13. Hukuk Dairesi 2015/42428 E. , 2018/4945 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R AR Davacı, rahatsızlığı nedeniyle davalı hastaneye başvurduğunu, diğer davalı tarafından kendisine kolonoskopi yapıldığını, bu işlemden sonra da…
**13. Hukuk Dairesi 2015/42428 E. , 2018/4945 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R AR Davacı, rahatsızlığı nedeniyle davalı hastaneye başvurduğunu, diğer davalı tarafından kendisine kolonoskopi yapıldığını, bu işlemden sonra dayanılmaz acılar çekmesine rağmen bu durumun gaz sancısı olduğu bilgisi verilerek taburcu edildiğini, ağrılarının sürmesi üzerine farklı bir hastaneye gitmek zorunda kaldığını ve bu hastanede yapılan tetkik neticesinde kolonoskopi işlemi sırasında bağırsağının delindiğinin tespit edildiğini, bu nedenle iki defa ameliyat geçirmek zorunda kaldığını beyan ederek şimdilik 10.000,00.- TL maddi tazminat ile 10.000,00.-TL manevi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davalılardan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı hastanede diğer davalı doktor tarafından yapılan kolonoskopi sırasında meydana gelen bağırsak delinmesinden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, maddi ve manevi zararlarının tazmini için eldeki davayı açmıştır. Davalılar, davanın reddini dilemiş, mahkemece de Adli Tıp Genel Kurulu raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içinde, Adli Tıp Kurumunun 16.04.2014 raporunda ve Adli Tıp Genel Kurulunun 11.06.2015 tarihli raporunda, davalı doktora atfı kabil ihmal ya da kusur tespit edilemediği mütalaa edilmiştir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır. (BK 386-390) Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören Vekil özenle davranma zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK 321/1 md). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafifde olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.