Başvuru, lisans olmaksızın madeni yağ üretilmesi gerekçesine dayalı olarak idari para cezası verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, lisans olmaksızın madeni yağ üretilmesi gerekçesine dayalı olarak idari para cezası verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/5/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. İdari Para Cezası Verilmesi Süreci Başvurucu, sanayi tipi sızdırmazlık malzemesi üretimi alanında faaliyet gösteren bir şirkettir. Başvurucu Şirkete ait İstanbul'un Tuzla ilçesinde faaliyet gösteren tesiste kolluk görevlilerince denetim yapılmıştır. Bu denetimde madeni yağ lisansı bulunmadığı hâlde judol adlı yağ üretimi yapıldığı 6/12/2005 tarihli tutanakla tespit edilmiştir. Madeni yağ üretimi yapılan makine ve teçhizat denetim sonucu geçici olarak mühürlenmiştir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), kayıtlarında yaptığı incelemede başvurucu Şirketin madeni yağ lisansı almadığını belirlemiş ve başvurucunun savunmasının alınmasına karar vermiştir. Başvurucunun savunmasını değerlendirdiğini ifade eden EPDK 10/5/2007 tarihinde başvurucuya 460 TL idari para cezası vermiştir. Kararda, madeni yağ lisansı olmadan madeni yağ üretimi yapılması nedeniyle 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi ile Petrol Piyasası Kanunu'nun Maddesi Uyarınca 1/1/2005 Tarihinden İtibaren Uygulanacak Para Cezaları Hakkında Tebliğ (Tebliğ) uyarınca cezanın uygulandığı belirtilmiştir.B. İdari Para Cezasına İtiraz Süreci Başvurucu Şirket; faaliyet gösterdiği alanda ihtiyaç nedeniyle judol adlı karışımı kullandığını, üretmediğini, bu maddenin hatalı şekilde gres yağı olarak tanımlandığını ve üretiminin lisans gerektirmediğinin alınan raporlarla doğrulandığını belirterek idari para cezasına karşı Danıştay Onüçüncü Dairesinde (Daire) iptal davası açmıştır. Daire, judol adlı üründen alınan numune analizi hakkında bilirkişi raporu almıştır. Bilirkişi raporunda, söz konusu ürünün bir gres olup 5015 sayılı Kanun kapsamına göre lisanslı üretime tabi olduğu açıklanmıştır. Daire 26/1/2010 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, alınan bilirkişi raporuna göre judol adlı ticari ürünün lisanslı üretime tabi olduğu ve başvurucu Şirkete ait tesiste lisans alınmaksızın faaliyette bulunulduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Daire ayrıca 5015 sayılı Kanun'un maddesinde 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'un maddesiyle yapılan değişiklik sonucu uygulanacak idari para cezası miktarının yeniden belirlenmesi hususunu değerlendirmiştir. Daire, verilen para cezasının tahsil edileceği tarihte ceza miktarında lehe bir değişiklik olması hâlinde bu miktar üzerinden tahsilat yapılacağından eylemin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuata uygun olarak tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Başvurucu Şirket, karara karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) 13/3/2013 tarihinde temyiz istemini reddederek kararı onamıştır. Başvurucu, İDDK kararına karşı 25/11/2013 tarihinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur. İDDK 1/3/2017 tarihinde karar düzeltme talebini reddetmiştir. Nihai karar 27/4/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Mevzuat Hükümleri 5015 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Petrol ile ilgili;a) Rafinaj, işleme, madeni yağ üretimi, depolama, iletim, serbest kullanıcı ve ihrakiye faaliyetlerinin yapılması ve bu amaçla tesis kurulması ve/veya işletilmesi,...İçin lisans alınması zorunludur. Kurum, geliştireceği ilke ve ölçütler doğrultusunda, iletim ve işleme faaliyetlerinde lisans alma zorunluluğuna muafiyet getirebilir. Lisans vermede taahhüt üzerinden işlem yapılamaz...." 5015 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez.Bu Kanuna göre;a) Aşağıdaki haller ağır kusur sayılarak, sorumluları hakkında beşyüz milyar Türk Lirası idarî para cezası uygulanır:1) Lisans almaksızın lisansa tâbi faaliyetlerin yapılması....İdarî para cezalarının miktarları her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda, milyon kesirleri dikkate alınmaz." 5015 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun'un maddesiyle değişik maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez.Bu Kanuna göre;a) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir:1) Lisans almaksızın lisansa tabi faaliyetlerin yapılması...." Tebliğ'in ilgili kısmı şöyledir:"... Buna göre, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19 uncu maddesinde yer alan para cezası miktarları, 1/1/2005 tarihinden itibaren aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi uygulanacaktır...." Tebliğ'e ek tablonun metin hâline getirilmiş ilgili kısmı şöyledir:"... maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi için 1/1/2005 tarihinden itibaren uygulanacak para cezası (YTL) 460,..."B. Danıştay İçtihadı Danıştay İDDK'nın 19/2/2009 tarihli ve E.2008/3398, K.2009/60 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "5728 sayılı Yasanın gerek genel, gerekse madde 'Gerekçesinde bu değişikliklerin nedeni' İdari yaptırım kararlarının tebliği, kesinleşmesi, takip ve tahsili ile zamanaşımı konularının Kabahatler Kanununun genel hükümler kısmında ayrıntılı olarak düzenlendiğinden buna ilişkin düzenlemelere madde metninde yer verilmemiştir." denilerek açıklanmıştır. Bu durumda, 5015 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca ilgililere verilen idari para cezalarının takip ve tahsilinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun maddesinde; 'Kabahat' deyiminin, kanunun karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; aynı Kanun'un 'Genel Kanun Niteliği' başlıklı, değişik, maddesinde, Bu Kanunun;-İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, -Diğer genel hükümlerinin, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Öte yandan aynı Kanun'un 'Zaman Bakımından Uygulama' başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiş, maddede gönderme yapılan 5237 sayılı Kanun'un 'Zaman Bakımından Uygulama' başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrasında 'Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.' hükmüne yer verilmiştir.Ayrıca, 5326 sayılı Kanun'un 'İdari Para Cezası' başlıklı maddesinin (7) numaralı fıkrasında 'İdari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.' hükmü bulunmaktadır.Yukarıda değinilen yasal hükümler karşısında; idari para cezalarında, ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınması gerekmektedir. Bu itibarla, Daire kararında yer alan, idari para cezası verildikten sonra idari para cezasına esas alınan Yasa hükümlerindeki değişikliğin tekrar dikkate alınmayacağı yolundaki gerekçede hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Buna göre Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nca ihlalin tespit edildiği tarih esas alınarak idari para cezası uygulanması gerekmekle birlikte, işlem tarihindeki veya cezanın tahsili tarihindeki ceza miktarındaki lehe düzenlemelerin de gözönünde bulundurulması zorunludur.Olayda 5015 sayılı Kanun'un maddesinde, davacının ihlalinin tespit edildiği tarihteki ceza miktarının - TL ve 2008 yılında da - TL. olmasına karşın 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla yapılan yeniden düzenleme sonucu - TL'ye indirilmiş, bununla birlikte 2009 yılı için bu miktar - TL. olarak belirlenmiştir. Görüldüğü üzere yeniden değerleme oranında artırım uygulaması nedeniyle para cezası yıllar itibariyle farklı olarak saptanmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlıkta idarece verilen para cezasının tahsil edileceği tarihte şayet ceza miktarında lehe bir değişiklik varsa, bu miktar esas alınmak suretiyle tahsilat yapılacak olmasının, tespit tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak tesis edilen işlemin iptalini gerektirmeyeceği sonucuna varılmıştır."