Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 07.11.2012 tarihinde yapılan anlaşma uyarınca her biri 700 kW olan 900 d/d, .... model iki adet özel motor için 120.000 $ + KDV fiyata anlaşıldığı, müvekkil şirketin siparişi verdiği ve anlaşmaya göre motorların 20.05.2013 tarihinde müvekkile teslim edilmesi gerektiği, ancak bu tarihin geçmesi üzerine davalı tarafla yeni protokol yapılarak sözleşme bedelinden 10.000 $ indirim sağlandığını, müvekkil şirketin ticari anlaşmada tüm yükümlülük
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.11.2015 ile 27.02.2016 tarihleri arasında davalıdan toplam 55.525,60 TL tutarında vidala deri satın alarak, bu ürünleri müşterileri ...Tic.Ltd.Şti., ... Tic.Ltd. Şti ile ...Tic.Ltd.Şti.'ne sattığını, satın alınan derinin etiket olarak kullanıldığı tekstil ürünlerinin müşterilere satıldığını, yaklaşık 45 gün sonra yurt dışında müşterilerce mağazalardan satın alan ürünlerin ilk yıkanması sonrasında deri etiketlerin, boya vererek bütün ürünü boyadıklarını, ürünler üzerinde yapılan kontrolde ayıbın açık ve görülebilir nitelikte olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin yurt dışındaki müşterilerinin zararlarını düzenlenen yansıtma faturaları sonucu ödediğini ileri sürerek, ürünlerin tamiri için yapılan 108.270,48 TL masrafın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının muayene ve ayıp ihbarı yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediğini, satımın 30.11.2015 ile 27.02.2016 tarihleri arasında gerçekleşmesine rağmen ayıp ihbarının Bakırköy ... Noterliğinin 17.08.2016 tarihli ihtarıyla yapıldığını, ihtarda da ayıpların, açık görülebilir nitelikte olduğunun belirtildiğini, müvekkilince toplam 55.525,60 TL bedelle vidala deri satıldığını, davacı tarafından ayırt edici özelliği bulunan ürün sipariş etmediğini, kullanılan ürünlerin müvekkilinden satın alınıp alınmadığının davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, vidala derinin genel olarak ayakkabı üretiminde kullanıldığını, ürünlerin etiket olarak kullanılacağına ilişkin bir bilginin verilmediğini, müvekkilince ürünlerin renk vermeyeceğine ilişkin bir taahhüdün verilmediğini, basiretli bir tacir olan davacının ayakkabı yapımında kullanılan bir deri türünü başka bir araştırma yapmaksızın pantolon etiketi olarak kullanmasının hatalı olduğunu, giyim sektöründe etiketli ürünlerin yıkanmasına ilişkin ürün numuneleri üzerinde yapılan inceleme sonucu yıkama talimatının düzenlendiğini, davacının bu tür bir işlem yapmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, tacir olan davacının taleplerinin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine dayandıramayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.