Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5595 E. , 2024/6244 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5595 Karar No : 2024/6244 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Moda Tekstil Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: …
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5595 E. , 2024/6244 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5595 Karar No : 2024/6244 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Moda Tekstil Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Şirket tarafından; İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bekçi kulübesi ve bahçe olarak işgal edildiğinden bahisle 20/03/2015–10/04/2019 dönemi için düzenlenen 595.790,68-TL tutarlı ... tarihli ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda, arsa vasıflı taşınmazın 27/08/2010 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, yerinde yapılan incelemede etrafının çevrildiğinin, giriş bariyeri, bekçi kulübesi, otopark ve bahçe olarak kullanıldığının; fotoğraflar, taşınmazın uydu görüntülerinin GIS ortamına aktarılması sonucu yapılan ölçümler ile geçerli haritalarda yapılan incelemeler ve ölçümler 420 m² alanın işgal edildiğinin, davacının sunduğu Ticaret Sicil Tasdiknamesine göre Sahil Şubesi olarak anılan taşınmazda 07/06/2017 tarihinde faaliyete başlandığı, ancak uydu görüntülerinden ecrimisil istenilen dönemde taşınmazın davacı tarafından kullandığının açık olduğu, taşınmazın konumu, bulunduğu bölgenin özellikleri, kullanım şekli, fiziki şartları, başkalarına kiraya verilmesinin mümkün olup olmaması, emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, bilirkişi heyetlerince düzenlenmiş raporlar, emlak vergisine esas alınan asgari sokak/cadde m² birim değeri, piyasa koşullarının değerlendirilen döneme göre farklılaşması ve bölgenin emlak değerlerinin artması dikkate alındığında taşınmaz için 2019 yılında ecrimisil getirisinin yıllık 270,00-TL/m² olacağı kanaatine varıldığının, buna göre işgal dönemi için 337.534,61-TL ecrimisil bedelinin hak ve nesafete uygun olduğunun ortaya konulduğu, bilirkişi raporunun dayandığı verilere göre karar vermeye yeterli bulunduğu, buna göre dava konusu işlemin 337.534,61-TL'ye ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu, bu tutarı aşan 258.256,07-TL'lik kısmının ise hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 258.256,07-TL'lik kısmının iptaline, 337.534,61-TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, taşınmazın 20/03/2015 tarihinden itibaren işgal edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı gibi 10/04/2019 tarihinde yapılan anılan tespitin hayatın olağan akışına da uygun olmadığı, kurumsal bir firma olan davacı şirketin belgelerle faaliyete başlama tarihinin 07/06/2017 olduğu ortaya konulmuş iken uydu görüntülerine istinaden yapılan belirlemenin kabulünün mümkün olmadığı, hemen yakında bulunan nikah dairesine gelen araçların park alanı olarak kullanımına açık olan yerin davacı tarafından önceki dönemde işgal edildiğinin ileri sürülmesinin hakkaniyetli olmadığı, bilirkişi raporunda yer alan emsallerin de davacı aleyhine yorumlanarak ecrimisil bedelinin fahiş olarak hesaplandığı ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, komisyonca takdir edilen bedellerin, yerin kullanım amacı, ticari sirkülasyon, enflasyon oranı göz önünde bulundurularak emsal ve günün rayicine uygun olarak belirlendiği belirtilerek, ecrimisil bedelinin fahiş olduğu iddiasının yersiz olduğu ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 337.534,61-TL ecrimisil tutarı yönünden davanın reddine yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının onanması; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın Bölge İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin 258.256,07-TL ecrimisil tutarının iptaline yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının, temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar; kararın, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 337.534,61-TL tutarındaki kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. Davalı idarenin, kararın dava konusu ecrimisil ihbarnamelerine konu 258.256,07-TL ecrimisil tutarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.'' hükmü yer almaktadır. 2886 sayılı Kanun’un 74. maddesine istinaden çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." 5. fıkrasında ise "Emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değeri dikkate alınır." hükümleri yer almıştır. Ecrimisil istenilen dava konusu taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan bir alan olup, ecrimisil istenilen dönem dikkate alındığında, 20/03/2015–10/04/2019 tarihleri arasındaki dönemin, 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nden sonraki dönem olduğu anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bekçi kulübesi ve bahçe (etrafı çevrili asfalt dökülü alan) olarak işgal edildiğinden bahisle 20/03/2015–10/04/2019 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenen 595.790,68-TL tutarlı ... tarihli ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenerek davacı şirkete tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için Mahkemece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve karara dayanak alınan bilirkişi raporunda; " taşınmazın konumu, mevkii, bulunduğu bölgenin özellikleri, taşınmazın kullanım şekli ve fiziki şartları, başkalarına kiraya verilmesinin mümkün olup olmaması, emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, bilirkişi heyetlerince düzenlenmiş raporlar, emlak vergisine esas alınan asgari sokak/cadde m2 birim değeri, piyasa koşullarının değerlendirilen döneme göre farklılaşması ve bölgenin emlak değerlerinin değer kazanması, değerlendirmeye alınarak ve bunlardaki veriler ile hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirilerek, dava konusu bekçi kulübesi + bahçe (etrafı çevrili asfalt dökülü alan) alanı için 2019 yılı yıllık m² ecrimisil bedeli 270,00 TL/m² olacağı kanaatine varıldığı, sonuç olarak, davacı tarafından işgal edilen 420,00 m²'lik alana ilişkin olarak 20/03/2015 – 10/04/2019 tarihleri arası 4 yıl 0 ay 22 günlük dönem için hesaplanan toplam 337.534,61 TL ecrimisil bedelinin hak ve nefasete uygun olduğu" yolunda sonuç ve kanaat bildirildiği, yapılan hesaplamanın da Mahkemece yerinde bulunduğu ve verilen karara dayanak alındığı görülmektedir. Ancak işgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisilin tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı, varsa önceki dönem kira ve emsal ecrimisil bedelleri gibi tüm faktörlerin etkili olduğu bilinmekte ise de anılan Tebliğde yer verilen oranın asgari düzeyi ifade ettiği, somut olayda söz konusu kullanımın bulunduğu şehrin, mevkiin ve trafiğinin yoğunluğu göz önünde bulundurulduğunda, ayrıca, 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği düzenlemesinin dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur. Uyuşmazlıkta Kazlıçeşme Mahallesi sınırları içinde yer alan taşınmazın Kennedy Caddesine cepheli olduğu ve cephe aldığı caddenin emlak vergisine esas alınan arsa m² birim değerinin (% 3'ü) yıllar itibarıyla; 2015 için 315,15 TL; 2016 için 323,96 TL; 2017 için 336,37 TL, 2018 için 390 TL, 2019 için, 436,28 TL olarak belirlendiği ve bu birim bedeller üzerinden ecrimisil bedelinin hesaplandığı anlaşılmıştır. Bu durumda; davalı idare tarafından, ecrimisil takdirinde taşınmazın cepheli olduğu caddenin emlak vergisine esas değerinin %3'ünün alındığı ve savunma dilekçesinde de bunun belirtilmiş olmasına rağmen, yapılan hesaplamada ve bu hesaplama esas alınarak verilen kararda bu hususun dikkate alınmadığı, taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil bedeli belirlenmesi gerektiği kuralının açık olduğu dikkate alındığında, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, redde ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdare Dava Dairesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.