(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/17254 E. , 2012/16767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/17254 E. , 2012/16767 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, Ordu yardımlaşma Kurumunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine faaliyet gösteren Ordu pazarları Magosa toplu Satış ve Depo müdürlüğünde 2008 sayımında sayım açığını kapatmak için usulsüz işlem yapıldığının tesbit edildiğini, usulsüz işlemler yapıldığınındavacı tarafındanda kabul edildiğini, davacının usulsüz olarak gerçekleştirilen işlemlerden sorumlu olması ve bundan sonra yapacağı her türlü işlemde ciddi ... sorunu yaşanacağı da dikkate alınarak iş sözleşmesinin 25/II-e maddesi kapsamında doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması sebebiyle tüm yasal haklarıda eksiksiz şekilde ödenmek suretiyle feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin sona erdirilmesi nedeninin, 2008 yılında depo ve ambarda açık verilmesi veya açığa sebep olunması olmayıp, 2008 yıl sonu sayımında ortaya çıkan açığın usulsüz şekilde kapatılmasına yönelik eylem olduğu, Magosa Depoda fiyat düzenlemelerini ve yeniden değerlendirmeleri otomatik olarak yapabilecek, aynı zamanda stok takibi özelliği olan gelişmiş muhasebe programı kullanılmadığı, bu işlemlerin manuel olarak yapıldığı, sayımda ortaya çıkan açığın, malların veya mal bedelidinin zimmete geçirilmesinden veya herhangi bir suretle mal edinilmesinden kaynaklanmadığı, davacının da dahil olduğu bütün personelin bu olay nedeniyle maddi menfaat temin etmediklerinin Denetim Müdürlüğü raporunda da belirtildiği, kurumun bu işlemler nedeniyle zararının olmadığı, sayım için tanınan kısa süre içinde muhasebe kayıtlarının düzeltilmesi ile açığın kapatılmayacağını anlayan görevlilerin başka bir çözüm bulamamaları nedeniyle ve işten çıkarılma korkusuyla bu yola gittikleri ve buldukları çözüm yolunu üstleriyle paylaşmadıkları, davacının bu olaydaki en önemli kusurunun, konuyu işverene yansıttıktan sonra onun önereceği bir çözümü uygulamak yerine kendilerince buldukları hatalı çözümü uygulamak olduğu, dava konusu eylem ile ceza arasında bir "ölçüsüzlük" söz konusu olduğu, davacı ve arkadaşlarının eylemi karşılığında "fesih" dışında bir ceza (uyarma, kınama, ücret kesintisi v.b.) uygulanması ve sonrasında stok takibi, yeniden değerlendirme, gelişmiş muhasebe programı konularında eğitilerek kazanılmaları mümkün iken, eylemin fesihle cezalandırılmasının,"ölçülük ilkesi" ile bağdaşmadığı ve ayrıca feshe son çare olarak başvurulmadığı nedenleriyle feshin geçerli nedenlere dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğinden, davacının 10.10.2005- 21.04.2010 tarihleri arasında pazarlama şefi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 21.04.2010 tarihli fesih bildirimi ile, Genel Müdürlük makamının 16.04.2010 tarih ve 62102-2010 sayılı onayları ile İş Kanunun 25/II-e maddesi uyarınca yasal hakları ödenerek feshedildiği, Genel Müdürlük Makamının kararında, KKTC' de bulunan toplu satış ve depo müdürlüğünde, 2008 yılsonu sayımında sayım açığını kapatmak için usulsüz işlem yapıldığına yönelik şikayet mektubu doğrultusunda kurum denetim müdürlüğünce yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde hazırlanan denetim raporunda, özetle, depo çalışanları tarafından 2008 yıl sonu sayım açığını usulsüz kapatmak amacıyla bazı KKTC firmalarından depoya mal getirildiği, bu malların sayım açığını gizlemek için 2008 yıl sonu sayımına sokularak sayım envanterine dahil edildiği, 2008 yıl sonunda getirilen mallara ait 2008 tarihli faturaların usulsüz olarak elle tarihlerinin değiştirildiği ve 2009 olarak düzeltildiği, gelen malların 2008 kayıtlarına alınmayarak 2009 yılına aitmiş gibi 2009 yılı kayıtlarına yapıldığı, depoya 2008 yılında usulsüz yollarla getirilen malların 2009 yılı kayıtlarına alınmasıyla 2009 yılın da da devam eden açığın 2009 yılı içinde yapılması gereken olumlu yeniden değerlendirmenin yapılmaması yoluyla ve de 2009 yılında depo ya tedarikçilerden gelen bedelsiz malların satış bedelli olarak zimmete alınması suretiyle kapatıldığı, tespit edilen usulsüz eylemlerin ilgili personelce kendi yazılı ifadelerinde kabul edildiği, söz konusu sayım açığının 2008 yılı kayıtlarında yanlış muhasebeleştirilen fiyat farkı faturaları ile eksik yeniden değerlendirme işlemlerinden kaynaklandığı,inceleme döneminde yapılan sayımda herhangibir açığın görülmediği, 3.340.00 TL fazlanın olduğu, kurum zararının ve kişisel menfaatin söz konusu olmadığı, söz konusu usulsüz işlemleri depo müdürünün izinli olduğu dönemde oluşan sayım açığından endişe eden ve paniğe kapılan davacı ve 2 arkadaşının planlayarak gerçekleştirdikleri ve diğer personeli etki altında bırakarak olayı gizledikleri, bu durumda usulsüz işlemlerle ilgili 1. derecede sorumlu görülen 3 şefin bundan sonra yapacakları her türlü işlemde ciddi ... sorunu olacağıda dikkate alınarak iş sözleşmelerinin yasal hakları ödenmek suretiyle feshedilmesinin uygun olacağı hususlarının belirtildiği, soruşturma raporundada bu durumların belirtildiği, davacının depo açığının kapatılmasına yönelik usulsüz işlemleri yaptığını zımni de olsa kabul ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının depo açığının kapatılması için amirlerine haber verererek alacağı talimata göre hareket etmesi ve oluşan açığın kapatılmasına yönelik işlemler yapması gerekirken, kendi ve arkadaşları ile bulduğu yöntemle yaptığı usulsüz işlemlerle açığı kapatmaya yönelik eylemlerinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e maddesince, doğruluk ve bağlılığa uymayan hareketler kapsamında olduğu, davacının bundan sonraki döneme ilişkin işverenin güvenini sarstığı, çalışmaları sırasında bundan sonrada kurallara uymayan davranışlarda bulunabileceği izlenimi oluşturduğu, işverenden bu aşamada davacı ile iş ilişkisini sürdürmesinin beklenemeyeceği ortadadır. Davacının bu olumsuz davranışı, işveren kıdem ve ihbar tazminatlarını ödediği için iş akdinin haklı nedenle feshedilmesi şartlarını oluşturmasa da geçerli nedenle fesih şartlarını oluşturduğu anlaşılmış olup, davanın reddi yerine yanlış yorum ile kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. Maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.