Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/3904 E. , 2024/2997 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3904 Karar No : 2024/2997 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ye eklenen Geçici 35/B maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih E:... sayılı işleminin ipta…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/3904 E. , 2024/2997 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3904 Karar No : 2024/2997 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ye eklenen Geçici 35/B maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih E:... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: AHİM'in Yüksel Yalçınkaya hak ihlali kararında belirtilen esasların ülkemiz yargı kararlarında içtihat değişikliği yaratacağının ortada olduğu ve bu nedenle bu davada da uygulanması gerektiği, hakkındaki iddiaların somut delillerle ispat edilemediği, suçun manevi unsuru olan bilme ve isteme kriterlerinin olayda gerçekleşmediği, geçmiş yıllara ait olan ve tamamen hayatın olağan akışı içerisinde gerçekleşen yasal eylemlerin iltisak kapsamı altında değerlendirilemeyeceği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine ve masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir ve ölçülü olmadığı, hakkında tesis edilen işlemle Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, hakkında verilen HAGB kararının dikkate alınmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğu değerlendirilebilecek kriterlerden hiçbirinin şahsında gerçekleşmediği, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği ileri sürülmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davalı idareler tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmakla birlikte davacı hakkındaki anılan ceza mahkemesi kararında yer alan; "... Sanığın, örgüte müzahir bir kurumda SGK kaydının bulunması, üniversite okuduğu dönemde örgüte müzahir evlerde kaldığına ve dini sohbet adı altında organize edilen toplantılara iştirak ettiğine, ilerleyen süreçte asker mahrem yapılanması içerisinde mahrem imam sıfatı ile yer aldığına, bu anlamda örgüt hiyerarşisine bağlı olarak bir kısım askeri öğrenci ve asker şahıslardan sorumlu olduğuna, katılımcılarını askeri öğrencilerden ve asker şahıslardan oluşturduğu gizli toplantılar organize ettiğine, örgüt hiyerarşisi içerisinde etkin ve aktif bir rolünün bulunduğuna dair Mahkememizce hükme esas alınabilecek nitelikte kabul edilen tanık beyanları ve yine bu hususta sanığın aşamalardaki beyanları, ardışık/tekli arama kayıtlarını gösterir HTS tutanağı..." tespitleri de dava dosyasındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğu kanaatine varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.