6. Hukuk Dairesi 2012/6144 E. , 2012/11383 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, mehir senedinde yazılı eşyaların ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmadığı taktirde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, da…
**6. Hukuk Dairesi 2012/6144 E. , 2012/11383 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, mehir senedinde yazılı eşyaların ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmadığı taktirde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalının mehir senedinde yazılı eşyalara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili, dava dilekçesinde, mehir senedi ile bağışlanan eşyalarının teslim edilmediğini davalı tarafta kaldığını belirterek mehir senedinin 1,8,9,10,11,12,13. sırasında yazılı bulunan yedi kalem eşyanın aynen iadesini ya da bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalılar ise mehir senedinde yazılı eşyaları davacıya teslim ettiklerini artık sorumlulukları bulunmadığını davacının evden ayrıldığı sırada altınları babasına bırakarak döndüğünü diğer mehir senedinde yazılı eşyaların ise tarafların ayrı yaşadıkları müşterek hanede kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Türk Medeni Kanununun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı kadın dava konusu edilen mehir senedinde yazılı eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Davaya konu mehir senedinin 1.sırasındaki 22 ayar 150 gr altın,8.sırasındaki 2 adet yorgan, 9.sırasındaki 1 adet battaniye, 10.sırasındaki 2 altın yüzük ,11.sırasındaki 1 adet kol saati,12. sırasındaki 1.çift perde, 13.sırasındaki elbiselerin,senet metninde bağışlandığı yazılı olmasına rağmen davacı ... Karaman( İnel )'ın teslim aldığına ilişkin bir imzası mevcut değildir.Bu durumda davalıların dava konusu altın ve eşyaların davacıya teslim edildiğini kanıtlamaları gerekir. Davalı taraf mehir senedine dayanılarak istenen bu yedi kalem eşyanın davacıya teslim edildiği iddiasını ancak yazılı deliller ile kanıtlayabilir. Davalı taraf teslim olgusunu yazılı delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki, cevap dilekçelerinde yemin deliline de dayanmışlardır. Bu durumda davalılara söz konusu eşyaları davacıya teslim ettikleri konusunda yemin teklif etme hakları bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın tümünün reddi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.