1. Hukuk Dairesi 2011/1120 E. , 2011/2022 K. "" MAHKEMESİ : ÜMRANİYE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı A..'nin mal kaçırmak amacıyla 42 parsel sayılı taşınmazdaki 1/5 payını satış yoluyla davalıya temlik ettiğini, işlemin gerçek satış olmadığını, davalının kandırması ile devrin yapıldığını ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile muris A..adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, da…
**1. Hukuk Dairesi 2011/1120 E. , 2011/2022 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÜMRANİYE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı A..'nin mal kaçırmak amacıyla 42 parsel sayılı taşınmazdaki 1/5 payını satış yoluyla davalıya temlik ettiğini, işlemin gerçek satış olmadığını, davalının kandırması ile devrin yapıldığını ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile muris A..adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu payın tedavi giderlerini karşıladığı ve bakımını yaptığı için muris tarafından devredildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu payını davalıya temlikinin muvazaalı olduğu, bakım emeğinin ve tedavi giderinin satış bedeli yerine geçmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı ve dahili davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla tetkik hakimi .raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakan A.’nin çekişme konusu 42 parsel sayılı taşınmazın 4/5 payının uhdesinde ipka ile 1/5 payının intifa hakkını üzerinde bırakıp çıplak mülkiyetini satış suretiyle kızı davalı G..’e temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, anılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.