8. Hukuk Dairesi 2021/4678 E. , 2023/6702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü sınırına bitişik Beçin Belediyesi sınırları içinde kalan tapusuz taşınmazda kaz
**8. Hukuk Dairesi 2021/4678 E. , 2023/6702 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü sınırına bitişik Beçin Belediyesi sınırları içinde kalan tapusuz taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek, TMK'nin 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında davalı Hazine ve ... ise ayrı ayrı taşınmazın kendi adlarına tescilini istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; fen bilirkişi krokisinde (C) harfi ile gösterilen 682.27 m2'lik yerle ilgili davanın açılmamış sayılmasına, (A) harfi ile gösterilen 10.033,81 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 37,28 m2 yüzölçümlü taşınmazların zeytinlik niteliğinde davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.03.2012 tarihli ve 2011/16117 Esas, 2012/4321 Karar ... ilamıyla; "...'ın davaya dahil edilmesi, usulüne uygun orman araştırması yapılması, yerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi ve zilyetlikle kazanım şartlarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi," gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının reddine, fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle işaretli 7.248 m2 yüzölçümlü taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı, davalılar Hazine ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2016 tarihli ve 2015/6182 Esas, 2016/5264 Karar ... ilamıyla; "Davacı ile davalı ...'ın temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davalı Hazinenin temyiz itirazları yönünden, kararın gerekçesinde taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescili gerektiğinden sözedilerek hüküm kurulmuş ise de hüküm fıkrasında, Hazine adına tescile karar verilen (A) harfiyle işaretli bölümün hangi nitelikle tescil edildiğinin açıklanmadığı, bundan ayrı ziraat bilirkişi tarafından, üzerinde küçük kayalıklar ve az gelişmiş zeytin ağaçları bulunması nedeniyle imar ve ihyanın tamamlanmadığı açıklanan (C) harfiyle işaretli 772 m2 ve (D) harfiyle işaretli 1924 m2 taşınmazların da davanın konusu olduğu ve bu bölümler hakkında da Hazinenin tescil istemi olduğu halde, bu bölümlerle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, bu doğrultuda, ilk derece mahkemesince (A) harfli bölümünün hangi nitelikle Hazine adına tescil edileceğinin hüküm yerinde açıklanması, davaya dahil olan ve Hazinenin tescil isteminin bulunduğu (C) ve (D) harfli bölümleri hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuş ve davacı vekilinin karar düzeltme istemi de aynı Dairece reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda; 02/07/2018 tarihli ek raporda krokide C ve D harfleriyle işaretli alanların evveliyatları itibariyle makilik alan olduklarının, tesis edilen zeytinliklerin yerinde deliceye aşılanarak tesis edildiklerinin, delicenin Akdeniz maki florası elemanı olduğunun ve arazi yamaç meyilinin %12 den fazla olduğu alanlarda maki bitki örtüsünün kapladığı alanların orman sayılan yerlerden olduğunun ve toprak ve su rejimi açısından korunması gereken alanlardan sayıldıklarının belirtildiği, bilirkişi ek raporundaki bu tespitlerin mahkemece de kabul edildiği gerekçesiyle, harita mühendisi ... tarafından düzenlenen krokide A harfi ile gösterilen 7.248,21 m2'lik alanın, C harfi ile gösterilen 772,50 m2'lik alanın ve (D) harfi ile gösterilen 1924,56 m2'lik alanın orman vasfıyla Hazine adına tesciline, ...'ın tescil talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, daha sonra 1979 yılında evvelce sınırlaması yapılıp kesinleşen ormanlarda 1744 ... Kanunla değişik 2. madde uygulaması ile herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ormanlarda orman kadastrosu ve 2. madde çalışmalarının mevcut olduğu, bu uygulamanın 02.10.1979 tarihinde ilân edilerek kesinleştiği, genel arazi kadastrosunun 1963 yılında yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın kültür arazisi olmaya elverişli ancak zilyet edilmeyen yerlerden olduğu belirtilerek tapulama dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisine gelen ... Kadastro Müdürlüğünün 10.06.2020 tarihli yazısı ve ... Kadastro Mahkemesinin 2020/34 Esas ... dosyası üzerinden farklı tarihlerde gönderilmiş yazılardan; dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde dava tarihinden sonra kadastro çalışması yapıldığı ve çekişme konusu taşınmaz hakkında 168 ada 51 parsel numarasıyla kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. 3402 ... Kanun'un 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27 nci maddesinde ise, Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların kadastro mahkemesine re'sen devrolunacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen dava konusu taşınmaz hakkında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gözetilerek, 3402 ... Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... ve davacıya ayrı ayrı iadesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.