7. Ceza Dairesi 2022/6170 E. , 2024/2008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/4068 Değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : Başvurunun reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 282. maddesine aykırılık eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 1.000,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Ataşehir Kaymakamlığının 29.05.2020 tarihli ve 2020/546 defter sıra sayılı idarî yaptırım karar tutanağına karşı
**7. Ceza Dairesi 2022/6170 E. , 2024/2008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/4068 Değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : Başvurunun reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 282. maddesine aykırılık eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 1.000,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Ataşehir Kaymakamlığının 29.05.2020 tarihli ve 2020/546 defter sıra sayılı idarî yaptırım karar tutanağına karşı kabahatli vasisi tarafından yapılan başvurunun İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.11.2020 tarihli ve 2020/4068 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/83911 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/83911 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğince kabahatlinin sokağa çıkma yasağını ihlal ettiği, dosya içerisinde yer alan 18/05/2020 tarihli kolluk tutanağınca tespit edildiği, eylemin sabit olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de, Kabahatli vasisinin başvuru dilekçesine ekli İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 16/07/2020 tarihli ve 682001 sayılı sağlık kurulu raporunda kabahatliye şizofreni hastalığı teşhisi konulduğunun anlaşılması karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 11/2. maddesinde "Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişi hakkında idari para cezası uygulanmaz." şeklinde yer alan hüküm gereğince, eylem tarihi itibariyle kabahatlinin akıl hastalığı bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, başvurunun reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Her ne kadar kabahatli hakkında COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlere riayet etmemesi nedeniyle uygulanan idarî para cezasına karşı başvurusuna yönelik verilen kararın kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de; 09.11.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile "24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla 11/3/2020 tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen söz konusu kabahatler için idari para cezası verilmez, tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez." şeklinde düzenleme getirildiği, bilahare Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/44 Esas, 2023/71 Karar sayılı kararı ile son cümledeki "... tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez.." ibaresinin iptal edilmesi üzerine, bu kez 15.07.2023 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesine "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idari para cezaları, 31/12/2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idari birime yapılacak başvuru üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre iade edilir." şeklinde bir fıkra eklendiği, bu düzenlemeler ile COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tebirlere riayet etmemek fiilleri ile ilgili olarak 5326 ve 1593 sayılı Kanun'lar uyarınca idarî para cezası verilmemesinin, verilen idarî para cezalarının ilgilisine tebliğ edilmemesinin, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilmesinin, tahsil edilenlerin ise ilgilinin başvurusu halinde iade edilmesinin öngörüldüğü cihetle, kanun yararına bozma müessesinin ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olduğu da gözetildiğinde, isteme konu kararın kanun yararına bozulmasında bir hukuki yarar kalmadığı anlaşılmıştır. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.