13. Hukuk Dairesi 2015/28945 E. , 2015/30485 K. "" MAHKEMESİ. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 20.10.2014 tarih, 2014/426 esas 2014/567 karar sayılı mahkeme kararının davacı tarafından temyizi …
**13. Hukuk Dairesi 2015/28945 E. , 2015/30485 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 20.10.2014 tarih, 2014/426 esas 2014/567 karar sayılı mahkeme kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 2015/908 esas ve 2015/17634 karar sayılı 2.6.2015 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olup, yerel mahkemece 3.8.2015 tarihli yazı ile “Yargıtay ilamındaki bozma gerekçesi ile mahkeme kararının içeriğinin birbiri ile örtüşmediği” belirtilerek, gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. Dosyanın temyiz incelenmesi sırasında tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor kağıdı ile müzakere notlarının ve Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yazılan kararın incelenmesinde; Dairemize ait 2.6.2015 tarih, 2015/908 esas ve 2015/17634 karar sayılı bozma ilamının, “Davacı şirket, 2004 yılı destekleme programlarından yararlanmak için davalı ile 9.11.2004 tarihinde pazarlama destek protokolü imzaladıklarını, davalıya 22.11.2004 tarihinde 12.240,00 TL ödediklerini, ancak davalının sözleşme gereğince ödemesi gereken miktarı ödemediğini, başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın öncelikle yetkisizlik, olmadığı takdirde ise esastan reddini savunmuştur. Mahkemece, “davada yetkili mahkemenin, davalının ikametgahı olan Ankara mahkemeleri olduğu” belirtilerek, mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili nöbetçi Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı Kanun’un 10. maddesi gereğince, sözleşmenin ifa edileceği yer icra müdürlüğü veya mahkemesinde de icra takibi veya dava açılabilir. Burada özel yetkiye ilişkin bir düzenleme söz konusu olup, davacı davasını genel yetkili mahkemede açabileceği gibi, özel yetkili mahkemede de açabilir. Tarafların sözleşmenin ifa edileceği yer hakkında açık veya zımni isteklerinin anlaşılamadığı hallerde, sözleşmenin ifa edileceği yer, Borçlar Kanununun 73. maddesine göre belirlenir. Bu maddeye göre sözleşmeden doğan para borcu, aksi kararlaştırılmamışsa, alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Bu nedenle de alacaklı, bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında da takip veya dava açabilir.