5. Hukuk Dairesi 2010/13942 E. , 2010/16395 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın TEDAŞ Genel Müdürlüğü yönünden husumetten reddine, diğer davalı ... yönünden kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ... vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldı…
**5. Hukuk Dairesi 2010/13942 E. , 2010/16395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın TEDAŞ Genel Müdürlüğü yönünden husumetten reddine, diğer davalı ... yönünden kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ... vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan TEDAŞ Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın reddine, diğer davalı ...’ne karşı açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. 1-Kamulaştırmasız el atma davalarında da, Kamulaştırma Kanununun kıymet tespit esaslarını düzenleyen 11. maddesi kıyasen uygulanır. Dava konusu taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesi doğrudur.Ancak; Bilirkişi raporlarında, getirtilen emsallerin uygun olmadığı açıklandıktan sonra, sonuçta piyasa rayicinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Dava konusu taşınmazın önceden kamulaştırılan bölümünün yüzölçümünün 2.540,00m2 mi, yoksa 1.270,00m2 mi olduğu kamulaştırma evrakından anlaşılamadığından, mevcut kamulaştırma planı da uygulanmak suretiyle bu hususta fen bilirkişisinden ek rapor alınıp, önceden kamulaştırılan kısım kesin olarak belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile fazlaya hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.