8. Ceza Dairesi 2025/5607 E. , 2026/489 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/771 E., 2025/479 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği…
8. Ceza Dairesi 2025/5607 E. , 2026/489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/771 E., 2025/479 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2024/189 Esas, 2025/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3.,188/4-a.,43/1.,62/1.,52/2-4.,53.,63.,54/4. maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 18.03.2025 tarihli ve 2025/771 Esas, 2025/479 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair somut delil bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 02.11.2023 tarihinde kolluk görevlilerince devriye görevinin ifa edildiği sırada, durumundan şüphelenilerek durdurulan sanık ...'nın kaba üst yoklaması yapılacağı sırada sanığın sağ cebinden çıkartmış olduğu naylon içerisinde sarılı madde incelendiğinde, 22 adet alüminyum paketler içerisinde metmafetamin, yine 1 adet alüminyum paket içerisinde metamfetamin ve sigara paketinin içerisinde içime hazır 1 adet esrar olduğu, 27.02.2024 tarihinde kolluk görevlilerince uyuşturucu madde ticaretini önlemeye yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, ... Mahallesi, Şehit ... Caddesi üzerinden metruk binaların bulunduğu alandan, Şehit ... Caddesine merdivenlerden inen, durumundan şüphelenilen iki erkek şahsın yaya olarak ilerledikleri, şahısların bulvar üzerinde birbirlerinden ayrıldıkları, daha sonra yapılan kimlik kontrolünde tanık U.Y. olduğu anlaşılan şahsın üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, elinde bulunan alüminyum folyoya sarılı metamfetamin maddesini rögar kapağına attığını beyan ettiği, daha sonra yapılan kimlik kontrolünde tanık M.T.'nin durdulduğu, tanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda tanığın kendi rızası ile elinde bulunan alüminyum folyoya sarılı metamfetamin maddesini görevlilere rızası ile teslim ettiği, tanık M.'ın uyuşturucu maddeyi sanıktan 525,00 TL karşılığında satın aldığını beyan ettiği iddiasına ilişkin olarak; 02.11.2023 tarihinde sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan soruşturma başlatıldığı, hakkında ifade alma işleminin yapıldığı ve bu suretle fiili ve hukuki kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek 27.02.2024 tarihinde uyuşturucu ticareti yapma fiili işlediğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan olay tutanağı, tanık beyanları, kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 18.03.2025 tarihli ve 2025/771 Esas, 2025/479 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.