11. Ceza Dairesi 2008/18248 E. , 2011/20903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Toplu kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanıklara yüklenen “kaçakçılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 say
**11. Ceza Dairesi 2008/18248 E. , 2011/20903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Toplu kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanıklara yüklenen “kaçakçılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son usuli işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 21.12.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince: Sanık ...'nin ... Oto. San. Ve Tic. A.Ş. Nin yönetim kurulu başkanı, diğer sanıklarında gümrük müşaviri oldukları,olay tarihinde "far gövdesi" ithal etmek için serbest dolaşıma giriş beyannameleri verdikleri,yapılan araştırmada 19.03.2003 ile 19.04.2004 tarihli beyannamelerin ekinde bulunan 05.03.2003 ve 04.04.2004 günlü faturaların sahte olup eksik vergi ödemek amacıyla anılan fatura ve beyannameleri düzenleyerek ithali gerçekleştirdiklerinin iddia olunması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; suça konu gümrük giriş beyannameleriyle ithalatı yapılan eşyaların gerçek kıymetlerini yansıtıp yansıtmadığının ve buna göre ekindeki faturaların sahte olup olmadıklarının tespiti amacıyla, ithal edilen mallara ilişkin satıcı firmada kalan fatura nüshalarının, tarih, sayı, miktar ve meblağ olarak gümrük giriş beyannameleri ekindeki faturalarla uyumlu olup olmadıklarının, bu ithalatların satıcı firmanın ülkesindeki Gümrük ve Vergi İdarelerine beyan edilip edilmediklerinin, edilmişler ise ne şekilde ve ne miktarda beyan edildiklerinin ihracatı gerçekleştiren firma ile İran Gümrük İdaresi ve ilgili Türk Büyükelçiliğinde sorularak araştırılması, buna göre gerçekte ithal edilen mallarla Gümrük İdaresine beyan edilen mallar arasında sayı ve kıymet yönünden fark olup olmadığı, eksik beyan ve vergi kaybının bulunup bulunmadığı veya anılan faturaların sanıklar tarafından tamamen sahte olarak üretilip üretilmediğinin tespit edilmesi, sonucuna göre toplanan tüm deliller ve soruşturma raporundaki somut olgular birlikte değerlendirilip gerektiğinde bilirkişi raporuda alınarak sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden sadece navlun faturalarının incelendiği bilirkişi raporuyla yetinilip eksik soruşturmayla yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.