12. Ceza Dairesi 2011/3192 E. , 2011/2630 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 765 sayılı TCK’nın 459/2-son, 55/3, 59, 72; 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5395 sayılı Kanunun 27/1. maddesine göre, Çocuk Mahkemelerinin yargı çevresinin kuruldukları il ve ilçenin mülki sınırları ile belirlendiği,
**12. Ceza Dairesi 2011/3192 E. , 2011/2630 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 765 sayılı TCK’nın 459/2-son, 55/3, 59, 72; 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5395 sayılı Kanunun 27/1. maddesine göre, Çocuk Mahkemelerinin yargı çevresinin kuruldukları il ve ilçenin mülki sınırları ile belirlendiği, bu düzenlemeye göre, sanık hakkında TCK'nın 459/2. maddesine uyan suçtan açılan davaya bakmanın 5235 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca Gebze Sulh Ceza Mahkemesi’nin (suç ve dava tarihi itibariyle Asliye Ceza Mahkemesinin) görev ve yetkisi dahilinde bulunduğu gözetilmeden davaya bakılarak esas hakkında hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 03/10/2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ: Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2005 tarihli fezlekesine binaen Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı 03.03.2005 tarihli iddianame ile Kocaeli Çocuk Mahkemesine sanığın cezalandırılması için kamu davası açmış, Kocaeli Çocuk Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi olarak görevlendirilmesi üzerine bu mahkeme 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun Geçici 1. maddesine göre 20.09.2005 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı Kocaeli Çocuk Mahkemesine göndermiştir. Kocaeli Çocuk Mahkemesi de 08.02.2006 tarihinde başlayan duruşmalar zinciri sonrası 31.03.2009 tarihinde sanığın mahkumiyetine karar vermiştir. Sanık müdafinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Dairemiz “5235 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemenin Gebze Sulh Ceza Mahkemesi (suç ve dava tarihi itibariyle Asliye Ceza Mahkemesinin) olduğu gözetilmeden davaya bakılarak esas hakkında hüküm kurulması” gerekçesiyle Kocaeli Çocuk Mahkemesinin kararını bozmuştur. Biz aşağıdaki gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmamaktayız. 1- Bir kere 2253 sayılı Kanuna göre kurulan ve sanığın yargılandığı Kocaeli Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun yürürlüğe girmesi üzerine bu Kanunun geçici 1. maddesindeki emredici hükme göre 20.09.2005 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı Kocaeli Çocuk Mahkemesine göndermiştir. Adı geçen geçici 1. madde görevsizlik kararı verilir dediği için mahkemede doğru olanı yapmıştır. Bozma kararında belirtildiği gibi yetkisizlik kararı da verilir demiyor. Dolayısıyla burada kanuna aykırı bir durum yoktur. 2- Eğer yetkisizlik kararı verilmesi gerekiyorsa bu karar 5271 sayılı CMK’nın 18. maddesine göre duruşmada sanığın sorgusunun yapılmasından önce ileri sürülmesi gerekir. Artık sorgu yapıldıktan sonra yetkisizlik itirazı yapılamaz. Mahkemenin de resen yetkisizlik kararı verme yetkisi yoktur. 3- Bu dosyamızda her ne kadar Kocaeli Çocuk Mahkemesi doğru olarak davaya baksa da hemen hemen bütün yargılama işlemlerini (Savunma, mağdurun dinlenmesi, keşif, bilirkişi incelemesi, sosyal inceleme) talimatla Gebze Asliye Ceza Mahkemesine yaptırılmıştır. Dolayısıyla bu bozma sonrası yerine getirecek bir noksanlık yoktur. 4- Eğer çoğunluk görüşünün yerinde olduğunu düşünsek bile, haksız kararın kaldırılması demek olan bozmanın işe yaraması, yani sonunda başka ve haklı bir karar verilebilmesi lazımdır. Eğer başka bir karar verilemeyecekse, bozmanın da manası yoktur. Hüküm doğru olduğundan ona tesir etmeyen noksanlıkların bozma sebebi sayılmaması gerekir, aksi uygulama 05.10.2004 yılı içinde işlenen bu suçla ilgili olarak dosya mahalline gittiğinde hiçbir işlem yapılmadan 05.04.2012 tarihinde kamu davası zamanaşımından düşürülecektir. Dolayısıyla pratikte bozmanın hiçbir faydası bulunmamaktadır. 5- Sanık 15.01.1988 doğumlu olup, Dairenin kararının verildiği 03.10.2011 tarihinde 24 yaş içerisindedir. Bu yaşta bir yetişkinin çocuk mahkemesinde yargılamasına devam edilmesi yargı adına da iyi bir uygulama olmayacaktır.