20. Hukuk Dairesi 2014/7128 E. , 2014/8102 K. "" Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında 2571.94 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 2003 tarih 2 nolu tapu kaydına dayanarak hali arazi niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..…
**20. Hukuk Dairesi 2014/7128 E. , 2014/8102 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında 2571.94 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 2003 tarih 2 nolu tapu kaydına dayanarak hali arazi niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazın babası ait olduğunu, Mahkemesinin 1990/214 - 1997/176 sayılı ilâmı ile muris adına tescile karar verildiğini, kararın kesinleşmesine rağmen, bugüne kadar tapuya tescil edilmediğinden mirasçıları adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu ... Köyü 230 ada 1 nolu parselin 03.11.2008 günlü fen bilirkişi rapor ve krokisinde (1B) ile gösterilen 1009,93 m²'lik kısmının kadastro tesbitinin iptali ile ... mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, (1A) ile gösterilen 1410,92 m²'lik yer ile 1, 2, K3, K4 noktaları ile gösterilen 151,09 m² olmak üzere toplam 1562,02 m² bölümünün tesbit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.05.2010 gün ve 2010/4074 - 6760 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “mahkemece, taşınmazın krokide (1B) ile gösterilen 1009.93 m²'lik bölümün davacının dayandığı tescil kararı ve krokisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, öncelikle; 230 ada 6, 7, 8, 9, 12, 13, 14 ve 15 sayılı parsellerin tutanak örnekleri ile varsa tesbitlerine esas alınan tapu kayıtlarının ve 230 ada da kalan parselleri içeren kadastro paftasının getirtilmesi, bundan sonra asliye hukuk mahkemesinin 1990/214 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan kontrol memuru ... tarafından düzenlenen 29/05/1997 tarihli krokide (A) harfi ile işaretli yerin kavaklığı olduğu, kıyı kenar çizgisinde kalan kısım çıktıktan sonra kalan (A) harfi ile işaretli bölümün 27425 m2 olduğu ve yine aynı krokide (B) harfi ile işaretli yerin kavaklığı olup, kıyı kenar çizgisinde kalan bölüm çıktıktan sonra geriye 12600 m2 kaldığı, (D) harfi ile işaretli yerin çınarlık olduğu ve kıyı kenar çizgisinde kalan 450 m2 çıktıktan sonra geriye 5050 m2 kaldığı ve bu yerin aynı zamanda sulh hukuk mahkemesinin 2001/168 sayılı dosyasında Hazine adına tescile karar verildiği, (E) harfi ile işaretli yerin 'dan geçen yer lduğu, kıyı kenar çizgisinde kalan kısım çıktıktan sonra geriye 8825 m2'nin kaldığı ve (F) harfi ile işaretli yerin ise hali arazi olup, 2500 m2 olarak hesaplandığı, (F) harfi ile işaretli bölümün daha sonra sulh hukuk mahkemesinin 2001/168 sayılı dosyasında Hazine adına tescil edildiği anlaşıldığına göre, değişmez sınır olan yol ve derenin birleştiği yer keza (A)