihracat işlemleri gerçekleştirmiş oldukları, 22/01/2013 tarihinde Atatürk Havalimanı Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğüne, sanık ...’in sahibi ve yetkilisi olduğu ... Kuyumculuk ve Tekstil..Ltd. Şti. adına vermiş oldukları 13340100EX000242 numaralı ihracat beyannamesi ile KKTC 'de bulunan ... Co. Ltd. Şti.'ne 55 kilo 823 gram gümüş eşyanın satıldığı ve yolcu beraberinde ihraç edileceğini beyan ettikleri, daha önce söz konusu beyanname muhteviyatı eşyanın yurt dışına çıkarılmadan ihraç edilmiş gibi gösterileceği şeklinde istihbari bilgi alan İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü görevlileri tarafından durduruldukları ve ihraç edildiği beyan edilen gümüş eşyayı taşıdıklarından bahisle yanlarında taşıdıkları iki adet çekçekli bavulun boş olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine son bir aylık güvenlik kamera görüntülerinin incelenmesi neticesinde, ... Tekstil San. ve Tic.Ltd. Şirketine ait ihracat beyannamesi ile ihraç edileceği beyan edilen 55,823 gr. eşyanın yurt dışına çıkarılmasına ilişkin havalimanı kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde valizlerin içerisinde beyan edilen eşya ağırlıkları nazara alındığında ağırlıkla uygun olmayacak biçimde görüntülerde sanıklar tarafından kolaylıkla taşınabildikleri ve x-ray cihazlarından kolaylıkla geçirilebildikleri, Fas Krallığı Gümrük ve Dolaylı Vergiler İdaresinin 07/08/2013 tarihli cevabi yazısında faturada ismi yazılı bulunan " Carhta com " firmasının faturada belirtilen adresinin doğru olmadığı ve firmanın hiç ithalat yapmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'ın gümrük gözetim memuru olduğu, sanıklar ... ve ...'in sübut kabul edilen kaçakçılık suçunun konusu beyannamelerin arkasında "beyanname muhteviyatı mallar yolcuya teslim edilerek yurt dışı edildi" yazmak suretiyle işlem yaptığı, Atatürk Havalimanı Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü'nün 10/10/2018 tarihli cevabi yazısında beyannamenin kırmızı hat kriterine tabi olmadığı, sarı hat kriterine tabi olduğunun belirtildiği, aynı yazıda 'Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Taşra Teşkilatı Çalışma Yönetmeliğinde gözetimle görevli memurun görevlerinde, "...gümrük işlemlerine konu eşyanın aktarılması ve yüklenmesi işlemlerine nezaret etmek, beyannamelerinde belirtilen kap sayıları taşıtlara yüklenmesi veya boşaltılması sonucu yüklenen/boşaltılan kap sayılarının karşılaştırılarak kontrol etmek, dökme eşya ile şüpheli hallerde diğer eşyanın tartımın yaptırılmasını sağlamak ve sonuçlarını beyanname üzerinde belirterek imza altına almak, gümrük işlemleri tamamlanmış eşyayı taşıyacak araçların varış gümrüğüne sevk edilmesi esnasında güvenlik mühürlerini tatbik etmek, gerektiğinde taşıtın plaka nosunun düzeltilmesini sağlamak ve mühür numarası, güzergah, sevk ve varış tarih ve saatlerini sisteme işleyerek aracın sevkini yapmak,..." denildiğinden sanık ...'ın bu çerçevede kontrol yükümlülüğü bulunmaktadır denilmiş ise de suça konu beyanname muhteviyatı eşyanın bu yazıda belirtilen şekilde taşıtlara aktarılan, yüklenilen eşya olmadığı gibi dökme eşya da olmadığı, yolcu beraberi eşya olduğu, ilk derece mahkemesince dinlenen tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere yapılan ihbardan sanık ...'ın haberdar olmadığı, bu hali ile sanığın şüpheli hal kapsamında kontrol işlemi yapmasının da kendisinden beklenemeyeceği , sanık ...'ın sanıklar ... ve ... tarafından ihraç edileceği beyan edilen eşyanın aslında yurt dışı edilmediğini bildiği ve bu sanıkların eylemlerine iştirak ettiğini gösterir dosya kapsamında sanığın savunmalarının aksini gösterir delil bulunmadığı, sanığın eyleminin TCK'nun 257. maddesinde düzenlenen Görevi Kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği ancak bu hususta soruşturma açılmış ise de hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararı verildiği de gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 2. maddesi ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereğince, unsurları itibarıyla oluşmayan suç nedeniyle sanığın BERAATİ yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği nedeniyle sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmıyorum. 17.02.2025