(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/14944 E. , 2013/16341 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye-Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davacı ... ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi, birleşen dava kira alacağı, karşı dava kiracının maddi taz…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/14944 E. , 2013/16341 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye-Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davacı ... ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi, birleşen dava kira alacağı, karşı dava kiracının maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının karşı davaya yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı-karşı davacının asıl ve birleşen davada tahliye ve kira alacağına ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı kiraya veren, asıl dava dilekçesinde müvekkiline ait ... ada ... parselde kayıtlı otel, kayak tesisi, günübirlik konaklama ve kayak pisti tesislerinin 01.04.2002 tarihli sözleşme ile davalıya kiralandığını, sözleşmenin başlangıç tarihinin 01.01.2003 olmasına rağmen davalının 07.03.2005 tarihinde işletme belgesi alarak tesisi sadece 2005-2006 kış sezonunda işlettiğini, takip eden dönemlerde tesisi kullanmadığı gibi gerekli güvenlik önlemleri almadan kiraya verene bildirim de bulunmadan terk ettiğini, bu sebeple tesiste büyük hasarlar meydana geldiğini, ihtar tebliğine rağmen kiracının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek davalının akde aykırılık nedeniyle kiralanandan tahliyesini istemiş, birleşen dava dilekçesinde ise davacı kiraya veren davalı kiracının sözleşme başlangıcından itibaren ödemediği, 2006-2011 dönemi 673.859,72.-TL kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı kiracı tesisin süresinde faaliyete geçememesinin kiraya verenin sözleşmede verdiği taahhütleri yerine getirmemesinden kaynaklandığını ve davanın reddini savunmuştur. Borçlar Kanun'unun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiraya veren tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.