7. Ceza Dairesi 2008/10699 E. , 2010/11481 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına ve müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Atılı eylem 01.01.2009 tarihinde 5252 sayılı kanunun geçici 1.maddesi ile TCK.nun 5 ve…
**7. Ceza Dairesi 2008/10699 E. , 2010/11481 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına ve müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Atılı eylem 01.01.2009 tarihinde 5252 sayılı kanunun geçici 1.maddesi ile TCK.nun 5 ve 2.maddeleri uyarınca suç olmaktan çıkarılmış ve bu nedenle el konulan eşya da suç konusu olmaktan çıkmıştır. Inceleme tarihi itibariyle söz konusu eşyanın bulundurulmasını bizatihi suç sayan herhangi bir yasa hükmü de bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin hüküm yerinde ise de, müsaderesine karar verilen dava konusu eşyanın iadesine karar verilmesinin gerekmesi, Bozmayı icabettirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8.maddesi gereğince yürürlükte buluunan 1412 sayılı CMUK.nın 322.maddesi uyarınca suç oluşturmayan fiilden dolayı el konulan dava konusu eşyanın iadesine karar verilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.07.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Ceza Hukukunun amacının; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamunun sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemek olduğu, hiçbir ceza yasasının, bu hedefe aykırı olarak düzenlendiğinin kabul edilemeyeceği ve yorumlanamayacağı açıktır. Bu amacın gerçekleştirilmesi için kullanılan araçlar, ceza ve güvenlik tedbirleri olup, 5237 sayılı TCK. Müsadereyi güvenlik tedbirleri bölümünde düzenlemiştir. Güvenlik tedbirinin, meydana gelen hukuka aykırılık nedeniyle kişinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, kişi hakkında ya da hukuka aykırılığın konusu veya bunun için hazırlanmış eşya hakkında uygulanabileceği, Güvenlik tedbiri ile fiil veya failden meydana gelebilecek muhtemel tehlikeleri önlemek, kişiyi yeniden topluma kazandırmak ve özellikle yeni bir suç işlenmesine karşı toplumu korumanın amaçlandığı, geleceğin hedeflendiği, Bir Güvenlik tedbiri olan müsadere ile eşyanın kişinin elinde bulunmasının yaratacağı tehlikeliliği bertaraf etmek, onda yaratacağı suç işleme potansiyelini yok etmek, yeni hukuka aykırılıkların önüne geçmek olduğu kabul edilmiştir. Ceza Hukuku araçlarından olan cezanın uygulanabilmesi için mutlak surette kanun ile tanımlanan bir suçun işlenmesi gerektiği halde, güvenlik tedbiri için bir hukuka aykırılığın yeterli olduğu, TCK.nun 54.maddesinde “suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan, eşya kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir” hükmüyle açıklığa kavuşturulduğu,