Başvuru 21/12/2000 tarihli ve 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun kapsamında verilen erteleme kararının, deneme süresinde işlenen suçun ertelemeye esas suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç olmamasına rağmen kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru 21/12/2000 tarihli ve 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun kapsamında verilen erteleme kararının, deneme süresinde işlenen suçun ertelemeye esas suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç olmamasına rağmen kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 11/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı 23/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 23/9/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 1/10/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında Konya Ağır Ceza Mahkemesinin 19/1/2001 tarihli ve E.1998/211, K.2001/17 sayılı kararı ile gasp suçundan verilen ceza, Yargıtay Ceza Dairesinin 7/6/2001 tarihli ve E.2007/9377, K.2001/297 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma sonrası Mahkemenin E.2001/297 sayısına kayden yapılan yargılamada başvurucunun firari olması nedeniyle dosyası tefrik edilmiş ve 4616 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak için teslim olması nedeniyle hakkındaki yargılamaya kaldığı yeden devam edilmiştir. Konya Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2001 tarihli ve E.2001/297, K.2001/353 sayılı kararı ile başvurucu, gasp suçundan 16 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş ve hükmedilen ceza miktarı, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 4616 sayılı Kanun'un hükümleri ve tutuklu kalınan süre gözetilerek tahliye edilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine anılan karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 30/4/2003 tarihli ve E.2002/19121, K.2003/2368 sayılı ilamı ile onanmak suretiye kesinleşmiş veinfaza verilmiştir. Başvurucu hakkında verilen hapis cezası ile ilgili olarak Konya Ağır Ceza Mahkemesi 23/6/2003 tarihli ve 2003/200 Değişik İş sayılı kararı ile başvurucunun 30/4/2003 tarihinde gıyapta şartla tahliyesine karar vermiştir. Deneme süresi içinde 26/10/2007 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan cezalandırılması talebiyle Afşin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21/3/2008 tarihli ve E.2008/89 sayılı iddianame ile aynı yer Sulh Ceza Mahkemesinde başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. Afşin Sulh Ceza Mahkemesi 22/7/2008 tarihli ve E.2008/89, K.2008/145 sayılı kararı ile başvurucuyu yirmi beş gün hapis cezasına mahkûm etmiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 28/5/2013 tarihli ve E.2012/21165 ve K.2013/14313 sayılı ilamı ile söz konusu kararı onanmıştır. Onama kararından sonra Afşin Sulh Ceza Mahkemesi 25/9/2013 tarihli ve E.2008/83 sayılı yazısı ile Konya Ağır Ceza Mahkemesinden başvurucu hakkında 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (12) numaralı fıkrası kapsamında gereğinin takdir ve ifasını istemiştir. Konya Ağır Ceza Mahkemesi 31/10/2013 tarihli ve 2013/817 Değişik İş sayılı kararı ile başvurucu hakkındaki şartla tahliye kararının kaldırılmasına ve başvurucunun 26/10/2007 tarih ile bihakkın tahliye tarihi olan 10/1/2019 tarihleri arasındaki sürenin 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (12) ve (13) numaralı fıkraları gereğince aynen çektirilmesine karar vermiştir. Anılan karara yapılan itiraz, Konya Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2013 tarihli ve 2013/1374 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. Karar, başvurucuya 14/1/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 11/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4616 sayılı Kanun'un maddesinin (4) numaralı bendi şöyledir:“(4) ( 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya verilen hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir; varsa tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verilir. Bu suçlarla ilgili dosya ve deliller, her bir suçun dava zamanaşımı süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Erteleme konusu suçun dava zamanaşımı süresi içinde bu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı da dava açılır veya daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir. Bu süre, erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, ertelemeden yararlanan hakkında kamu davası açılmaz; açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına karar verilir. Bu bentle ilgili olarak bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde dosyanın bulunduğu yargı merciine başvurmak suretiyle soruşturmaya veya davaya devam edilmesini istediklerini bildirenler hakkında soruşturma veya davaya devam olunur. Mahkûmiyet halinde verilen ceza, dava zamanaşımı süresince ertelenir. Bu süre içinde erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde ertelenen ceza da infaz edilir. Aynı süre, erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, mahkûmiyet vaki olmamış sayılır.” 5275 sayılı Kanun’un maddesi, 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun maddesi, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası.