7. Ceza Dairesi 2021/22653 E. , 2023/5635 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/551 E., 2018/590 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği tem…
**7. Ceza Dairesi 2021/22653 E. , 2023/5635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/551 E., 2018/590 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 26.09.2011 tarihli ve 2011/346 Esas, 2011/294 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 130 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 26.09.2011 tarihli ve 2011/346 Esas, 2011/294 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 07.02.2013 tarihli ve 2013/0151 Esas, 2013/0305 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve iptal kararının suç tarihinden sonra yürürlüğe giren lehe kanun ile aynı hukuki sonuçları doğurması karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda, Mahkemesince yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.07.2013 tarihli ve 2013/693 Esas, 2013/287 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca iki ... on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 10.08.2013 tarihinde kesinleşmiştir. 4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10.08.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 31.12.2015 tarihinde basit yaralama suçunu işlediğinin Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/192 Esas, 2016/447 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/590 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.07.2013 tarihli ve 2013/693 Esas, 2013/287 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmünün açıklanmasına, sanığın askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, 02.08.2010 tarihinde izin talebine olumsuz cevap verilmesine sinirlenerek, 16.00- 18.00 saatleri arasındaki Astsubay Nizamiye nöbetinde, nöbet kulübesinin camına kasten yumruk atmak suretiyle kırdığı, olay sebebiyle 20 TL tutarında hazine zararının oluştuğu maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık savunmalarında özetle; olay tarihinde nişanlısı ve ailesi ile ilgili bazı sorunları olduğunu, bu sebeplerle o zamanki kısım komutanından birkaç gün üst üste izin istediğini, yeterli personel bulunmadığından bahisle kendisine izin verilmediğini, en son talebinin de yine reddedildiğini, komutanın odasından çıktıktan sonra sinirle nöbet yerinin camına yumruk atarak kırdığını, kırdığı camın bedelini ödediğini, Askeri Yargıtayın bozma ilamına uyulmasını, şartların oluşması durumunda hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul ve talep ettiğini beyan etmiştir. 3.Kovuşturma aşamasında dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaasında; sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinden istifade edemeyeceğini ve askerliğe elverişliliğinin tespiti açısından adli müşahadesine gerek olmadığını belirtmiştir. 4.02.08.2010 tarihli olay tespit tutanağında, sanığın nizamiye nöbeti esnasında nöbet kulesinin camına kasti bir şekilde yumruk atarak elini kesmesine sebebiyet verdiği belirtilmiştir. 5.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/192 Esas, 2016/447 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 6.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; ... kişilerin askeri suçları ile bunların ... kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 2.1632 sayılı Kanun'un “mallara karşı yapılan diğer suçlar” başlıklı sekizinci faslında yer alan 130 uncu maddesi; “Askeri eşyayı kasten terk veya kısmen yahut tamamen tahrip eden, özürsüz kaybeden veya harabolmasına sebebiyet veren veya özel menfaati için kullanan ... kişiler, eşyanın değeri, önemi, meydana gelen hasarın miktarı ve fiilin işleniş şekline göre üç aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Suç konusu eşya; silah, mühimmat, savaş aracı veya gereci ise ceza artırılır. Kaybedilen, kasten terk veya kısmen yahut tamamen tahrip edilen veya harabolmasına sebebiyet verilen eşyanın ödettirilmesine de ayrıca hükmolunur.” hükmünü içermektedir. Askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçunun oluşumu için; askeri eşyanın tahrip edilmesi yani eşyanın yıkılıp, kırılması, yırtılması, harap edilmesi, bozulması gerekmektedir. Eşyanın tahribi herhangi bir şekilde yapılabilir. Ancak suçun oluşması için ayrıca suç işleme kastının bulunması gerekmektedir. Buradaki suç kastı askeri bir eşyanın bilerek ve istenerek tahrip edilmesidir. Bu açıklamalar ışığında; sanığın, askeri eşya olduğunda şüphe bulunmayan birlik içerisindeki nizamiye nöbetçi kulesinin camına yumrukla vurarak tahribine sebep olduğu gözetildiğinde 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça konu eyleminin sabit görülerek denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir. 4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/590 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.