8. Hukuk Dairesi 2017/977 E. , 2017/1941 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, davacı ...'in davalılardan...n babaları olmadığının tespiti ile soybağının reddine karar verilmesi istenmiştir. Bir kısım davalılar…
**8. Hukuk Dairesi 2017/977 E. , 2017/1941 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, davacı ...'in davalılardan...n babaları olmadığının tespiti ile soybağının reddine karar verilmesi istenmiştir. Bir kısım davalılar vekili, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vd. vekili ile davalı ... ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Mahkemece verilen kısa kararda; “Davacının açmış olduğu soybağı davasının KABÜLÜ ile.... 37 hane no 46 ...... T.C kimlik numaralı ....,..... Merkez İlçesi Cami Kebir Mahallesi cilt no 1 hane no...... T.C kimlik numaralı .... ili ....ilçesi ...öyü Cilt no 11 hane no ....T.C kimlik numaralı ...'nun .....Köyü cilt no 11 hane no ....0 T.C kimlik numaralı ...'nun babasının Tekirdağ ili Malkara ilçesi .... Köyü cilt no 11 hane no ....T.C kimlik numaralı ...'nun olmadığının tespitine, bir örneğinin Nüfus Müdürlüğü'ne gönderilmesine, ” denildiği halde, gerekçeli kararda; “Davacının açmış olduğu soybağı davasının KABÜLÜ ile ....7 hane no .... TC kimlik numaralı ....T.C kimlik numaralı ...'nun babasını.....yü Cilt no 11 hane no.....kimlik numaralı ...'nun olmadığının tespitine, bir örneğinin Nüfus Müdürlüğü'ne gönderilmesine, ” şeklinde hüküm kurulmuştur. Görüldüğü gibi kısa kararda ... hakkında hüküm kurulmuş iken gerekçeli kararda bu kişi yönünden hüküm kurulmadığı gibi ...'nun kimlik bilgileri de kısa karardan farklı ve hatalı yazılarak her iki hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur. T.C. Anayasası'nın 141. maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Buna göre, yargılama açık olarak yapılacak ve HMK'nun 297/2. maddesi hükmü gereğince de yargılama sonunda verilen kararda taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça gösterilecektir. Aynı Kanun'un 298/2. maddesi hükmü ise sonradan yazılacak gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağını amirdir. Bu nedenle Mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiş olup, Mahkemece yapılacak iş; önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişki giderilmek suretiyle yeni bir karar vermekten ibarettir.