3. Ceza Dairesi 2022/1231 E. , 2022/4115 K. "" I-TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2021 tarih ve 2021/135040 sayılı yazısı ile Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2, 62 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1. maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/05/2020 tarihli ve 2017/225 esas, 2020/193 sayılı kararını kapsayan dosya…
**3. Ceza Dairesi 2022/1231 E. , 2022/4115 K.** **"İçtihat Metni"** I-TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2021 tarih ve 2021/135040 sayılı yazısı ile Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2, 62 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1. maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/05/2020 tarihli ve 2017/225 esas, 2020/193 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında yer alan, “(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 06/07/2020 tarihli ve 2019/9578 esas, 2020/3338 karar sayılı ilamında yer alan, "5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen ve 3713 sayılı TMK'nın 3. maddesinde tadat olunan mutlak terör suçlarından olması nedeniyle aynı Kanunun 5. maddesinin zorunlu olarak uygulanmasını gerektiren silahlı terör örgütü üyesi olmak suçu-(ları)nda cezanın alt sınırının beş yıldan fazla (7 yıl 6 ay hapis cezası) olduğu görülmektedir. Bu nedenlerle sanık hakkında, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan yapılan yargılama sırasında, CMK'nın 150/3 maddesi gereğince isteğine bağlı olmaksızın hatta açıkça müdafi istemediğini beyan etse bile müdafi görevlendirme zorunluluğu bulunmaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanığın 25/02/2020 tarihli oturumda haklarını anladığını, süre ve müdafii talep etmediğini beyan etmesi üzerine, müdafiisi bulunmaksızın savunmasının alındığının anlaşılması karşısında; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 02/11/2021 gün ve 94660652-105-34-19058-2021-Kyb sayılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Dairemize gönderilmiştir. II-OLAY: