23. Hukuk Dairesi 2016/711 E. , 2018/521 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, tebligata rağmen diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın s…
**23. Hukuk Dairesi 2016/711 E. , 2018/521 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, tebligata rağmen diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında 04.06.2009 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davacı şirketin inşaat yapma işini sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirdiğini, inşaatın teslime hazır olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 13. maddesine göre arsa sahibinin kesilecek maliyet faturasının KDV'sini 30 gün içinde yüklenici firmaya ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafa ödeme için ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafın cevabı ihtarname ile maliyet faturalarına ait KDV borcunu ödemeyeceğini bildirdiğini ileri sürerek, maliyet faturası KDV’si olarak toplam 546.276,35 TL'nin davalının temerrüde düştüğü 10.09.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili, yüklenicinin arsa sahibine daire tesliminin KDV’ye tabi olmadığını, Danıştay’ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, Anayasanın 73. maddesinde düzenlenen vergide kanunilik ilkesi gereği KDV ödenmesi gerekmediği halde davacının ihtarname ile ödeme talebinde bulunmasının yasalara aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu olayda taraflar vergi yasalarının aksine olarak KDV'den arsa sahibinin sorumlu olacağını düzenlemişlerdir. Tarafların iç ilişkisinde düzenlenen hukuken geçerli olması nedeniyle davacı yüklenici davalı arsa sahibinden devrettiği daireler için kestiği maliyet faturalarının KDV'sini istemekte haklı olduğu, anlaşılmakla davanın kabulü ile, 546.276,35 TL'nin temerrüt tarihi olan 10.10.2012 tarihinden hesaplanacak ticari işlere uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde davalıdan istenen katma değer vergisi alacağının tahsili istemine ilişkindir.