(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3768 E. , 2008/4556 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar inc…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3768 E. , 2008/4556 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, murisine ait ... ve ... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında “... oğlu ...” kaydının “... oğlu ...” olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuş, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Kaydında düzeltim istenilen ... parsel tapuya dayalı; ... parsel ise kadastro çalışmasında yapılan tespite itiraz edilmesi sonucu tescil edilmiş, tescile dayanak oluşturan bu kayıtlar ve tedavülleri getirtilmemiştir. Nüfus Müdürlüğünden yapılan araştırmada tapu maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip “... ve ... oğlu 1923 doğumlu ....” kaydı bulunmuştur. Taşınmazın bulunduğu mahalde 06.08.2007 tarihinde zabıtaca yapılan araştırmada “... ve ... oğlu, ...’ın” .... Köyü’nde ikamet ettiği, “... ve ... oğlu, ...” adında kişinin bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkemece, mülkiyet aktarımına neden olunmaması için, tescile dayanak oluşturan tüm kayıtlar tedavülleri ile birlikte getirtilerek malik olduğu iddia edilen ...’nun kök muris nüfus kayıtları ile birlikte değerlendirilmeli, Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile daha titiz bir araştırma yaptırılmalı, gerektiğinde taşınmaz başında mahalli bilirkişilerinin ve sağ oldukları belirlendiğinde tespit bilirkişilerinin de katılımı ile keşif yapılarak taşınmazın kime ait olduğu belirlenmelidir. Tüm bu araştırma ve incelemeler yapılmadan, eksik araştırma ve soruşturma ile davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.