Başvuru, tadilat ruhsatının iptali istemiyle açılan davada hükme esas alınan bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi, iddia ve itirazların etkin bir şekilde ileri sürülememesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; tadilat ruhsatının iptali istemiyle açılan davada hükme esas alınan bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi, iddia ve itirazların etkin bir şekilde ileri sürülememesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 19/6/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların bağımsız bölüm maliki oldukları sitede 28/1/2016 tarihinde Blok Malikleri Kurulu Toplantısı yapılmış, toplantıda ana yapıya ve ana taşınmazın boş kısımlarına yönelik tadilat projesi düzenlenmesi için Yönetim Kuruluna yetki verilmiştir. Söz konusu yetki üzerine ilgili site için 20/4/2016 tarihli tadilat ruhsatı düzenlenmiştir. Başvurucular, tüm kat maliklerinin onayı gerekmesine karşın muvafakatname aranmadan söz konusu siteye 20/4/2016 tarihli tadilat ruhsatı verildiğinden bahisle anılan ruhsatın iptali istemiyle Bahçelievler Belediye Başkanlığı aleyhine İstanbul İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 28/2/2017 tarihli kararı ile dava konusu işlemin iptaline hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde özetle ana yapıya ve ana taşınmazın boş kısımlarına yönelik tadilat projesi düzenlenebilmesi için kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası gerekmesine karşın ilgili sitenin 28/1/2016 tarihli Blok Malikleri Kurulu Toplantısında söz konusu çoğunluk sağlanmadan ve mevzuattaki yeter sayılarına aykırı olacak şekilde ilgili kararın alındığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Yargılama devam ederken 8/3/2017 tarihinde ilgili Site Blok Kat Malikleri Yönetim Kurulunca kat malikleri toplantıya davet edilmiş, kat maliklerinin yarısından fazlasının (toplam 428 kat malikinin 321'i) katılımıyla toplantı yapılmış, bu toplantıda toplantıya katılanların büyük çoğunluğunun ve bütün kat maliklerinin yarısından fazlasına tekabül eden sayıda üyenin oyuyla iptali istenen tadilat ruhsatının devamının gerektiği yönünde karar alınmış, ayrıca Kat Malikleri Yönetim Kuruluna bu yönde yetki verilmiştir. Yine yargılama devam ederken Site Blok Kat Malikleri Yönetim Kurulu tarafından tadilat ruhsatına konu değişikliklerin 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun maddesi kapsamında faydalı yenilik ve ilaveler olduğunun tespiti talebiyle 25/8/2017 tarihinde Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine (Sulh Hukuk Mahkemesi) başvuruda bulunulmuştur. Sulh Hukuk Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine dosyaya sunulan 22/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda; ortak mahallerde yapılan ilave ve yeniliklerin tüm kat maliklerinin yararına olduğu, kullanımı kolaylaştırdığı, tesisin değerini artırdığı, taşınmaz maliklerine, kiracılara ve alışveriş için gelenlere rahat ve modern bir imkân yarattığı, böylelikle sitenin çağdaş ihtiyaçlara karşılık verecek bir tesis hâline getirildiği kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir. Mahkemenin kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesinin (Bölge İdare Mahkemesi) 22/3/2018 tarihli hükmüyle istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine oyçokluğuyla kesin olarak karar verilmiştir. İstinaf kararının gerekçesinde; dava devam ederken 8/3/2017 tarihinde Kat Malikleri Kurulunun toplantıya davet edildiği, yapılan toplantıda iptali istenen tadilat ruhsatının devamının gerektiğine bütün kat maliklerinin yarısından fazlasına tekabül eden sayıda üyenin oyuyla karar verildiği ve Kat Malikleri Yönetim Kuruluna da bu yönde yetki verildiği, yine tadilat ruhsatına konu değişikliklerin ''faydalı yenilik ve kullanım kolaylığı'' kapsamında olduğunun Sulh Hukuk Mahkemesinin E.2017/143 İş sayılı dosyasına sunulan 22/10/2017 tarihli bilirkişi raporu ile ortaya konulduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir. Bu değerlendirmeler ışığında dava konusu tadilat ruhsatına konu edilen site alanındaki ilave ve yeni yapıların tüm kat maliklerinin yararına olduğunun Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile anlaşıldığı, bu kapsamdaki imalatlar için mevzuatta öngörülen kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğunun sağlandığı, dava konusu işlemin tesisinden sonra olmakla birlikte uyuşmazlığa konu ruhsatla ilgili mevzuatta öngörülen eksik işlemlerin tamamlanmış olması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararındaki karşıoy gerekçesinde ise ilk derece mahkemesince karar verilmesinden sonra ve bu kararda belirtilen eksiklerin giderilmesi amacıyla toplantı yapılması, bu toplantıda tadilat ruhsatı alınması için Yönetim Kuruluna yetki verilmesi ve yine bu tarihten de çok sonra yapılan değişikliklerin faydalı değişiklik olduğu yönünde adli yargı mahkemesi aracılığı ile bilirkişi raporu aldırılması bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tadilat ruhsatı alınmasını mümkün kılsa da tesis edildiği tarihte kanun hükümlerine uygun tesis edilmeyen işlemi yasal hâle getirmesine olanak bulunmadığı ve dava konusu işlemin iptalinin gerektiği belirtilmiştir. Nihai karar 23/5/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 19/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 634 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar.Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz..." 634 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Kat malikleri, anagayrimenkulün ortak yerlerinde kendi başlarında bir değişiklik yapamazlar; ortak yerlerin düzgün veya bunları kullanmanın daha rahat ve kolay bir hale konulmasına veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarıyacak bütün yenilik ve ilaveler, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır. .."