3. Ceza Dairesi 2022/37942 E. , 2023/1108 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/908 E., 2022/1157 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 say…
**3. Ceza Dairesi 2022/37942 E. , 2023/1108 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/908 E., 2022/1157 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2022 tarihli ve 2022/70 Esas, 2022/335 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/908 Esas, 2022/1157 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.10.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle, pandemi kısıtlamaları kalkmasına rağmen yargılamanın SEGBİS ile yapıldığına, Anayasa'nın 10 ile TCK'nın 2, 7, 21 ve 30 maddelerinin sanık hakkında da uygulanması gerektiğine, ''şüpheden sanık yararlanır'' ve ''masumiyet karinesi'' kurallarına aykırı karar verildiğine, adil yargılanma hakkı ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiğine, tanık S. K.'nın beyanının özgür iradesi ile verilmemiş olmasına rağmen mahkumiyet kararına dayanak teşkil ettirildiğine, tanık S.K.'nın dosyasının en azından karar örneğinin yargılama sırasında getirilmediğine, suçun sübutu açısından belirleyici delil olmasına karşın tanık N. Y.'nin dinlenmediğine, tanık N. Y.'nin dosyasının en azından karar örneğinin dosyaya getirilmediğine, tanık L. K.'nın da yargılama dosyasına ait en azından karar örneğinin istenmediğine, sanığın Devletin denetiminde olan, Devletin müfettişleri tarafından denetlenen, Devlete vergisini veren ve Devlet tarafından yasaklanmayan & kapatılmayan sonradan örgüte bağlı olduğu anlaşılan kurumlarda sadece ve sadece yüksek ücret karşılığı hem öğretmen hem de yazar olarak çalıştığına, sanığın kimsenin talimatı olmadan, ülke kanunlarına uygun kurulan ve faaliyet gösteren bir banka olması olgusuna güvenerek birikimlerini değerlendirmek üzere, yasal bir banka olması nedeniyle Bank Asyada hesap açtığına ve bankacılık işlemlerinden yararlandığına, sanığın Ocak 2014 de gayrimenkul satın aldığına, tahliye, beraat taleplerine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''...sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri ...'in çağrısından sonra Bank Asyaya para yatırarak terör örgütüne finansal destek sağlamaya çalışması, tanıkların beyanlarından sanığın örgüt kurumlarında çalışırken talimat üzerine Bank Asyaya para yatırdığının, dershanede çalıştığı dönemde dershanedeki öğrencileri örgüt evlerine yönlendirdiğinin yine bu öğrencilerin örgüte kazandırılması faaliyetlerinde bizzat görev aldığının anlaşılmış olması, 1996 yılından 2016 yılına kadar yurt dışında ve yurt içinde örgüte ait kurumlarda tayine tabi eleman olarak yaklaşık 20 yıl çalışmış olması hususları dikkate alındığında üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın tamamen inkara yönelik olan savunmasına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiştir. Sanığın örgüt içi tayine tabi olarak uzun süredir örgüt içinde yer alan bir kişi olması, örgüte adam kazandıran aktif bir örgüt üyesi olması, suçun işleniş şekli ve kastın yoğunluğu göz önüne alınarak başkaca örgüt üyesiyle aynı seviye ve şartlarda değerlendirilmesinin adalete ve hakkaniyete aykırı olacağı kanaatine varılarak ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sanığın duruşmalardaki saygılı tutum ve davranışları, verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri ve sabıkasız geçmişi lehine takdiri hafifletici sebep kabul edilerek cezasından TCK'nın 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanması gerektiği vicdani kanaatine varılmış ve yukarıdaki açıklamaların ışığı altında hüküm kurulmuştur.'' B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgüte ait yurt dışındaki ve yurt içindeki bir çok farklı ildeki okul ve kurumlarda uzun süre ile kesintisiz olarak örgüt içi tayine tabi olarak çalışan, öğrencilerin örgüte kazandırılması için yapılan faaliyetlerde bizzat görev alan, örgüt evine öğrenci yönlendiren ve örgüt başının talimatı üzerine örgütün finans kaynaklarından olan Bank ... isimli bankada hesap açıp hesap artışı yapan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/908 Esas, 2022/1157 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.