1. Ceza Dairesi 2025/6294 E. , 2025/8315 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/396 E., 2024/709 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin düzeltilerek esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulu…
1. Ceza Dairesi 2025/6294 E. , 2025/8315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/396 E., 2024/709 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin düzeltilerek esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve 307/3. maddesi gereğince bozma üzerine verilen kararın Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2017 tarihli ve 2016/270 Esas, 2017/96 Karar sayılı kararı ile verilen hükme yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.07.2017 tarihli ve 2017/1862 Esas, 2017/1869 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan Kurum vekili ve katılan Arzhank (Arjeang) Bazzaz Alamdari vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2023/4629 Esas, 2024/2836 Karar sayılı ilâmı ile sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Bozma üzerine İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2024 tarihli ve 2024/396 Esas, 2024/709 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, 2. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılan Kurum vekili ve sanık müdafileri tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi vekâlet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2024 tarihli ve 2024/396 Esas, 2024/709 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına "Katılan ... Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2024 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 48.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Bakanlığa verilmesine," şeklindeki paragrafın eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamına göre sanığın nitelikli kasten öldürme suçunu işlediğine dair cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığından şüphenin sanık lehine yorumlanmasında zorunluluk bulunduğundan şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi Dairemiz sayın çoğunluğunun mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyoruz.