1. Hukuk Dairesi 2007/11850 E. , 2008/134 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı Ahmet Tabak'ın kendisinden mal kaçırmak amacıyla 1 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu dairenin çıplak mülkiyetini ikinci eşi olan davalı Fatma'ya satış suretiyle temlik ettiğini, Fatma'nın da diğer davalıya devrettiğini, temliklerin muvazaalı olduğu ileri sürerek tapu iptal ve miras payı oranında tescil, olmazs…
**1. Hukuk Dairesi 2007/11850 E. , 2008/134 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı Ahmet Tabak'ın kendisinden mal kaçırmak amacıyla 1 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu dairenin çıplak mülkiyetini ikinci eşi olan davalı Fatma'ya satış suretiyle temlik ettiğini, Fatma'nın da diğer davalıya devrettiğini, temliklerin muvazaalı olduğu ileri sürerek tapu iptal ve miras payı oranında tescil, olmazsa değerinin tazmini isetğinde bulunmuştur. Davalılar, satışın gerçek olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. - KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, iptal ve tescil isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris Ahmet'in malik olduğu 1 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümün 1/2 payını 8.12.1999 tarihinde davalı Fatma'ya satış suretiyle temlik ettiği, onun da 1.7.2004 tarihinde diğer davalı Gülseren'e aynı sebeple intikal ettirdiği anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakanın davalılardan Fatma'ya yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.