İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 03/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/11/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarih, 2023/951 Esas ve 2025/644 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....İcra Müdürlüğü’ nün 2022/14149 E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı davalı/borçlu tarafından ö…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2385 KARAR NO : 2025/2254 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2025 NUMARASI : 2023/951 Esas ve 2025/644 Karar DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 03/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/11/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarih, 2023/951 Esas ve 2025/644 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....İcra Müdürlüğü’ nün 2022/14149 E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı davalı/borçlu tarafından ödeme emrine , borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, 24.12.2012 Tarihli faturadan kaynaklı 2300 Dolar olan davacıya ait alacağın 23.12.2022 tarihindeki TL karşılığı olan 42.916,16.TL üzerinden borçlu şirket tarafından davacıya ödeme yapılmasını ve yine 27.12.2012 Tarihli faturadan kaynaklı 9400 Dolar olan davacıya ait alacağın 23.12.2022 tarihindeki TL karşılığı olan 175.396,48 TL üzerinden borçlu şirket tarafından davacıya ödeme yapılmasını .... İcra Müdürlüğünün 2022/14149 E. Sayılı icra dosyasından talep edildiğini, davalının borcunun toplamda 2300,00(USD) dolar ve 9400,00 (USD)dolar olarak toplamda ise 11.700,00 (USD)dolar olduğunu, davacıya ait olan aracın davalı şirkete nakliye hizmeti sunduğunu, bu hizmet karşılığında da faturalar kesildiğini, ancak davalı şirketin faturalarda yer alan dolar alacaklarını ödemediğini, davacıya ödeme yapılmasını .... İcra Müdürlüğünün 2022/14149 E. Sayılı icra dosyasında talep ettiğini, ancak davalının davacının alacağını ödemediğini, icra takibine itiraz ettiğini, davalı şirketin davacıya olan borçlarını ödediğine dair yazılı bir delil ve ispat sunması gerektiğini, davalı şirketin herhangi bir delil sunmadığını ve faturalardan kaynaklı olarak davacıya olan borcu ödediğini ispat etmediğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla , öncelik adli yardım talebinin kabulünü ve davanın kabulünü, .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2022/14149 esas sayılı dosya dosyasına borçlu tarafından yapılan 02.01.2023 tarihli itirazın iptalini ve icra takibinin devamını asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirketin, takibe konu fatura sebebi ile davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ve takibe konu faturaların navlun faturası olduğunu, fatura tarihinden neredeyse 10 yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra iş bu faturaların ödenmediğinin iddiası ile davalı aleyhine takibe konu edildiğini, borcun ödendiğine dair beyanlarının doğruluğunun banka hesaplarında yapılan ödemeler ve davalının şirket defter ve kayıtları incelendiğinde tespit edileceğini, ... adına hareket eden ... ve ...'ye yapılan havale ve eftlere ilişkin bilgi ve belgeler bankalardan celp edildiğinde beyanlarının doğruluğunu ve ödemenin yapıldığını, davalı şirketin ...'ye herhangi bir borcunun kalmadığını, TTK kanunu uyarınca zaman aşımına uğradığından davanın reddini, davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarih, 2023/951 Esas ve 2025/644 Karar sayılı kararında, dava konusu taşıma yurt dışı taşıması olup, bu taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulanacak CMR Konvansiyonu'nun 39/4 maddesine göre, "Taşımacılar arasındaki davalarda 32. madde hükümlerinin uygulanacağı, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesine göre ise, bu sözleşme gereğince yapılan taşımalarda, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlara dayanılarak açılacak davaların üç yıllık zamanaşımına, bunun dışındaki nedenlere dayanılarak açılan davaların ise, bir yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davacı tarafından, bakiye navlun alacağının tahsili istendiğinden, davanın bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacı tarafça dava ve icra takip konusu 24/12/2012 ve 27/12/2012 tarihli faturalar için bir yıllık zamanaşımı süresi dışında .... İcra Müdürlüğünün 2022/14149 esas sayılı icra takip dosyası üzerinden 23.12.2022 tarihinde icra takibi başlattığı, bu nedenle yurt dışı taşımasına konu alacağın tahsili için açılan davanın zamanaşımına uğradığı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu edilen alacağın hizmet sözleşmesine dayalı olduğunu, sürekli ve kesintisiz 4 yıl boyunca devam ettiğini, hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesi ve zamanaşımı hükümlerinde TBK 146. Maddesi gereği 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, mahkemenin, davayı yalnızca zamanaşımı yönünden değerlendirerek esasa ilişkin inceleme yapmadığını, bu durumun, HMK m. 27 (adil yargılanma hakkı) ve HMK m. 141(esasa girme yükümlülüğü) maddelerine aykırı olduğunu, mahkeme, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin niteliğini ve alacağın varlığını incelemediğinden, bu nedenle maddi gerçeğe ulaşamadığını, davacı C2 Yetki Belgesi’nin ilgili kurumlardan (Ulaştırma Bakanlığı ve davalıdan) müzekkere ile istenmesini talep ettiğini, ancak yerel mahkemenin bu talebi yerine getirmediğini, bunun, HMK m. 194 (mahkemenin delil toplama yükümlülüğü) maddesine aykırı olduğunu, ayrıca, hizmet ilişkisinin sürekliliğini doğrulayacak c2 yetki belgesi, bilirkişi raporu ve faturaların, değerlendirilmediğini, bu eksiklik, kararın usul ve yasaya aykırılığını açıkça ortaya koyduğunu, ayrıca aynı davalıya karşı açmış olunun ve iş bu davadaki aynı mahiyetteki faturadan kaynaklı yani dava konusuda aynı olan itirazın iptali davası .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/698 ESAS 2025/179 karar sayılı ilamıyla kısmen kabul edildiğini, ilgili davada davalı tarafın zamanaşımı itirazları dikkate alınmadığını ve davanın kabul edildiğini, bu sebeple isitnaf talebinin kabulü ile hukuka aykırı olan yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarih, 2023/951 Esas ve 2025/644 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkete nakliye hizmeti vermesi sebebiyle davalıya 24.12.2012 tarihli ve 27.12.2012 tarihli 2 adet faturanın kesildiği, davalının faturaların bedelini ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/14149 Esas sayılı dosyasında fatura bedellerinin Türk Lirası karşılığının tahsili için icra takibinin başlatıldığı, davalının itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından, navlun faturasından kaynaklı alacağın zaman aşımına uğradığı ayrıca borcun ödendiği belirtilerek davacıya borçlarının bulunmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, uluslararası taşımadan kaynaklanan navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip dayanağı faturalara konu taşımanın Özbekistan ülkesinden Kayseri iline ve Özbekistan ülkesinden Bursa iline yapılan nakliye sebebiyle düzenlenmiş olup mahkemece, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davaya konu taşıma, yapıldığı güzergaha göre CMR Konvansiyonu, yani “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi” hükümlerine tabi bulunmaktadır. CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre zaman aşımı defiinin ve uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gereklidir (Yargıtay 11.HD'nin 09.10.2017 Tarih ve 2016/5856 Esas - 2017/5143Karar sayılı ilamı da aynı mahiyettedir) CMR'nin 32/1. maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Sürenin başlangıcı ise; "a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde, c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir." şeklinde belirtilmiştir. Anılan maddenin 2. fıkrasında ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir. CMR’nin 32/1.maddesindeki "sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davalar" şeklindeki geniş ifadenin kapsamına taşıyıcının taşıma ücreti (navlun) ve diğer alacakları için açacağı davalar da girmektedir. CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda 6098 sayılı TBK’nın 153, 154 ve 157. maddeleri hükümlerinin de bu çerçevede gözetilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından 24.12.2012 tarihli ve 27.12.2012 tarihli 2 adet faturaya konu navlun alacağının tahsili talebiyle yapılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup, takip dayanağı faturalarda Özbekistan ülkesinden Bursa ve Özbekistan ülkesinden Kayseri'ye yapılan nakliye navlunu sebebiyle düzenlendiği belirtilmiştir. Uluslararası taşımadan kaynaklanan talepler, CMR'nin 32/1.maddesi uyarınca 1 yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Davacının, takip dayanağı faturalar dışında taşıma sözleşmesi ya da başkaca belge sunulmadığından, zaman aşımı süresinin başlangıcının ise, yine CMR'deki "Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir." hükmü uyarınca belirlenmesi gerekir. Bu durumda, 24 .12.2012 tarihli fatura yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin 24.03.2013 başladığı ve 24.03.2014 tarihinde sona erdiği, 27.12.2012 tarihli fatura yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin 27.03.2013 tarihinde başladığı ve 27.03.2014 tarihinde sona erdiği, davacının ise faturalara dayanan icra takibini 23.12.2022 tarihinde başlattığı anlaşıldığından, davacının takibe ve davaya konu ettiği alacağın zaman aşımına uğradığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarih, 2023/951 Esas ve 2025/644 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.683,10.TL İstinaf kanun yoluna başvurma harcı, 615,40.TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 2.298,50.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 03/11/2025 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır